Kafka babasıyla olan ilişkisini, ona karşı olan duygularının altyapısıyla kaleme almış bu kısa kitapta baba figürünün insan kendisi için ne kadar önemli olduğunu hatta ne kadar etkili olduğunu görebiliyoruz. Kafka da babasının üzerinde yaratmış olduğu etkinin onun hayatına, karakterine tümüyle ona karşı yapmış olduğu her şeyi yer yer dramatize ederek yer yerde öfkeli şekilde bütünüyle aktarmaya çalışmış. ne kadar başarılı olmuş bunu ancak o bilir.
Türkiye'de baba figürü ile problemli olmak çok olağandır. Bunun sebepleri içinde ekonomik, siyasi gibi sebepler olabilir ama çoğu zaman gözlemlediğim kadarıyla babanın zihninde ki çocuk imgesiyle çocuğun kendi kişiliği örtüşmediğinden hatta bazı zamanlar sadece babanın bu sanrısı yüzünden sık sürtüşmeler ya da kavgalar olabiliyor. Bu konuyu daha detaylandırmayacağım çünkü bu derin ve iç içe geçmiş bir durumdur. asıl ilgilenmek istediğim konu dünyaya karşı bizi kollayıp koruması gerektiğini düşündüğümüz ebeveynlerin bu görevi yerine tam getiremediklerinde üzerimizde yaratmış oldukları izleri görüp düzeltebilir miyiz? ya da sorun olarak gördüklerimiz gerçekten sorunlar mı? eğer düzeltmesek gerçekten kendi hayatımızı yaşıyoruz diyebilir miyiz? kendi hayatımızın sorumluğunu nereye kadar ikinci kişilerin üstüne atabiliriz ki. Hayat kendi hayat sorumluluklarını kabullenip üstüne alınca başlar ve bu sorumlulukları yerine getirdikçe şekillenir. Her şeyin farkındaysak düzeltebilir miyiz?