Kitabın konusu Kürt aydınlarından Vanlı Memduh Selim Bey'in hayatı, yazarı ise önemli Kürt yazarlardan Mehmed Uzun . Mehmed Uzun'un Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık kitabını daha önce yarıda bırakmıştım. Kitabın içerisindeki müstehcen sahnelerin çokluğu rahatsız ediciydi. Bu kitabında da az da olsa bu tür betimlemelere yer vermişti. Kendisi böyle uygun görmüş, okuyup okumamak da bizlere kalmış sonuçta. Ancak şunu belirtmek isterim ki malûm betimlemeler zaten günlük hayatımızda internet ve televizyon aracılığıyla biz ne kadar uzak durmaya çalışsak da zaman zaman karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla böylesine güzel yazılmış, kişinin ufkunu açabilecek ve kültür seviyesini olumlu yönde etkileyebilecek kitapların bu tür betimlemelere rağmen okunması taraftarıyım artık. Lakin yazarın İslâmi çizgiye olan uzaklığı malesef ki bir takım itikadi sorunları da kitapta gözler önüne sermiş. Örneğin; Ağrı Dağı isyancılarından bir gencin, dönemin ordusuyla girdiği bir çatışmada ölmesi olayını yazar şu cümlelerle aktarıyor, "Bir süre sonra, çıkardığı sesler hırıltıya dönüşüyor. Sonra sesi kesiliyor. Dudaklarının titremesi artıyor. Bedeni birkaç kez ardı ardına sarsılıyor ve hareketsiz kalıyor. Ömrünün baharında bu kargaşa ve savaş dünyasına elveda diyor. Azrail bir kez daha, kahpece, haksız yere galip geliyor." Azrail Aleyhisselam hakkında kullanılan bu ifade takdir edersiniz ki elfazı küfürdür. Zaten biz Kürtlerin şuanki en büyük problemlerinden biri de sanatçı ve siyasetçilerimizin İslâmi hassasiyet üzere yaşamamalarıdır. Ben şahsım adına huz ma safa, da ma keder yani keyif vereni al, keder vereni bırak kaidesiyle Mehmed Uzun'un kitaplarını okumaya devam edeceğim ancak kitaplarında gördüğüm uygunsuz metinleri de paylaşarak.
İstifadeniz bol olsun inşaallah.