Bu kitaptan hakettiği ciddiyetle bahsetmek gerekir.
Ateşten Gömlek savaş devam ederken yazılmış olup, Kurtuluş Savaşı hakkında yazılan ilk romandır. Bildiğim kadarıyla Halide Edib Adıvar cepheden izinle ayrılarak bu kitabı yazar. Romanın ismi aslında Yakup Kadri Karaosmanoğlu ‘na aittir. Halide Edip Adıvar bir açık mektupla özür dileyerek ismi kendi romanı için kullanılmıştır. İyi ki de kullanmış.
Roman bize daha karakterleri bile doğru düzgün tanıtmadan olacakları anlatarak başlıyor. Yine iyiki de öyle başlıyor.
Zaten Kurtuluş Savaşı döneminde geçtiğini söyledim, romanın genel havasını anlamışsınızdır. Okurken tamamen perişan oldum mu? Hayır. Fakat etkilendim. İki gün boyunca etkisinden çıkamadım. Belki de yas bile tuttum.
Ana karakterlerden sevmediğim biri olmadı. Zaten sevmemek mümkün değil. İhsan, Ayşe, Cemal, Kezban, Ahmet Rıfkı ve Peyami. Hepsinin yeri çok ayrı, hepsi de o ateşten gömleği giymiş.
Ah o gömlek yok mu o gömlek. Hepimize tanıdık, çoğumuz sıcaklığını yüreğinde hissetmiş.
“Niçin ruhumun bu ateş gömleği sırtımdan canıma geçiyor? Gözümden, dilimden kızıl, yakıcı yenlerini gösteriyor.”
Kitabı yazarken Halide Edip Adıvar karakterlerine bu gömleği özenle giydiriyor. Bize de okurken.
Kitap savaşı anlattığı kadar aşkı da anlatıyor. Benim anladığım kadarıyla ateşten gömlek aşkı, onun vasıtasıyla da vatan aşkını simgeliyor.
Son olarak Peyami’den de bahsetmeliyim. Kendisi benim gözümde hiç olmadığı kadar gerçek bir karakter. Baştaki umursamaz halinden, bir el sıkışması ile, sondaki için için yanan haline kadar yaşadığı tüm çatışmalara, dönüşüme, o kimse göremiyor sansa da biz tanık oluyoruz. Belki de bundan dolayıdır şimdiye kadar bana en çok dokunan karakterlerden biri oldu.
Hani roman olacakları en baştan söylüyor demiştim ya. Merak etmeyin yine de sonunda hiç beklenmedik bir dönüş yapabiliyor diye eklemek istiyorum ve o ateşten gömleği giyen kardeşlerimize sonsuz teşekkür ve dua ile sözümü bitiriyorum.
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,2bin okunma