İnsan hayatı boyunca bazen umutsuz, mutsuz hisseder, karanlık dönemlerden geçer, bazen de öyle biri gelir ki ışıkları ile seni aydınlatır, rengarenk ışıklarla kaplı bir yaşam sunar sana.
Peki o ışıklar sürekli yanar mı?
İnsanız, yaşadığımız süre boyunca farklı farklı şeylerle karşı karşıya kalıyoruz. Bazen gitti, bir daha gelmez dediklerimiz geliyor, bazen de o gitmez dediklerimiz gidiyor.
Bu kitap bu duyguyu sonuna kadar hissettirdi bana. En umutsuz olduğu, karanlıkta kaldığı dönemlerde bile her zaman bir ışık olacağını...
"Gölgelerimiz en güzel manzaralardır bizim için, çünkü bir gölgen varsa sana vuran da bir ışık var demektir bu.”
İşte ne kadar da umut dolu bir cümle...
Aslında serinin ikinci kitabı bu. Birinci kitap 3391 Kilometre idi.
Her ikisini de okurken çok keyif aldım.
Akıcı dili, sürükleyici ve merak uyandıran kurgusu ile tıpkı bir polisiye tadında.
'Acaba şimdi ne olacak' ya da 'yok artık bu kadarı da olmaz herhalde' lerle bir çırpıda bitirdiğim bir kitaptı. Okurken çok keyif aldım, bitirmek, sonunu görmek için sabırsızlandım ama bittiği için de bir o kadar üzüldüğüm bir kitap oldu. Fazla spoi vermek istemiyorum ama şiddetle tavsiyemdir. Eminim okuduğunuz birçok satırda kendinizi bulacaksınız.
Kitapla kalın efendim. Şimdiden keyifli okumalar :))