·366 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Nisan 2025 21:13 Yedi kitaplık “Ölüm Kapısı” serisinin sonuna geldim bu kitapla. Şimdi ne oldu bu serinin sonunda, kim kazandı tam anlamadım. Patrynler ile Sartanlar arasında tam barış sağlanmadı. Ejder-yılanların tamamı yok edilemedi. Hepsi Labirent’te pamuk ipliğine bağlı olarak yaşıyorlar artık.
Sanırım yazarlarımız Margaret WEIS ile Tracy HICKMAN fantastik bir evrende de olsa iyinin asla tam olarak kazanamayacağı, dünya devam ettikçe iyi ile kötü arasındaki mücadelenin hep devam edeceği mesajını vermek istemişler. Patrynler ile Sartanlar arasındaki huzursuz barış da gerçek hayatta iyi geçinmeleri yani barış içinde yaşamaları belli şartlara bağlı olan ulus ya da devletlere benzetilebilir.
Seride verilen en önemli mesajlardan biri de insanların hırslarına yenik düşmemeleri gerektiği. Samah önderliğindeki Sartanların da Patrynlerin lordu Xar’ın da başlarına ne geldiyse hırslarından, açgözlülüklerinden, doyumsuzluklarından kaynaklandı.
Önceki kitapta Labirent’te geçen bölümleri az bulmuştum. Son kitabın da bir kısmı Labirent’te geçiyor. Bir nebze olsun önceki kitaptaki Labirent bölümlerine doyamayışım burada giderildi yani.
Şimdi son kitabı bir kenara bırakıp seriyi genel olarak değerlendirmek istiyorum :
- Başında kendine ait bir haritası olan kitapları çok severim. Olayları o haritalar üzerinden takip etmek çok hoşuma gider. Bu seride de her dünyanın kendine ait bir haritası var. Bu dünyalar birbirine Ölüm Kapısı aracılığıyla bağlı ve hepsi birbirine muhtaç.
- Yaratılan alemlerin kendilerine ait deyimleri bile mevcut. Mesela kızartma tavasından kurtulup ateşe düşmek, ejder kanadında yürümek…Aynı deyimler gibi bu alemlerin para birimleri, yön sistemleri vs. bulunmakta.
- Oluşturulan dört alem de çok başarılı ve güçlü hayal güçlerinin eseri olduğu çok bariz.
- Fantastik kitaplarda daha çok vahşet unsurunun ön planda olmasını, kimin ne zaman öleceğinin bilinmemesini isterim. Yani karanlık bir ortam olmasını beklerim. Bu seride bu biraz düşük seviye kalmış.
- Seride en sevdiğim kitap 5. kitap “Kaosun Eli” oldu. Oradaki Kenkariler, Kir keşişleri, El Kardeşliği, Görünmeyenler gibi oluşumlar üzerinde düşünülerek yazılmış başarılı yapılardı. Hepsi hakkında ayrı ayrı romanlar yazılabilir.
- Yedi kitap boyunca en sevdiğim karakter ise Usta Hugh oldu. Bu serinin bir filmi yapılsa bu karakteri kesinlikle Game of Thrones dizisindeki Tazı lakaplı Sandor Clegane’i canlandıran Rory McCANN oynamalı. Kitapta göründüğü her sahnede gözümün önüne o geldi.
Yaklaşık üç ay boyunca beraber maceradan maceraya koştuğumuz Haplo ve Alfred’e bir teşekkürü borç bilirim. Kendinize Labirent’te çok iyi bakın.