·454 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Nisan 2025 17:30 Konu 4/5
Karakterler 3/5
Romantiklik 2/5
Akıcılık 2/5
*Spoilersız Yorum*
Prenses ve koruma temasını severim ve bu okuduğum ilk kitaptı.
İlişkileri yavaş gelişti slowburn seviyorsanız beğenirsiniz.
Uzun bir kitaptı ama okuyunca tam tadında olduğunu anlıyorsunuz tabii ilk kısımlardan biraz kesilebilirdi yine de.
Beğenmediğim şeyler :
1- Rhys Larsen’in karakteri biraz sığ geldi ve daha okurken babası’nın ne tür biri olduğunu tahmin etmiştim. (köyden geldim tahta oturdum teması)
2-Bridget’in ailesindeki ve çevresindeki kişileri çok oluşturmamış yani abisinin bile bir derinliği yok veya ben hissedemedim.
3-Cinsel sahnelerdeki “kadını aşağılama kısmı” abi bu nedir. “Bana doğru sürün” NE DEMEK???!!!!paşam çay kahve de alır mısın???!!!!
4-Andreas’ın ilk başta kötü görünüp sonra aslında iyi olması (şüpheli) yani SPOILER ~ben aslında bridget biraz daha asılsın kraliçeliğe diye yaptım da bilmem ne de~ aynen knk
Andreas kötüyde kötü iyiyse iyi olmalıydı. Karakteri ortada kalmış beğenmedim.
Beğendiğim şeyler : SPOILER
1-Rhys lordun oğlu olduğu için değil Bridget yasayı değiştirdiği için prens oldu BUNUN İÇİN YAZARI ÇOK TEBRİK EDİYORUM. Diğer kitaplardaki gibi ayyyy o aslında kralın kızıymışşş da bilmem ne de pat diye tahta oturtmadı Rhys’ı HELAL OLSUN ANA HUANG
2- EVLENMELERİİİİİİ YAAA YERİM BUNLARII
Saçma sapan sevgililik yazıp öyle bırakmamasını beğendim en azından evlendiler de benim de 430 sayfa okumama değdi.
3-CHRISTIAN……. bu adam hikayenin tadı tuzuydu Rhysla olan kısımlarını okumaktan çok keyif aldım.
Genel olarak bunları söyleyebilirim ve ben tüm seriyi okuma kararı aldım çünkü başı ortası yok hemen son kitaba atlamak istemedim.
Siz bu kitap hakkında ne düşünüyorsunuz sevmiş miydiniz?
Okuduğunuz için teşekkürler başka bir inceleme de görüşmek üzere ;))