Gönderi

Puan vermedi·95 syf.··
2025 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2025 22:49
Merhaba sevgili okur, Yine nasıl anlatacağımı bilmediğim bir kitapla geldim. Kör Baykuş’u İletişim Yayınevi(Ali Fuat Bilkan) ve YKY(Behçet Necatigil) çevirilerini karşılaştırarak okudum. Her ikisinin de kendine göre beğendiğim ya da beğenmediğim tarafları vardı. Bu kitabı çevirmenin ne kadar zor olduğunu göz önünde bulundurarak iyi iş çıkardıklarını söyleyebilirim. YKY’nin çevirisini daha çok beğendim İletişim’in de son sözünü çok beğendim. Sadık Hidayet, Tahran’da doğup çalışmalarına Avrupa’da başlayan, İran’da modern hikayeciliğin öncüsü olan, dünyaca ünlü yazarlara benzetilen, entelektüel, hassas ve bunalımlı bir yazar olarak tanımlanıyor. Ruhundaki karmaşa bu kitapta çok belirgin. Kitaba başladığınız anda eser hakkında konuşmakta zorlanan insanları anlıyorsunuz. Öncelikle ben de kafkaesk benzetmesinden hoşlanmamıştım. Her şeyi Batı Edebiyatı ile kıyaslamak pek doğru gelmiyordu; çünkü Doğu Edebiyatı’nın Batı’dan geri kalmayacak başarıda olduğunu ve hatta Doğu Edebiyatı’nın kendine has özel bir yanı olduğunu düşünmüşümdür. Gel gelelim okuduktan sonra ben de artık kafkaesk yorumlarına katılıyorum, bilinen ve kavranan gerçeklikten çok uzak, uykuyla uyanıklık, hayalle gerçek arasında gidip gelen bir anlatı. Zaman ve mekanın dışında geçen olaylar gerçekle hayal arasında okuru sürüyor. Adeta kendi bedeninden ayrılmış bir parçanın anlatısı gibi. Kabus gibi puslu, kasvetli, rahatsız edici. Yazarın kendi gölgesine yazdığı bir kitap. Ömer Hayyam etkisi de açıkça görünüyordu. Yazarın entelektüel birikimi hissediliyordu. Gel gelelim bu kitabın doğrusal bir zamanı olmaması ve gerçekliği eğip büken anlatım tarzı sebebiyle konu bütünlüğünü yakalamak pek mümkün değil. Sanırım uzun süre sembollerin anlamları aklımı kurcalamaya devam edecek. Çiçek, geometrik şekilli evler, kadın ve gözleri, ihtiyar, gölge… Kitaba dair en güzel tabirlerden birisi de şuydu: “Unutmanın uykusu”. Ve bu şekilde çok fazla edebi lezzette tabir vardı. Bir de Butimar beni çok düşündürdü. Deniz kıyısına durup denizin bir gün kuruyacağını düşünüp bu yüzden hiç su içmeyen bir kuş butimar. Yaşamaktan korkan insan tavrına ne kadar da benziyor. Son olarak aklımda hiç yokken İran’ı görme isteği oluştu. Özellikle, yazarın “Dünyanın gelini” diye tanımladığı Rey şehrini. Sadece ilgilisine tavsiye edilecek kitaplardan. Boğucu, yorucu, beyin yakıcı bir kitap istiyorsanız buyurunuz efenim.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.