Puan vermedi·136 syf.··
2025 27. kitabı
‘Ol’ Dedi Oldum 'OL' DEDİ OLDUM [Mehmet Salim Öztoksoy, Hayy Kitap, 136 Sayfa ] Kitap Hakkında:Mehmet Salim Öztoksoy Almanya ve Türkiye'de şirketleri bulunan iş hayatının zirvesinde islam ile şereflenen bir kişilik. İslamı nufüs cüzdanından sildirecek kadar bir düşmanlıktan 37 yaşında gelen bir hidayet hikayesi. ... Kitaptan seçkiler Dedi ki... dedi, sen namaz kılıyormuşsun”. “Evet”, dedim, “Allah kabul ederse... kılıyorum”. Bu defa gözleri daha bir hayretle açılarak, “Salim, sen ne dediğinin farkında mısın? Yani sen şu okulları bitir, bilmem nerelere başkan ol, başarılı bir iş adamı olarak dünyayı dolaş sonra da bizim cahil köylüler gibi namaz kıl... Hayır inanmiyorum, lütfen bana açıkla, nasıl olabilir böyle bir şey”, dedi. Ben de, “Bak arkadaşım, aslında her şey kendime 'biz bu dünyaya niçin geldik' sorusunu sormamla başladı. Cevabını bulamayınca, o her şeye bir cevabı olan çevremdeki doktor, mühendis, iş adamı olan arkadaşlara sordum. Kimisi, yiyip içip sefa sürmeye; kimisi, çocuk yapmaya; kimisi de, abi böyle gelmiş böyle gidiyor çok para kazanıp üsttekilerden olmaya, gibi saçma sapan cevaplar verdiler. Bunlarla tatmin olmayıp daha da derinine düşünürken Allah, bana birinin vesilesiyle bir meal göndertti, ben de okumaya başladım. Ve gördüm ki..." dememle birlikte arkadaşım ayağa kalkıp eliyle bana dur işareti yaparak sözümü kesti. "Tamam, Salim bana başka şey anlatma yoksa aklım karışır da, Allah korusun, ben de senin gibi olurum”, dedi." s.26 "Benim için artık düşünme zamanıydı. Biz dünyaya nereden geldik, ne için geldik, madem ölümlüyüz hayatı nede bu kadar ciddiye alıyoruz. Ve madem ölümlüyüz otlarda veya hayvanlardan farkımız ne? Eğer ottan hayvandan üstünsek, ki öyleyiz o halde bizler nasıl onların ölüp gitti gibi ölüp yok oluruz... ve buna benzer onlarca soru." s.130 "be kardeşim biz ot muyuz ki öldün bitti olsun veya biz kuluçka makinesi miyiz ki çocuk doğurmak için gelmiş olalım dünyaya, dediğimde de o koca koca adamlar ilkokul üçüncü sınıf çocuğunun idrak seviyesinde bile olmayan cevaplar veriyordu. Sanki bir monopoly oyununu çok ciddiye almış çocuk edasında yaşıyorlardı hayatlarını. Burada bir yanlışlık vardı bu böyle olmamalıydı. Hayat dediğimiz şey bu kadar saçma olamazdı. Mükemmel yaratılmış olan insanın tavuktan, keçiden, ottan farkı olmalıydı. Bir de içimdeki bu “ölümsüz olma” hissi... başka bir açıklaması olmalıydı bunun." s.131 "Bir akşam evde yemekten sonra, bana kızgın bir şekilde bakarak “Sana bendeki en büyük çelişkiyi söyleyeyim mi?” dedi. Ve devam etti, “Biricik oğlum yedi yaşında ve ben onun gelecekte nasıl olmasını isterim diye kendime sorduğumda...” burada kızgınlıkla derin bir nefes alıp... “kahretsin, benim gibi olsun diyemiyorum da Salim amcası gibi olsun diyorum, buna inanabiliyor musun?” dedi. Gözleri dolu dolu sohbeti devam ettirdik..."s.35 Mü'min sadece Allah'tan korkar ve sadece O'na sığınır . Göremediğin varlıkların tasması bile O'nun elindedir. e Mü'minin silahı; samimiyetle, yürekten çekilmiş bir euzubesmeledir"s.66 "Bunu bizden biri anlatsa, kendi reklâmını yapıyor ,derdim ama bunu savaşta karşımızda olan Yunan anlatıyor. Sonra Kıbrıs'ta savaşmış başka bir Yunan'la konuştum. O bizzat tankı bırakıp kaçtığını söyledi. Abartma dediğimde, “Ne abartması Salim, sizinkiler normal değil, manyak. Adama kurşun sıkıyorsun, isabet alıyor ve yere düşeceğine daha da hırsli bir şekilde üzerine geliyor, yok arkadaş Türklerin karşısına çıkılmaz" s.54 “Duyduğuma göre sen çok kitap okuyormuşsun, evin kitapla doluymuş sana doksan sayfalık bir kitap versem okur musun?” dediğimde, yüzünü buruşturarak verdiği cevap, “Dinî bir kitapsa istemem”, oldu. Ben de, “Dinî denmez de, bir Müslüman yazarın kitabı” dedim. “İstemem”, dedi. “Niye, neden korkuyorsun, senin 2 saatte okuyup bitireceğin bir kitabın hayatını değiştirmesinden mi?”, dedim. Bir kahkaha atarak, “Yok artık” dedi. Ben de kendisine Mehmed Alagaş'ın TAŞ’ını uzatıp, “Al al” dedim, “korkma isırmaz, götür eve istersen okuma".s. 31 "İnsanların namaza başlamasına vesile olamayacak kadar nobran olan bu hoca bozuntuları yeni başlayanlara Efendimiz s.a.s.'in “zorlaştırmayın, kolaylaştırın” tavsiyesinin hangi bölümünü anlayamamışlardı acaba... Takvadan fetva vermeye kalkanlar önce kendilerini bir inceleseler zaten sonra kimseye akıl verecek durumda olmadıklarını göreceklerdir."s.59 "Zaten çevremde fahri aile danışmanı olarak bilindiğim üzre ona da yardımcı olmaya çalıştım. Tabii bu defa Kur’an’ı baz alarak. Bu sohbetler sırasında bir konuyla ilgili bir ayeti içerik olarak örnek verdiğimde, çok hoşuna gitti ve “Bir dakika bu sözü yazmam lâzım.” dedi. Tane tane söyleyip yazdırdım, sonra bana dönüp, “Kim söylemiş bu sözü?” dedi. “Allah”, dedim... Hem biraz kızgın hem de şaşırmış olarak “Ben ciddi bir soru sordum, lütfen konuyu dinine bağlama” dedi. “İyi de sevgili kardeşim, bu bir ayettir, yani Allah kelâmi, ne yapayım sen ateistsin diye yalan uydurup senin hoşuna gidecek Amerikalı veya Alman bir filozof ismi mi uydurayım?”, dedim " s.30
‘Ol’ Dedi OldumMehmet Salim Öztoksoy · Hayy Kitap · 2020172 okunma
·
165 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.