Gönderi

Diğer Adıyla Öğretmen
Puan vermedi·329 syf.··
2025 19. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2025 23:48
Jane Eyre gibi bir başyapıtın tohumlarının atıldığı izlenimini veren bu ilk yapıtta yazar, kadın-erkek ilişkileri konusundaki felsefesini dürüstlükle açıklarken, kadınların iş ve eğitim hayatında önemli bir yere sahip olması gerektiğini de belirtiyor. Roman boyunca ustalıkla serpiştirilen bu incelikli fikirler, Bronte gibi kadın yazarların (Jane Austen, Emily Bronte vb.) ortaklaşa kaleme almışçasına hissi veren bir okuma deneyimi sunuyor. Tabii bu deneyimin oluşmasında asıl kilit nokta, karakterleri tanıyıp anlamakta yatıyor. William Crimsworth’un erdeme ve kendi ahlaki pusulasına olan bağlılığını roman boyunca hissetmek, hikâyeye derin bir güven veriyor. O, çıkar ilişkilerine, yapaylığa teslim olmayan bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Bu süreçte kimi gerçeklerle acımasızca yüzleşmesini sağlayan; maddi sorunlarında elini değdirmeden yardımcı olmaya çalışan, roman boyunca ayrı bir keyifli deneyim yaşatan Hundsen ile tanışıyor. Başta hafif feminen tavırları ve flörtöz havası yüzünden kafa karıştıran Hundsen, oldukça dominant, karşısındaki insanı ezip geçmekten çekinmeyen bir özgüvene sahip olarak resmediliyor ki onu, kanaatimce romanın en çekici karakteriydi, çekici kılan şey tam da bu kendine özgü katılığı ve mesafeli sıcaklığı oluyor. Hundsen'ın romanın kimi yerlerinde William’a yol gösterici bir tutuma sahip oluşu dikkat çekici yönlerinden birini oluşturuyor. Fakat bunu Tanrı rızasıyla ya da buna benzer bir vicdani amaç güderek değil az önce belirtildiği gibi soylu bir sınıftan gelme anlayışıyla yapıyor. Bir yol gösterici olmaktan çok, kendisine ihtiyaç duyulmasını arzulayan ve bunu duymak isteyen bir adamın duygularıyla hareket ediyor. Bir teşekkürü önemseme sebebi adabımuaşeretten çok evvelden beri bunu hak ettiği anlayışından geliyor. Hayatı boyunca evlenmemiş bu adamın William’ı "müşkülpesent" olarak nitelendirmesi de aslında kendi seçtiği yaşam biçimini örtülü bir şekilde ifade edişi olduğunu gösteriyor. William'da eleştirdiği ancak kimi yönlerini de sivri diliyle övdüğü davranışlara paralel olarak pek çok söyleme Hundsen'ın da sahip olduğu görülüyor. Bu yüzden birbirlerine kimi yanlarıyla benzeyen bu iki adam, romanın didaktik hissini veren, bu yükü taşıyan bir konumda birleşiyorlar. Zoraïde Reuter gibi yüzeysel ve hesapçı karakterlerle dolu bir çevrede, William’ın Frances Henri gibi saf ve güçlü bir aşkı bulması, uzun zamandır rastlamadığım ve özlemini çektiğim bir ilişki oldu. Bronte, bu romanında aşkı da, başarıyı da, kişisel gelişimi de gerçek emekle, sabırla ve onurla ilişkilendirmiş ve yaşamın içindeki tutarsızlıkları konu edinirken çıkar uğruna kurulan ilişkilerin yanı sıra güzelliklerle dolu bir geleceğin de inşa edilebileceğini, bunun ancak "güçlü bir birliktelik anlayışı" ile mümkün olabileceğini göstermiş. Bu yüzden Profesör'ün sadece sürükleyici bir aşk hikâyesi değil; aynı zamanda karakter gücüne dair çok sağlam ve öğretici bir anlatı olduğunu söylemek mümkün. Benimse son zamanlarda okuduğum en keyifli romanlardan biri oldu Profesör. Özellikle de Büyük Umutlar gibi güçlü bir okuma deneyiminin ardından, tekrar böyle bir kitapla karşılaşmak çok büyük bir mutluluktu diyebilirim.
ProfesörCharlotte Brontë · İş Bankası Kültür Yayınları · 2020978 okunma
·
125 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.