8/10
·57 syf.··
2025 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2025 21:07
Aynaya bakıp kendinizle yüzleşme gereği duyma ihtiyacı hissedeceğiniz bir kitap olacak muhtemelen okuyunca. Bu kısma dair birkaç kelimeyi son paragraflara saklıyorum. Yani, F. Kafka babasına yazdığı ve hepimizden, insandan izler taşıyan; babalara, erkeklere, abilere, büyüklere, hatta belki de annelere o kadar çok şey anlatmış ki 'Kişisel Gelişim' kategorisinde değerlendirilmesi gereken bir eser olduğunu söyleyebilirim. Ataerkil olduğu söylenen toplumların-ki Orta Asya, Ortadoğu kültürüne baktığımızda devlet, aile, devlet yönetiminde erkekler kadar kadınlar ile de övünülür- hani baskın, her şeyi bilen yanı vardır... Bu bilgi de aslında dirsek çürüterek öğrenilmiş, çaba sarf edilmiş, emekle elde edilmiş doğrular değildir genelde. Yaşanılmış acı tecrübelerden sarf (kıyas) ederiz bilgi adına eylemde bulunurken çoğu zaman. İşte elimiz altında bulunan zayıflara karşı genel tavrımız da bu olur maalesef. (İşin uzmanı, ehli meslek erbabı, eğitimcileri âli makamlarında bir kenara bırakarak) Kafka'nın babasına yazdığı mektup, aslında çocuklar başta olmak üzere (ki babasının işçilerine karşı da aynı tutum içinde olduğunu anlıyoruz) ' zayıflara' karşı bu yaklaşımın birçok başka kültürlerde de aynı olduğunun kanıtı olmuş. Kafka, Yahudi asıllı bir ailede yetişmiş biri. Yani Ortadoğu Sami ırkının baskın özelliklerini taşıyor yetiştiği kültür. Yazar bunu mektubunda : " Senin yaşamında hüküm süren inanç, temelde, Yahudi toplumunun belirli bir sınıfının fikirlerinin koşulsuz doğruluğuna inanıyor olmandan dolayı ortaya çıkmıştı ve zaten bu fikirler senin bizzat kendi doğanın önemli bir parçasını oluşturduğu için de , asıl inandığın ilah kendindin" sözleriyle açıklıyor. Kafka'nın karakterinin oluşumunda babasının -genel olarak olumsuz manada- nasıl katkılar sağladığı, daha doğrusu etkiler, izler bıraktığına dair serzenişi, haykırışı olmuş 'Babaya Mektup'. Yahudilik derken, Kafka babasının özelinde aslında inanç kisvesi altındaki 'yanlış' eylem ve fikirlerini 'doğru' göstermeye çalışanlara da seslenmek istemiş. Babasının yanlış din algısı yüzünden yanlış bir inanca yönelmesi ve bunu, çocuklarına karşı dikte aracı olmak kullanması ayrı biri pencere açıyor, tartışma mevzusu haline getiriyor inanç, din meselelerini. Konu konuyu açıyor ama "Babaya Mektup' sadece yanlış bir baba figürünü değil yanlış bir inanç, din algısını da eleştiri oklarının hedefi yapıyor. Tıpkı Z.Livaneli'nin "Huzursuzluk " kitabında kadın ve çocuklara zulmeden Müslüman kisvesindeki insanlar gibi... F.Kafka, mektubunda babası ile farklı dokunuşları olan kardeşleri Georg, Heinrich adlarında iki erkek ve Ellie, Valli ve Ottla kısaltılmış adlarını kullandığı üç kız kardeşinden de bahsetmiş. Babasının kardeşleri üzerindeki farklı farklı etkileri aslında ebeveynler için bir örnek. "Herkes bülbüle hastadır ama martı sesleri ihtiyar bir balıkçı için uyarı da olabilir !" Kafka mektubunun sonlarına doğru sarf ettiği sözler; bıkkın ruh halini, biraz da genetik (fıtrat) faktörlerin etkileriyle yoğun baskı altında olduğu ve bunu kırmak için de gücü kendinde bulamadığı hissini fazlasıyla uyandırdı bende. Ne diyor:" Mesleğimi seçme özgürlüğünü elde ettiğimde içinde olduğum durum buydu. Ben hala bu özgürlüğü kullanabilecek durumda mıydım peki ? " Bir başkası olsa Kafka'nın içinde bulunduğu çıkmazdan daha kolay çıkabilirdi sanki...Çocuklukta her ne yaşanırsa yaşansın etkileri herkeste aynı mıdır? Özeleştiri yapmak adına, Kafka'nın birey olma, kişisel gelişimi üzerinde babasının eksik ya da fazla fiil ve davranışlarına dair verdiği olumsuz örnek ve sözlerinin bir kısmını üzerimize almalıyız sanki...Cansuyu olma sorumluluğundaki ebeveynler bencilce davranıp hayat başlangıçlarına bazı yanlış dokunuşlar yapma hatasında bulundu mu acaba..? Hoş kendi adıma o cansularından filizler ağaca durdu, meyve verecekler yakında ama insan ister istemez bir eksiklik görünce 'nerde yanlış yaptım' diyebiliyor... Ayette (Müminun-8): " Onlar ahd ve emanetlerinde vefalıdır" (Müminun suresi ilk ayetler, Müslüman insan nasıl olmalıdır üzerine bir anayasa niteliğinde) der. En büyük emanetlerimiz çocuklarımıza karşı görev bilinci her şeyden önce gelmeli. Burada kitaptan şu sözleri eklemek isterim:" ...onları bu tekinsiz dünyada yaşatmak ve hatta biraz da yol göstermek, inanıyorum ki, bir insanın yapmayı başarabileceği en yüce şeydir." İçsel bir sorgu, vicdani bir muhasebe adına mutlaka okunması gereken bir eser Kafka'dan. İyi okumalar.
İnsana ve Hayata Dair
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254bin okunma
·
52 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.