Öyle kitaplar vardır ki, elinize alıp daha ilk sayfasını bitirmeden ürperirsiniz. Olağanüstü hiçbir şey yoktur ama duyduğumuz yepyeni bir sestir. Kendi kendinize, bu sesin, bu ürpertinin, kitabın sonuna değin sürüp sürmeyeceğini sorarsınız...
Konuşma diliyle yazılan ilk kitap, doğrudan sizinle konuşuyor. O herkesten sakladığınız ezik büzük olan kötü yanlarınızla, kaçtığınız benliğinizle, duvar ördüğünüz o yanınızla, KİMSE GÖRMESİN DİYE RENGÂRENK BOYADIĞINIZ O DUVARLARINIZDAN BAHSEDİYORUM... kendinizden bile bir sır gibi sakladığınız o lanet olası duvarlarınızdan... Evet tam olarak onlarla konuşuyor. Tek bir farkla Bardamu bu yanlarının farkında olan kaybeden bir karakter fakat buradaki kaybetme bilinçli olarak yapılan bir durum. Ne tam anlamıyla kadınları, insanları, yaşamı, nefes almayı sevebilen ne de kök salabilen biridir. Hiçbir yere aittir değildir Bardamu. Kaçmaz aksine üstüne gider ve çözüm üretmez. Tam olarak kendi tarzıyla bakar olaylara... HER SAYFASINDA GERÇEK İÇİNİZE ÇÖKER...Her gittiği yere birlikte gidersiniz, her tanıştığı insandan onunla birlikte tiksinirsiniz ve karşınıza oturmuş sizinle konuştuğuna ikna olursunuz. Ne muazzam bir his Bardamu'yu Bardamu'nun gözlerinden dinler ve kendi gözlerinizden anlarsınız... ÇOK NETTT YAŞATIR HER DUYGUYU...
Kitabın sonundaki "Sonsöz çevirinin sonuna yolculuk" da Bardamu konuşuyor aynı sokak ağzıyla yaşamaya devam ediyor hem çevirmenle konuşuyor hem de münakaşa edip tartışma çıkarıyor. Sırf bu yüzden bile sanki kitap hiç bitmiyor Sizinle birlikte olmaya devam ediyor... Bir kere okuduysanız içselleştirmişsiniz demektir. Artık kurtulamazsınız ve hayatınızda artık Bardamu diye bir gerçek var... Yine " "sonsöz çevirinin sonuna yolculukta" BARDAMU şöyle bir cümle kullanır: NE YAPACAKLARMIŞ BENİ OKUYUP?
KATLANABİLECEKLER MİYMİŞ BAKALIM BENİM GERÇEKLERİME, KARAMSARLIĞIMA, DİLİME...
ANLAYACAKLAR MIYDI SANKİ BENİ? bu cümleden de anlaşıldığı üzre her zaman her yerde ifade ettiğim gibi pembe gözlükleriniz varsa LOISE-FERDİNAND CELİN'e sakın bulaşmayın bu cümleyi HAKAN GÜNDAY'ın AZ incelemesinde de kullandım niye çünkü bu kitap HAKAN GÜNDAYİN 5 yıl boyunca her yıl düzenli olarak okuduğu çok etkilendiği başucu kitabıdır...
ve sayın GÜNDAY çoğu demecinde hunharca ifade etmişti GECENİN SONUNA YOLCULUK diye bir kitap var mutlaka okuyun diye... Evet çok sevdiğim sayın HAKAN GÜNDAY- KİNYAS VE KAYRA'sında da bu kitaba yer veriyor...
Uzun sözün kısası ben kendi gecemin sonuna olan yolculuğumun sonuna geldim ama sağ çıktım mı o geceden? orası da bana kalsın...
Sizi kendinizle yüzleşmeye, GECENİN SONUNA YOLCULUK'a davet ediyorum...
Herkese iyi okumalar diliyorum...
Gecenin Sonuna YolculukLouis Ferdinand CelineMahsum BALKILIÇ