Gönderi

8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 45. kitabı
Ailede bir baba, bir ağabey, bir dayı veya amca olabilirsiniz; bu konumda biz erkeklere büyük bir görev düşüyor. Bir kız çocuğuna sahip olduğunuzda, o kız çocuğunun kimseye muhtaç olmadan bağımsız bir birey olarak yetişebilmesi için var gücünüzle harekete geçmelisiniz. Yeteneklerini keşfetmeli, bu konuda onun yolunu açmalı ve emek harcamalısınız. Bu konuda her erkeğe büyük bir sorumluluk düşüyor. Anlattığımın ne kadar önemli olduğunu, bugün incelediğim ve Fatma Aliye'nin yazmış olduğu "Udi" adlı romanı okuduğunuzda daha iyi kavrayacaksınız. Roman ilk önce 1899 yılında İkdam gazetesinde tefrika ettirilir, ardından kitap olarak basılır. 1900 yılında ise Fransızcaya çevrilerek Avrupalı okurlarla buluşur. Kadının istihdamına ve kadının bir birey olarak gücüne çok önem veren Fatma Aliye, romanında ana odağına genç bir udi kadın olan Bedia'yı oturtuyor. Musikiye gönül veren ve müziğe aşkla bağlı olan bu kadının sevgisi ile ihanetinin arasında kalışını ve kendi içinde yaşadığı çatışmaları çarpıcı bir şekilde okura aktarıyor. Çocukluğundan bu yana musiki eğitimi alarak büyüyen genç kadın, udiliğiyle yaşamı boyunca ayakta kalmaktadır. Yazarımız, kadınların değişen yaşam ve ekonomik koşullarını ihtimal olarak gösterirken aynı zamanda onlara erkek şiddetinden, baskısından ve istismarından uzak çözümler sunmaya çalışır. Uzak durulması gereken erkekler ve evlilik türleri hakkında bir örnek verir. Erkek egemen bir toplumun içinde kadınlık onuru hakkında Bedia üzerinden muazzam bir savaş verir. Bedia ve Helula ile toplumdaki iki farklı kadın tipi üzerinden okura felsefi bir tartışma sunar. Bu konuda anlatımı cidden çok etkili bir hal alır. Fatma Aliye, bu romanıyla aslında "Bir kız çocuğu nasıl yetiştirilmeli, nasıl işlenmeli?" sorusunun cevabını veriyor. Kendi önerilerini kurgu içinde nakış gibi işliyor ve okura bir aydınlanma ve tartışma alanı bırakıyor. Müzik ve müzik aletlerinin sadece eğlence için olmadığını, bunlar üzerinden bir meslek ve kariyer inşa edilebileceğini ifade ediyor. Tüm bunların yanında Udi, kültürel bir ziyafet de sunuyor. Çünkü roman kurgu olarak Şam, Beyrut ve İstanbul'da geçiyor. Fatma Aliye dönemin mimari yapılanması, yeme-içme sektörü, eğlence anlayışı, moda anlayışı ve müzik kültürü hakkında önemli sosyolojik gözlemlerini paylaşıyor. Memur ve aynı zamanda musiki ustası bir bestekar olan babanın kızı olan Bedia, ana kahramanımız... Musikiyle üç yaşında tanışan Bedia, oldukça yeteneklidir. Sekiz yaşında kanun çalmayı öğrenir. Babasıyla birlikte çalışmaya başlar, 13 yaşında iyi bir kanuni olduktan sonra keman hevesi ağır basar. Babasının büyük emekleriyle musiki sanatında büyük ilerlemeler kaydeden Bedia, bir gün bir düğünde büyük aşkı olan ut ile tanışır. Babasının ona hediye ettiği utla çalışmalara başlar ve udu kendisine daha uygun bir çalgı olarak görür. Hem güzel sesiyle eserleri söyler hem de maharetle ut çalar. Yirmi bir yaşına geldiğinde Bedia, ilk defa evlilik hayalini somut bir düzleme oturtur ve Yüzbaşı Mail ile evlenir. Babasının sağlığı kötülediğinde kendini çok yalnız hissettiği için evli insanlar kervanına katılır. Önce babası, ardından annesi vefat edince, Bedia Mail ile birlikte yeni eve çıkar. Ancak cicim aylarının ardından maddi sorunlar veMail'in ilgisizliği sorun olmaya başlar. Şam'da düzenlenen bir gecede, genç bir dansçı kadın olan Helula'nın bileğinde kendi bileziklerini gördüğünde aldatıldığını anlar. Canı çok yanar, acı çekmektedir ve bunw rağmen eşini çok sevmektedir. Yine de onurundan ödün vermez ve dik durur. Bedia abisinin yanına taşınırken, Mail de kendisini Helula tutkusundan kurtarıp Selanik memuriyetine naklettirir ve orada hayatını kaybeder. İstanbul merakı oluşan Bedia, soluğu Türkiye'de alır ve nota bilgisiyle utta iyice yıldızlaşır. Abisinin ölümüyle darboğaza düşer. Ut dersleri vererek durumunu düzeltir ve çok para kazanır. Ut onun en büyük dostu, dert ortağı, aşkı olur.
Edebiyat
UdiFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,185 okunma
··
642 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.