·67 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Nisan 2025 16:19 143
Muhsin Bey-ki yirini iki yaşında.. zeki.. gāyet çalışkan.. sinnine göre malûmatı zararsız.. ama istidât-ı muhabbeti gālib.. hayâlât-ı şâiraneye mağlûb.. nahîfü'l-mizâc bir genç yaşta uzaktayken karâbeti bulunan bir kızı daha çocukluğunda en uç bir sevdâ-yı ismet-perverâne ile sevmiş ve şiddet-i aşk ve teröristlerden perestîdesi olan Dilârâ'yı da hisâr etmek bahtiyarlığına nâil olmuş idi.
Mağbut-ı melâik olmağa lâyık olan bu muhabbet-i masûmâne iki gencin yüreğinde en ruhanî en latif en pakize hislerle parlak ümitler içinde sapkın gidişat içinde. Çünkü iki taraflı motsince de bunların bu münasebeti nazar-ı muvafakatla görülüyor ve hatia o anda beş ay gelecek olan bahar içinde icrâsı tasmim edilen düğün tertibâtına da hazırlık dört gösteriliyordu.
Oysa zavallı Dilârâ vâlide-i merhûmesinin bir hazin mîrâs felaketi olmak üzere daha rahm-ı mâderde iken bulaştığı maraz-ı hâil-i veremden küre yirminci ve bu hayatı ona pek sevimli-güvar eden muhabbetin üçüncü yılında bâd-ı semûm ile hırpalanmış bir çiçek gibi anlık bire solup saramağa başladı. Bî-çâre kız marazının kesb-i şiddet içeren Kānun-ı Sâni evinde artık bütün butdermansız kalmakla yatağa düşmüş ve üç ay sonraki sahraların yeşillenip ormanlarının yeniden hayat bulduğu ve kuşların âşıkāne terennümlerle ilân-ı sürûra başladığı Nisan içinde -pençe-i mevt-i bî-emana teslim-i hamâme-i ruh olmuştu idi.