Zamanın Gavsü'l Azam'ı Allah dostlarının sultanı Efendimiz'in göz bebeği... Şeyh Abdulkadir Geylani Hazretleri. Nefsini Allah için satanların başı.. Nefsine öyle bir vurdu ki nefsi bir daha konuşmak için kalkmak için yeltenemedi bile.
Bağdat'ın karışık bir zamanı idi. Siyaset birbirine karışmıştı. Siyasetin, gönüllerin karıştığı kaybolduğu bir zamandı. Abdulkadir Geylani Hazretleri Bağdat'a güneş gibi doğdu. Karışık olan gönülleri yeniden imar etti. Bağdat'ı ilmiyle, ferasetiyle, gönülüyle tekrar ayağa kaldırdı.
Bağdat'ı yeniden manevi olarak imar etti lakin ondan önce kendi kalbini, gönlünü bütün masivadan, kötü şeylerden en önemlisi nefsinden arındırdı kendisine ilahi emir gelmedikçe Bağdat'a giremedi. İlahi emirle beraber Bağdat'ın yükseliş zamanı başlamış oldu.
Öyle manevi hallerden geçti ki.. idrak edemez bir kimse anlatmaya kalsa anlatamaz. Öyle manevi yükselişlerden geçti ki kendisi Efendimiz'in sevgilisi oldu. Evliyaların sultanı oldu. Müridlerine kapı oldu. Onu ismini duyanlara dahi gönüllerine ferahlık geldi.
Kirlenmiş zamanlara, adaletin adının dahi zikredilmediği zamanlara, kötülük, sefalet, cahilliğin had safhada olduğu zamanlara Allah böyle güzel nazlı kullarını gönderir. Bağdat'ın kaderi işte Abdulkadir Geylani Hazretleri ile güzel oldu.
Yazarımızın eline sağlık öyle mübarek bir insanla tanıştırdı ki bizi gönüllere ferahlık geldi.
Hay SultanNuriye Çeleğen