Kitabı be kitaba adını veren Zadig’i kısa bir tanımlamamız istense sanırım en doğru kelime “Farkındalık” olacaktır, hayatın farkında ve gerçekliğin ne denli basit ve insanların bakış açısından farklı olarak gören bir filozoftur o. Zadig dünyanın çeşit çeşit medeniyetleri arasında yolculuk etmiş ve bulunmuş olduğu yerlerde başına birçok hikaye gelmiş ve farklı farklı ders niteliğinde hikayelere şahit olmuştur. Bu medeniyetler çin, mısır, arap, yunan, babil medeniyetleridir. Zadig olaylara filozof gözünden o kadar ince dokunuşlar yapmış ki her zaman onun davranışları bulunduğu toplum ve kişiler tarafından alışageldiklere düzene karşı geldiğinden dolayı hoş karşılanmamıştır. Halbuki insanların yaşadıkları şeylerin çözümü onun için basit ve sade açıklamalardan ibarettir. Ancak bilinmektedir ki geçmişten günümüze dünya düzenindeki sistem filozofların ve hayatın farkında olan insanların perspektifine uymamaktadır. Zadig de içine düştüğü durumlarda birçok kez bunun farkına varmıştır ancak yine de kendi karakterinden ödün vermemiştir. Eski Pers masallarından ilham alınarak Voltairin kaleminden esere alınan Zadig karakteri cesur, ahlaklı ve dürüsttür. Başlamış olduğu yolculuğun sonuna kadar yaşadığı hikayelerden ders alarak hayatına devam etmiş ve aynı zamanda geçmiş olduğu yerlere dersler ve izler bırakmıştır. Zadig aynı zamanda çürümüş topluma ve siyasi düzene de bir eleştiridir. Onun yaşadığı hikayelerde aslında insanların belli baskı odakları tarafından normal davranışlarından uzaklaştırıldığı, duygularını hissettikleri gibi yansıtamadıkları ve bu durumda yaşamaya o kadar alışmışlar ki bu sahte gerçekliğin farkına dahi varamamalarını Zadigin gözünden aktarılıyor. Aynı zamanda Zadig bütün bunları yaparken asıl amacı da gerçek mutluluğa ulaşmaktır, yazar da bu noktada onun amacına ulaşıp ulaşmadığının yorumunu bize bırakıyor.