Puan vermedi·210 syf.····Okunma: 02 Mayıs 2025 22:46 O kadar güzeldi ki... Gerçekten isminin hakkını veren bir kitap olduğunu düşünüyorum. Okurken hep düşündüm: “Acaba bunu ben yaşasam ne yapardım?”
Tabii ki öyle bir durumun içine düşmeden kimse bu soruyu içtenlikle cevaplayamaz. Fakat şundan eminim ki, kesinlikle Fugui kadar güçlü olamazdım.
Aslında kitabın ilk yarısında Fugui’ye karşı çok öfkeliydim. Ailesine karşı sorumsuzluğu, karısına olan saygısızlığı, çocuklarına karşı ilgisiz ve bencil tavırları beni öyle sinirlendiriyordu ki, bazı anlarda içimden “Lütfen bu yaptıklarının cezasını çeksin” diye geçirdim.
Sanırım bir okur olarak isteğim yerine getirildi. Çünkü Fugui yaşamak zorunda kaldı. Ki böyle bir hayatı sürdürmek, bana göre bir insanın alabileceği en büyük cezaydı.
Youqing öldüğünde gözyaşlarımı tutamadım... Ve böylece bu kitap, Şeker Portakalı’ndan sonra beni ağlatan ikinci kitap oldu.
Çocukların acı çekmesine dayanamıyorum. Büyük karakterlerin başına bir şey geldiğinde açıkçası o kadar etkilenmiyorum. Çünkü, ne kadar iyi biri olursa olsun, “Hiç değilse bu dünyada bir süre yaşadı” diyerek kendimi avutabiliyorum.
Ama konu çocuklar olunca... Kalbim dayanmıyor. Gözümün önüne o hayattan kopan küçücük bedenler geliyor. Kitap karakteri bile olsalar, kalbimi bir sızı kaplıyor. Çünkü yaşadığımız dünya, okuduğumuz kitaplardan tamamen bağımsız değil. Ve okuduklarımızdan çok da farklı olmayan hayatlar yaşayan yüzlerce, binlerce çocuk var.
Uzun lafın kısası, hayatına farklı açılardan bakmak ve elindekilere şükretmek için bir sebep arayanlara naçizane tavsiyemdir bu kitap.