Puan vermedi·558 syf.····Okunma: 20 Ocak 2025 20:18 #Spoiler İçerir#
“O iyi bir adamdı, ancak kalbi kırıktı. Bu da en iyilerini bile alaşağı eder.”
“Hepsi de onun gibi insanları ölüme göndermek için tasarlanmış bu tezgâhları, kusursuzca çalışan bu aletleri takdir edebilmesi ise daha da garipti.”
“Böyle yaşamak için yaratılmadık.”
Kitap, zehirli atmosfer sebebiyle yer altında yaşamak zorunda kalan insanlardan bahsediyor. Bu yerde eski dünyaya dair bir şey konuşmak yasak, eski zamanlardan kalma bir eşya bulundurmak yasak. Herkes dışarıyı bir kameranın yansıttığı görüntülerin gösterildiği dev ekrandan görebiliyor. Kimisi görünen görüntünün yalan olduğunu, dışarının güvenli ve çok güzel olduğunu söylese de kimi de ekranda harap olmuş manzaranın doğruluğuna inanıyor. Silodan dışarı çıkmak serbest ancak geri dönüşü yok. Dışarı çıkmak için geri dönüşü olmayan şu sözleri söylemeniz yeterli: “Dışarı çıkmak istiyorum.” İşte kitapta dışarı çıkmak istememesine rağmen dışarı gönderilen Juliette’in yaşadıklarını anlatıyor. Dışarı çıkar çıkmaz ölmesi beklenen Juliette şehre doğru giderek kameranın kadrajından çıkıyor ve silo tarihi boyunca hiç yaşanmamış bu olayla birlikte maceralar başlıyor.
Okuyunca aklıma Platon'un mağara benzetmesi geldi. Siloda kalan insanlar gerçekten zincirli gibiydiler ve onlara ne deniyorsa doğru zannediyorlardı, sadece birkaç kişi bu işte başka bir iş olduğunu ve araştırmadan görmeden körü körüne bağlanmamak gerektiğini savunuyordu. Savunanlar da ölüme mahkûm ediliyordu. Aslında bizler de bize sunulan fikirleri, önerileri ve düşünceleri akıl süzgecimizden geçirmeli ve düşünce yapımıza, yaşam şeklimize, inançlarımıza uyuyorsa kabul etmeliyiz. Bu kitaptan anladığım şey: Ne olursa olsun sorgulamak. Sorgulamak kötü görülmemeli bence, çünkü sorgulamak bilinmeyeni öğrenmeye vesile, bilineni de daha iyi anlayıp kalbin mutmain olması için olması gereken en önemli şey.
Kitap tahlili ve yorumu için link profilde.