#Spoiler İçerir#
“Ölüme ve karanlığa baktığımızda korktuğumuz şey bilinmezliktir, başka bir şey değil.”
“Çok zor” dedi sonunda Harry, alçak sesle, “onun bir daha bana yazmayacağını bilmek.”
“İnsanlar haklı değil de haksız olanları çok daha kolay bağışlarmış.”
Sirius’un ölümünden sonra ölüm yiyenler ülkede birçok olay çıkarmış ve saldırılara halen devam ederken Harry Dursleylerin evinde olayları takip eder. Bir gün Dumbledore’dan bir mektup alır. Dumbledore onu Dursleylerden alacağını ve bir gezintiden sonra onu Ron’un evine bırakacağını söyler. Harry, Dumbledore ile bir hocayı Hogwarts’a gelmeye ikna eder ve tatilinin kalanını Ron ve ailesiyle beraber geçirir. Okula dönünce Dumbledore ile eski anılar içinde Voldemort’un geçmişini öğrenir. İksir dersinde kitaplıktan ödünç aldığı melez prensin kitabıyla dersin gözdesi olur. Diğer yandan Malfoy’un şüpheli hareketleri gözüne çarpar. Okul başlayıp bitene kadar Harry’nin şüpheleri hiç bitmez ve acı bir olayla şüphelerinde ne kadar haklı olduğunu anlar.
Kitabı okurken şaşırdığım çok fazla yer oldu. Aslında serinin başından beri süregelen bir şaşkınlığım var. Her zaman filmlerin kitapla aynı olduğunu ve yeterli olduğunu düşünürdüm ama asla öyle değilmiş. Filmler hiçbir şey anlatmıyormuş. Kitapları okudukça filmler gözümde çok eksik kaldı. Voldemort’un okula gelip Dumbledore’dan öğretmen olmak için izin istediği sahneye çok şaşırdım.
Kitap tahlili ve yorumun devamı için link profilde