#Spoiler İçerir#
“Bize aslında kim olduğumuzu gösteren şey, yeteneklerimizden çok seçimlerimizdir.”
“Ün, gelgeç gönüllü bir dosttur.”
“Bilge olana tek söz yeter.”
Yaz tatilini Dursley’lerin evinde geçirmek zorunda kalan Harry sebepsiz de olsa hiçbir cezayı hak etmemek için söylenen her emre itaat eder. Bir akşam odasına ev cini olan Dobby gelir ve ona Hogwarts’a gitmemesi gerektiğini orada çok kötü şeyler olacağını söyler. Hogwarts’a gitmek için gün sayan Harry onun söylediklerini dikkate almaz ve olaylı bir şekilde de olsa okuluna gider. Ancak Dobby haksız değildir, okulda garip şeyler olmaya başlar. Slytherin’in varisi sırlar odasını açmıştır. Herkes endişeye kapılır. Muggle (Büyü dışı insan) kökenli öğrencilerin taşlaşmaya başlamasıyla okulda korku gittikçe artar. Harry’nin yılanlarla konuştuğunu gören öğrenciler Harry’yi Slytherin’in varisi sanır dolayısıyla onlara göre olayların suçlusu da Harry’dir. Harry’nin en yakın dostu Hermione’nin taşlaşmasıyla işler iyice karışır.
Kitapta Harry’nin gerçekten de çok cesaretli olduğu hissettirildi. Çünkü Harry, Sırlar Odasında bir canavar olduğunu biliyor ve yeterince büyü de bilmiyorken hiçbir çekince duymuyor. Ben olsam bu kadar yetersiz hissederken böyle bir maceraya atılır mıydım bilemiyorum. Beni en sinir eden kişi Gilderoy Lockhart. Bu kadar vasıfsız olup da kendini bu kadar iyi pazarlayan başka kimse görmedim. Aslında şimdiki sosyal medyada böyle, insanlar kendilerinde olmayan şeylerin havasını atıyorlar.
Kitap tahlili ve yorumun devamı için link profilde