Yazarın bende yeri ayrı. 15-20 yaşlarım arası onun komik kitaplarının ( Sıdıka gibi) arkasında bulunan 3-5 öyküye içlenerek geçmiş olabilir:) Daha önceki kitaplarında olmayan çok az öykü var bu kitabında. En güzel öykülerinin harmanlandığı, sadece birkaç yeni öykünün eklendiği bir kitap oluşturmuş sanırım yayınevi. Benim gibi tüm kitaplarını okumuş, bazı öykülerini hatim etmişler için birazcık hayalkırıklığı olsa da, Atilla Atalay okumak her daim çok keyifli.
Kalbe dokunan, samimi, sıcacık öyküleri seviyorum. İçinde ailenin, gerçek hayatın olduklarını hele… “Fabrıga” öyküsünü mesela, çok içselleştirerek okumuşumdur hep, kafamda kendi ailemi düşünerek, ben de yazsam diyerek…
Velhasıl öyküler tanıdıktı ama eski bir dostla karşılaşıp, oturup eski günleri yâd etmişiz gibi bir tat bıraktı damağımda.