Puan vermedi·192 syf.··
2025 3. kitabı
Roman açlığı yaşamış bir yazarın kaleminden çıkmıştır Hamsun bu eseri ile 1920 yılında nobel edebiyat ödülünü kazanmıştır İşsiz ve beş parasız kalan genç adam çok zor şartlar altında makaleler yazarak yazılarını dergilere ve gazetelere gönderir. Yazıları nadiren kabul edilir. Aldığı para kaldığı pansiyonun da parasını ödeyemez duruma gelip, dışarıda parklarda yatmaya başlar. Günlerce aç kalır. Yoksullukla beraber gencin aşık oluşuna, bazen hayatı alaya alışına, kendini arayışına, gururuna da tanık oluyoruz Bugüne kadar açlığı hiç bu açıdan düşünmemiştiniz. Pantolonunun eski olduğu belli olmasın diye tükürüğüyle ıslatması, belki yiyebilirim diye açlıktan parmağını ısırmaya kalkışması, kasaptan “Köpeğim için bir kemik verir misiniz? Etsiz de olur” diyerek aldığı boş kemiği kemirmesi, karanlıkta yazı yazmak için bir mum bile bulamaması, talaş yemeye çalışması…. Tüm bunlar insanı boş duvara saatlerce baktırıp hayatın gerçekleriyle yüzleştiriyor Çünkü bu sadece açlık değil. Bu, çaresizlik. Sessizce bağıran bir yoksulluk. Son olarak kitabı okuduktan sonra yazar hakkında birkaç bilgi edindim. Fark ettim ki yazar tam bir Nazi sempatizanıymış . Neden ? Neden ? Norveç İşgali'nden önce başladığı Nazi taraftarlığını ülkesinin işgali sırasında da devam ettirmesiyle ünü ciddi şekilde lekelenmiştir. Hitler'in ölümünden bir hafta sonra Hamsun "O bir savaşçıydı, insanlık için bir savaşçıydı ve tüm uluslar için adalet müjdesinin bir peygamberiydi."dedi. Savaşın sona ermesinin ardından, kitapları evinin önüne atıldı. Hatta Norveç'in büyük şehirlerinde öfkeli kalabalıklar kitaplarını herkesin önünde yaktı ve Hamsun bir süre bir psikiyatri hastanesinde tutuldu. (Wikipedia) Hamsun’un edebi gücü tartışılmaz ama onu anlamaya çalışmak, sadece yazdıklarını değil; sustuklarını ve savunduklarını da görmeyi gerektiriyor. Ve bu da belki Açlık’tan daha ağır bir yüzleşme.
AçlıkKnut Hamsun · Kapra Yayıncılık · 202335,7bin okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.