Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Okumaktan gözleri bozulan bir yazardan otobiyografik bir roman!
9/10
·192 syf.··
2023 86. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2023 21:08
AçlıkAçlık Hayatın zorluklarıyla mücadele ederken yazılarında mükemmeli kovalayan, yazarak hayata tutunmaya çalışan, yazdıklarının kabul görmesi uğruna çalışan genç bir yazarın, açlık ve yoksullukla
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Kapra Yayıncılık · 202335,6bin okunma
8/10
·192 syf.··
2023 44. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2023 09:46
AÇKEN SEN,SEN DEĞİLSİN Kitap, geçimini öykü makale yazıp gazetelere gönderip küçük mevlalar karşılığında hayatını idame ettirmeye çalışan birinin zorlu yaşam koşullarını anlatmaktadır. Knut hamsunun otobiyografik olarak yazdığı kitabı olarak da değerlendirebiliriz. Kitabın konusunu, işleyişini yaşam mücadelesini açlık sürecini kısmen Martin EdenMartin Eden kitabına benzettim. Yazarın çektiği ızdırabı açlığı geçim sıkıntısını okurken empati kurmamanız mümkün değil. Mutfağa geçip yemek yemeğe utanır hale geliyo resmen insan. Yazarın yaşadığı açlığı İçselleştirmemek imkansız hale geliyor. Ve bu süreçte tanrıyla yaşanan hesaplaşmalar ve isyanlar her ne kadar eleştiri konusu olsa da okurken o empatiyi kurabiliyorsunuz kesinlikle. Dramatik ve etkileyici bir klasik eser. Keyifli okumalar dilerim
AçlıkKnut Hamsun · Kapra Yayıncılık · 202335,6bin okunma
10/10
·192 syf.··
2024 47. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2024 21:40
Kitabı ilk okuduğum zaman lise dönemindeydim. Bazı kitapların benim nezdimde tadı, dokusu veyahut aroması olur bu kitapta ise yıllardır hatırladığım şey ise ismi gibi açlık oluyor o yüzden tekrar okumak istedim. Karakterin açlığı yalnızca "tok olmamak" değildi; sevgiye, paraya, başarıya ve insanların saygısına karşı da derinlemesine bir açlık içerisindeydi. benlik duygusunu ve vicdanını; yaşadığı sefalate rağmen korumaya çalışan bir yazarın hikayesini anlatıyor eser. Beni bu kadar çarpan, bu kadar gerçekçi bulduğum, neredeyse her sahnesini gözümde canlandırdığım (defalarca mutfağa gönderen) çok fazla kitap yok o yüzden benim için yeri ayrıdır. Yıllar sonra tekrar görüşmek üzere favori kitabım. 10/10
AçlıkKnut Hamsun · Kapra Yayıncılık · 202335,6bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2024 92. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2024 11:08
Açlık – Knut Hamsun “Ben kimdim? İnsanlığın karşısında bir hiç, sadece bir gölge…” Knut Hamsun’un Açlık kitabı, edebiyat dünyasında bana göre eşsiz bir başyapıt. Bu eser sadece bir adamın açlığına
AçlıkKnut Hamsun · Kapra Yayıncılık · 202335,6bin okunma
8/10
·192 syf.··
2025 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2025 12:43
gencecik bir adamın her şeye, özellikle fakirliğe, açlığa rağmen hayatta kalma çabası. üslup, sade bir biçimde ilerliyor ve siz hep öykünün içinde kalıyorsunuz. dikkatiniz hep başkarakterin açlığında. kendi adıma, kitabın sonunu böyle beklemiyor ve umutsuz bir şekilde ilerleyeceğini düşünüyordum. kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir adamdı çünkü okuduğum. ama son kararının umuduna takılı kaldım ve mutlu etti.
AçlıkKnut Hamsun · Kapra Yayıncılık · 202335,6bin okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2025 14:04
1934 yılında Peyami Safa tarafından dilimize çevirisi olan 'Açlık' ı Knut Hamsun kaleme alırken, neredeyse başından sonuna kadar kendi yaşanmışlarından bahsetmiştir. Bir kez dahi adı geçmeyen erkek karakter, dergi, gazete vb yerlere yazılar yazarak hayatını idame ettirecek finansal kaynağı elde etmeye çalışsa da bu konuda pek başarılı olamıyor. Haftalarca yıkanmamış, eski püskü kıyafetleri, günlerce bir yudum dahi yemek gitmemiş midesinin isyanını bastırmak için ağzında talaş çiğneyen, sefaletin dibinde olduğu halde onurundan asla ödün vermeyen biridir isimsiz karakterimiz. Onurundan kimseden yardım isteyemezken, dilenciye para bulmak için çırpınan, tükürüğüyle kıyafetlerinin kirini silenden yine isimsiz karakterimizdir. Parasızlıktan rehin bıraktığı yeleğinin cebinde unuttuğu kalemini almak için geldiği rehine dükkânınında: “Değersiz bir şey gerçi, fakat benim şu yeryüzündeki yerimi aşağı yukarı bu kalem sağladı; hayattaki yerimi, ben adeta ona borçluyum.” sarf ettiği bu sözler, onurlu adamın aynı zamanda hassas bir ruha sahip olduğu kanıtıdır. Açlıktan biçare kâh bi kiralık odada, kâh ormanda, yollarda hiçbir sorunu yokmuş, 'karnı tok sırtı pek' miş gibi bir duruş sergilese de, 'neden sefil haldeyim' i de sorgulamadan yapamıyor. Sefil ve aç birinin, iyi ya da kötü İNSAN olma arasındaki gel gitlerinde, ruhunun derinliklerine inen analizleriyle kendini okutan harikulade bir eser.
1000Kitap
AçlıkKnut Hamsun · Kapra Yayıncılık · 202335,6bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2023 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2023 12:43
Herkese selamlar, Ben eseri beğendim.Umarım sizlerde beğenirsiniz.konusuna değinecek olursam; yazar olma hayali ve yazılarını bastırmak amacıyla Kristiania'ya gelen bir yazarın açlıkla, hayatın gerçekleriyle ve hayalleriyle yaptığı mücadeleyi ele almaktadır.Kalemiyle geçinmek isteyen yazar bu savaşta mağlup olmuş, parasız pulsuz kalmıştır.Karşılaştığı zorluklar, çektiği sıkıntılar, açlık ve tüm olumsuzluklara karşın ahlâkî değerlerinden taviz vermemektedir. Akıcı bir üslupla yazılmış bir eser.Mutlaka okunması gereken eserlerden.
AçlıkKnut Hamsun · Kapra Yayıncılık · 202335,6bin okunma
Açlıktan inlemek!
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2023 22:11
Knut Hamsun 4 Ağustos 1859 Norveç'te yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Hamsun çocuk yaşlarda iş hayatına girmek zorunda kalmış ve bu dönemde ekonomik olarak çok büyük zorluklar çekmiştir . Çalıştığı süre boyunca aynı zamanda edebi eserlerde yazar fakat pek bir ekonomik getirisi olmaz . Özellikle belli dönemlerde çok büyük açlık sorunuyla karşılaşır öyle ki son olarak otobiyografik bir özellik taşıyan "açlık " romanını yazar ve Roman büyük bir ilgi toplar. Kitabın içerisinde ki ruhsal betimlemeler özellikle çok dikkat çekici , karakterin kendisiyle monolog halinde olması , yaşadığı açlığı karşı tarafa aktarımı kitaba ayrı bir hava katıyor. Bazen kendi düşüncelerinizi bile bulabiliyorsunuz kitapta . Dönemin sosyal özelliklerine değin bir çok fikriniz de oluşuyor . Bir baş yapıt, bu kadar geç tanıdığım bir yazar olması benim için büyük bir kayıp . Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim
İnsan ve Toplum
AçlıkKnut Hamsun · Kapra Yayıncılık · 202335,6bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2025 12:35
Okurken enerjimi sömüren ve aynı zamanda okumayı bırakamadığım, genç bir yazarın yaşamaya çalıştığı şehirde aç, çaresiz bir vaziyette oradan oraya sürüklenirken, gerçeklik algısını yitirmesi ve aynı zamanda itibarını da korumaya çalışırken fiziksel ve zihinsel çöküşe sürüklenişi etkileyici bir şekilde okuyucuya aktarılmış. Açlık Knut Hamsun
Duygu ve Düşünce
AçlıkKnut Hamsun · Kapra Yayıncılık · 202335,6bin okunma
6/10
·192 syf.··
2025 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2025 22:02
Kitapta açlık genel olarak anlatılır sanmıştım(kitaplara aç kalmak, aşka aç kalmak, normal yiyecek açlığı vb.) fakat sadece yiyecek açlığından bahsettiğini gördüm. Kitap karakteri korkak bir adam. Yaşamaktan çalışmaktan korkuyor. İnsanların onun hakkında düşünceler çok önemli aç kalma korkusu yerine bence küçük düşme korkusu var bu yüzden bu davranışlarını çok saçma buldum. Kitapta karakter yazarlık yapmaya çalışıyor ama bunuda beceremiyor. bu kitapta bence açlıktan daha çok insanların düşüncesini bir kenara bırakmamız gerektiği düşüncesi benim için daha ağır bastı. İnsanların düşüncesine bakarsanız ve utanıp çalışmazsanız aç kalmaya mahkum kalırsınız.
AçlıkKnut Hamsun · Kapra Yayıncılık · 202335,6bin okunma

Yazar Hakkında

Knut HamsunYazar · 21 kitap
Norveçli yazar ve 1920 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Knud Pedersen (sonradan Knut Hamsun adını almıştır), Norveç'in kuzeyinde Gudbrandsdal sınırları içinde Lom kasabasında doğmuştur. Bir terzi olan babası, kalabalık ailesini alarak, daha kuzeye, Hamsund, Hamaröy kasabasına göç etti. Yazarlıkta kullandığı Hamsun adını, babasının 1863’te yerleştiği Hamsund köyünden aldı. Çocukluğu ve genç­liği kır­­sal bölgede geçti. Hemen hemen hiç resmî eğitim gör­medi. Sekiz yaşında iken dayısının isteği üzerine annesiyle babası onu bir rahibin eğitimine verdiler. On dört yaşında, doğduğu kasabaya gidip orada bir tüccar yanında tezgahtarlık yaptı. Bir yıl sonra da Tranöy`de daha büyük bir tüccar yanında kalfalığa başladı. Tüccarın kızına aşık oldu fakat tüccar iflas edince ayrılmak zorunda kaldı. Bu sıralarda "Esrarengiz Adam" adında küçük bir aşk romanı yazdı. Bu roman, gezginlik yıllarında tanıştığı bir kitapçı tarafından bastırıldı. Buradan ayrılınca bir iki arkadaşıyla birlikte ucuz eşyalar satmaya başladılar. Kibrit, mum gibi şeyler satıyorlardı. Daha sonra ayrıldılar. Arkadaşı güneye, Knut kuzeye gitti. İş bulamayınca zanaat öğrenmek amacıyla bir ayakkabıcının yanına gitti. Bir yıl sonra daha büyük, epik bir eser kaleme aldı. Henrik Ibsen'i okumuştu, onun etkisi altında bulunuyordu. "Bir Karşılaşma" adındaki bu kitabını da, Bodö'de bir kitapçı yayımladı. Daha sonra bir aşk hikâyesi daha yazdı. Kitaplarını okuyan ailesi artık bir iş bulmanın zamanı geldi diyerek onu bir bucak müdürünün yanına yardımcı olarak verdi. Bu bucak müdürünün pek çok kitabı vardı. Björnson'un toplu eserlerini okumasına izin verilmişti. Knut bu heyecanla kitaplara sarıldı ve gözlerini bozana kadar okudu. Bu kitapların etkisiyle Knut bir kitap daha yazdı fakat yayıncılar basmaya yanaşmadılar. Knut'un bu kitapları bir yayınevinin desteği olmadan basabilmesi için bir zenginin desteği gerekiyordu. Aradığı kişiyi buldu. Erasmus Zahl adında bir tüccardı bu. Çok gence yardım etmişti. Knut ona yazar olmak istediğini söyledi. Son yazdığım hikâye diye başka bir yazarı verdi. Tüccar kâğıtlara değil yüzüne baktı Knut'un. Genç Hamsun tüccardan çıkarken cebine bin kron indirmişti bile. "Frida" adında bir köy hikâyesi ve şiirler yazmaya başladı. Hikayesini tamamlayınca bir vapur bileti alarak Kopenhaga gitti. Bir kitapçıya, sonra da Norveçli bir şaire eserlerini kabul ettirme çabaları boşa çıkınca Oslo'ya döndü. Sonra göçebe olarak uzun bir yolculuğa çıktı. Parası tükenen Hamsun tekrar aynı tüccarın yolunu tuttu. Tüccar yardımını esirgemedi. Makaleler, hikâyeler yazıyor bunları satmaya çalışıyordu. Parası tekrar tükenince aç kaldı ve bunu romanlaştırdı. Açlık romanı şöhretinin ilk basamağı oldu. Bu sıkıntılar içerisindeyken, yol yapımında iş buldu. Kum ocağında kâtiplik edecek, çekilen kumların hesabını tutacaktı. Zor değildi bu iş. Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu. Müsveddelere şiirler, makaleler karalıyordu. Zamanla bir hatip gibi konuşabildiğini keşfetti işçilerle sohbet ederken. Tanıştığı bir rahip ona konferans vermesini tavsiye etti. Bunun üzerine Gjövik şehrinde bir salon kiralandı. Konferans edebiyat alanında olacaktı. Konferansı dinlemeye sadece altı kişi geldi. Altı kişiden biri olan bir yazı işleri müdürü konferansı beğendi. Çevreye konferansı övdü. Bir sonraki konferansına da sayıları artmıştı. Bu sefer yedi kişiydiler. Anlaşılan bu yörenin edebiyatla ilgilendiği yoktu. Knut evine geri döndü. Yirmi bir yaşındaydı ama çalışmaktan ziyade yazmak istiyordu. Noelde bir arkadaşı onu çiftliğine davet etti. Arkadaşının annesi Knut'u çok sevdi ve ona bir rahip olmasını öğütledi. Ama Knut'un Amerika'ya gitmek istediğini öğrenince bu aile, Knut'a yol parası dört yüz kron ödünç verdi. O da, hemen İngilizce öğrenmeye koyuldu. Ünlü yazar Björnson'a gidip ondan bir tavsiye mektubu aldı. 1882'de Knut Amerika'ya gitmişti. Amerika'da Björson'un mektubu bir işe yaramamıştı. Burada kimse onu tanımıyordu. Henry Johnson adında bir öğretmenle ahbap olup ondan İngilizce dersleri aldı. Onun kütüphanesini taradı. Özellikle Mark Twain onu etkilemişti. Önce Norveççe daha sonra da, İngilizce konferanslar hazırladı. Geceli gündüzlü çalışmalardan sonra Minesota'ya geçti ve orada muhasebe işine başladı. Arkadaşı Johnson karısıyla bir Avrupa gezisine çıkınca işler Knut'a kaldı. 1884 yazı ile güzü bu şekilde geçti. Bir açık arttırmada yüksek sesle konuşurken göğsünde bir sancı duydu. Öksürük nöbetiyle yere yığıldı. Doktor hızlı ilerleyen verem teşhisi koydu ve ona birkaç aylık ömrü kaldığını söyledi. Knut birkaç ay hasta yattı. Ölürsem Norveç'te gömüleyim diyerek Norveç'e doğru yolculuğa çıktı. Ne kendisinin ne de dostlarının anlayamadıkları bir şekilde yol süresince kendiliğinden iyileşti. Deniz havası iyi gelmişti. Norveç'e döndüğünde bir gazete ile anlaştı. Oraya makaleler yollayacak hiç değilse böylece dinlenecekti. Çalışıyor ve yazıyordu. 1885'de Mark Twain ile ilgili bir yazısında imzası Knut Hamsund, bir matbaa hatası yüzünden Knut Hamsun şeklinde basıldı. O da düzeltmeye yanaşmadı. O tarihten itibaren ismi böyle kaldı. Norveç'te işinden ayrılınca tekrar aç kaldı. Bu açlığa bir yıl katlandı. Daha sonra bir zenginin yardımıyla tekrar Amerika'ya döndü. Amerika'da tramvaylarda biletçilik yaptı. Biletçilik işini becerememişti. Çünkü durakları aklında tutamıyordu. Kitap okumaya daldığı için yolculara haber vermiyordu. Bu yüzden işinden ayrılıp Kuzey Dakota'ya gidip tarlalarda çalıştı. 1887 sonbaharını kapsayan bu çalışmalarda cebinde biraz parayla Amerika'ya ilk geldiğinde kaldığı yerlere döndü. Artık yazmaya başlayabilirdi. Bu sürede Danimarka'ya gitti. Yazmaya azimle başladı. "Yumruğunu yemedikçe kimsenin bırakıp gitmediği o garip şehir, Kristiania'da aç gezdiğim günlerdeydi. Tavan arasında uyanık yatıyordum. Alt katta bir saatin altıya vurduğunu duydum. Hafif aydınlanmıştı ortalık; insanlar merdivenleri inip çıkmaya başlamışlardı..." diyordu büyülenmişliğiyle. Kağıtları üst üste yığıyor sürekli yazıyordu. Ne yazdığını iyi biliyordu. Açlık romanıydı bunlar. Yazdığı kısımları Politiken gazetesi yazı işleri müdürlerinden Edvard Brandes'e götürdü. Brandes bu karşılamayı daha sonra şöyle anlatıyordu: "Ondan daha düşkün bir başka insan pek az görmüşümdür. Düşkünlüğü elbisesinin yırtık pırtık olduğundan değildi. Ya o yüzü!. Çok uzundu müsveddeler. Kendisine geri veriyordum ki, birdenbire kelebek gözlüğü gerisinde gözlerindeki ifadeyi gördüm." Behçet Necatigil tarafından dilimize çevrilen "Göçebe" adlı kitabını ise elli yaşlarında tamamlamıştır. Üç bölümlük büyük romana yazarın verdiği genel isimdir. İlk kitap "Sonbahar Yıldızları" altında 1906'da, "Hüzünlü Havalar" 1909'da, "Son Mutluluk" 1912'de Göçebe'de toplanmıştır ve yazarın ağzından anlatılmıştır. Bu defa kitabında evliliğin zor temasını işlemeye yönelir. Hamsun, Göçebe adlı romanıyla 1920’de No­bel Edebiyat Ödülü'nü aldı. 1930’larda ülkesindeki faşist partiye katıldı. İkinci Dünya Sava­­şı’nda Norveç’in işgali sırasında Almanları destek­ledi. Ülkesi Norveç'in işgalinden önce başladığı Nazi taraftarlığını ülkesinin işgali sırasında da devam ettirmesiyle ünü ciddi şekilde lekelenmiştir. 1943 yılında aldığı Nobel ödülünü Goebbels'e göndermiştir. Sa­­­­­­vaştan sonra Nazi taraftarlığı nedeniyle tutuklandı, ancak ileri yaşı do­­layısıyla yalnızca para cezasına çarptırıldı. Hamsun’un yalın ve çocuksu üslubu incelikle örülmüş bir düzyazı şiirini andırır. Ya­pıtlarında Rus yazarlarının, özel­lik­le de Dostoyevski’nin ruh­­sal yaklaşımı ile Amerikan ede­­biyatının etkilerini taşıyan kara mizahı birleştirmiştir. Ro­­­manlarındaki neşeli hava, in­­­­­sanın çevresini saran boşlu­ğu gizlemekten uzaktır. 20. yüz­­­­yıl ba­şında gelişen yeni-romantizmin edebiyattaki öncüsü olmuş ve romanı aşırı bir doğalcılığa kaymaktan kurtarmıştır. Ya­­­­­­­pıtları ancak ölümünden sonra ilgi görmüştür. Göçebe, Vik­­­­­tor­ya, Pan, Hüzünlü Ha­valar, İstanbul’da İki İskandinav Sey­­yah, Son Mutluluk başlıca yapıtlarıdır. 19 Şubat 1952 yılında doksan iki yaşında banyoda ölü bulundu. Cenazesi yakılmıştır.