Heyecanı hiç bitmeyen bir eser.
1683 Atina (Rize'nin Pazar ilçesinin Cumhuriyet'ten önceki ismi)Mehmet kaldığı handa yattığı yerden kabusla uyanır. Ailesinin intikamını alana kadarda rahat uyku yoktur Mehmet'e.
Babası Osmanlı adına savaşmış soylu bir aileden gelen Ahmet beydir.Mehmet artık büyümüştür ve evlilik zamanı gelmiştir babasının da rızasını alarak Osmanlı 'nın en gözde kişilerinden birisi olan Serdar beyin kızı Dilara ile evlenmek için yola çıkar. Dilara babasına kendisi ile evlenecek kişinin bir yarışa girip kazanan kişi olmasını rica eder.Serdar Beyde bu teklifi kabul eder. Yarışı kazan Mehmet, Dilara ile evlenip toprağına dönmek için yola çıkar. Babası Ahmet beyden gelen haber ile ikinci bir emre kadar olduğu yerden hiçbir yere ayrılmama kadarı alır. Günler aylar geçer babasından ikinci emir gelmez.Karısı Dilara hamiledir .Oğulları Mustafa'yı doğururken ölmüştür. Oğlu Mustafa'yı sevdiği kadının ardından toprağa verir.Artık babasından emir gelmeden yola çıkar. Doğduğu topraklara geldiğinde ise ailesinin hepsinin amcası Baydemir tarafından öldürüldüğünü görür. Amcasını babasının oturağında gören Mehmet hiç gözünü karartmadan kara kaması ile amcasını öldürür.
Babasının asker arkadaşı Osman Ağanın yanına sığınır. Burada gördüğü bir çift göze vurulur bu kızı Osman Ağanın kızı Gülfem'dir.
Gün gelip de yeminini ve ona şifa veren sevdasını, terazinin kefesine koymak zorunda kaldığında hangi tarafın ağır geleceğini Yaradan'dan başka kimse bilmeyecekti.