Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 05 Haziran 2025 23:17 Bazı hikâyeler sadece kelimelerden ibaret değildir; içinde yaşanmışlık, direnç ve insan ruhunun en derin izleri saklıdır. Jamal , sadece bir roman değil, aynı zamanda bir yoldaşın sesi, bir halkın hikâyesi ve mücadeleye adanmış bir kalemin yankısıdır.
Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde kaleme aldığı bu eser, sokaklarda büyüyen bir gencin mücadelesini, toplumun görünmez sınırlarını ve özgürlüğün bedelini anlatıyor. Jamal, ait olmak ile özgür kalmak arasındaki çelişkiye dokunurken, bireysel hikâyeler üzerinden toplumsal bir yüzleşmeyi gözler önüne seriyor.
Bu noktada Sırrı Süreyya Önder’in mücadeleyle geçen yılları, halkın içinden gelen sesi ve unutulmaz kalemi akla geliyor. O da sözleriyle, sahnedeki varlığıyla ve hikâyeleriyle bir döneme damgasını vuran isimlerden biri oldu. Jamal , işte tam da bu direnişin ve anlatının bir devamı gibi… Her kelimesinde, hayatın içinde kalmaya direnen insanların sesi yankılanıyor.
Karl Marx’ın dediği gibi, “Tarihin tekerleği hep ileriye ve iyiye doğru döner.” Jamal da bu dönüşü hızlandıran eserlerden biri… Mücadele devam edecek, hikâyeler anlatılmaya devam edecek ve sözler hiçbir zaman susmayacak.
Işığı hiç sönmeyecek kelimelere selam olsun…
Başımız sağ olsun.