Ben değildim. Ama okumak için söz vermiştim kendime.
Ağlaya ağlaya okuduğum bu kitabı yine ağlayarak bitirdim.
Ne yazsam, ne anlatsam bilemiyorum bile...
Emekli Polis Memuru Nuray Toprak'ın Çocuk Şube'de şahit olduğu olayları anlatıyor.
İpek, Mine, Yıldız, Aynur, Ece, Eylül, hele Tuğba ah Tuğba... Mahfoldum sanki her hikayeyi kendim yaşadım, onlarla ağladım onlarla oturup sohbet ettim, o yolları onlarla aştım gibi.
Kitabı bir sözle anlatacak olsam;
"KADIN KADININ YURDUDUR" derim. Başka da bir şey söylemeye gerek yok gibi.
Toplumun süregelen kalıpları, bilgisizliği, çocuklarına inanmaması, eşine etrafındakilere bir şeyi konduramaması her şeyi okudum galiba. Bir boşlukta gibi hissediyorum. Eğitimin önemini tekrar tekrar kavradım.
Minnoş anne Aynur,
Hırçın anne Mine,
Enerji çiçeği Ece,
Kraliçe Eylül,
Muhteşem öğretmen Yıldız,
Yolları denk düşen beş muhteşem kadın çok mutlu olmanızı çok istedim. Biz kadınlar beraber çok güzeliz. Birbirimize kıymet vereniz.
Çok kıymetli bir kitaptı, sevgili Nuray Toprak 'ın ellerine, emeklerine sağlık. Herkesin bu kitabı okuması gerektiğini düşünüyorum.
İstismarsız bir dünya istiyorum!
Keyifli okumalar diliyorum herkese❀
İlk kez bir erkeğin gözlerinde samimiyet ve derin bir sevgi gördü
(s:241)
Yıldız Öğretmenim umarım kitabın denk gelemediği anlarda Deniz'e bir şans vermişsinizdir🌷