·104 syf.····Okunma: 24 Nisan 2025 22:28 DANSA DAVET
“Hikayeye hep şöyle başlayacaklar: Umudunu kaybeden bir halkın hikayesi bu!”
Ortaçağda bir dans vebası…
Aklını yitiren kadının dans etmesiyle başlıyor bu dans salgını ve ancak sizi ölüm durdurabiliyor, ne kadar acı değil mi?
Ve aylarca sürüyor bu salgın ve de gittikçe de artıyor salgına kapılanların sayısı.
Açlık ve sefalet bu denli bir salgına yol açabilir mi? Ve bu açlık en fazla neleri yemenize sebep olabilir? Gerçekten bu yedikleri hayretler verici ve de mide bulandırıcıydı. ( açlık kitabında açlığın son sınırında kendi kıyafetleri ve odun parçalarıydı ve birazda kendi bedeninden minik parçalardı en çaresiz kalınmışlık hali) ama bu kitapta kendi bebeğini yiyebilecek kadar ileri boyutta bir açlık.
İşte kendi bebeğini yememek için nehirden atan annenin bu ıstıraptan aklını kaçırıp sokaklarda dans etmesine ve böylece bu dans salgının başlamasına sebep oluyor.
İnsanlar açlıktan çıldırmışken kilisenin bunu dinden çıkmışlığa ve lanetlenmişliğe bağlıyor. Ambarları taşarken açlıktan ölen halkını lanetlenmiş olarak gösterip üstüne onları yakmaya bile yelteniyor.
Tüyler ürperten bir ortaçağ hikayesiydi. Acının ve açlığın insanlara neler yapabileceğini acı bir şekilde gözler önüne seren.
Ve bu dans salgını tam nedeni bilinmesede 1500lü yıllarda yaşammış bir olaydan esinlenmiş. Orda da yine dini sebeplere bağlanmış ve yine insanların lanetlendiği için bu hale geldikleri düşünülmüş.O çağdan bu çağa değişmeyen bir düşünce yine devam etmekte ne yazık ki…