Ursula Poznanski, Hain kitabında distopik bir dünyayı detaylı bir şekilde işlerken aynı zamanda karakter gelişimine de büyük önem verir. Ria, "İhanet Üçlemesi"nin ikinci kitabında sadece sistemden kaçan bir genç değil, aynı zamanda liderlik vasıfları gelişen ve kararlarının ağırlığını taşıyan bir karaktere dönüşür.
"Hain", gelecekte geçen, baskıcı ve gözetim altındaki bir toplumda yaşayan gençlerin hikâyesini anlatır. Kitabın başkahramanı, totaliter bir rejimin yönetiminde yaşayan ve sisteme sadık gibi görünen bir gençtir. Ancak bu düzenin gerçek yüzüyle karşılaştığında, hem kendi değerlerini hem de çevresindekilerin kim olduğunu sorgulamaya başlar.
Ana fikir olarak bireyin, doğru bildiği şey uğruna sisteme karşı durabilmesi çoğu zaman kişisel fedakârlıklar gerektirir konusu genç yetişkinlere hitap edecek bir şekilde işlenmiş. Kitapta kurulan distopik düzen, günümüz toplumlarına da göndermeler içerir. Gözetim, bilgi manipülasyonu ve bireyin bastırılması gibi unsurlar özellikle dikkat çeker. Poznanski’nin sade ama etkili diliyle yazılmış bu romanı, gençler kadar yetişkin okurlara da sistem, birey ve özgürlük kavramlarını sorgulatır. Nice okumalara. Bolca kitapla kalın..