Molière’in Hastalık Hastası adlı eseri, sağlıklı olduğu halde sürekli hasta olduğunu düşünen Argon adlı takıntılı bir adamın hikayesini anlatıyor. Argon, vücudunda en ufak bir şey hissetse hemen en kötü hastalıklara yakalandığını sanan çıtkırıldım bir karakterdir. Tüm hayatı, doktorlar, ilaçlar ve hastalıklar olmuş bir adamdır.
Bu yüzden tüm ev halkı onun bu hastalık takıntısından bıkmış usanmıştır. Argon’un küçük kızı Angélique, Cléante adında genç bir adama gönlünü kaptırmıştır ama Argon, kızının bu adamla evlenmesine razı değildir çünkü kendisine doktor olan bir damat düşünmektedir. Neden mi? “Kızımı bir doktora verirsem hem damadım olur, hem de bedavaya tedavi olurum.” kafasındadır. Yani hastalık hastası olmanın ekonomik çözümünü düşünmüş bir adamdır. :)
Lakin işler hiçte onun düşündüğü gibi gelişmeyecektir. Argon kızının bir doktorla evlenmesi için ne kadar kararlıysa kızı da sevdiği gençle evlenmek için babasından çok daha fazla yaratıcı planlar yapmaktadır. Evin içinde hizmetçilerde dahil olmak üzere sürekli curcuna çıkıyor, herkes farklı planlar yapıyor. Molière’in eserlerini okurken nedense aklıma komik Yeşilçam Filmleri geliyor. :)
Argon en sonunda şunu fark ediyor; asıl hastalığın insanın kendi kafasında kurduğu korkular olduğunu; sevgi, huzur ve insani ilişkilerin, doktorlardan ve ilaçlardan çok daha önemli olduğunu geçte olsa anlıyor. Hayat kısa o yüzden hiçbir şeyi abartıp hayatımızı korku paranoyasına çevirmemek lazım. Ben okurken Moli'cimin diğer eserlerinde olduğu gibi çok güldüm ve eğlendim. Gülmek ve düşünmek isteyen herkese tavsiye ederim.
Kitaba 8.1/10 puan veriyorum.
Hastalık HastasıMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20258,1bin okunma