“Elif Gibi Sevmek elime geçtiğinde aslında neyle karşılaşacağımı çok bilmiyordum. İsmi çok etkileyiciydi; Elif harfinin o zarif, dik ve sade duruşunu hatırladım hemen. Kitabı okudukça, yazarın aslında bize bir aşk hikâyesi değil, bir teslimiyet ve arınma hikâyesi anlattığını fark ettim.
Kitapta aşk, çok derin bir yerden ele alınıyor. Hikmet Anıl Öztekin, birine âşık olmanın ötesinde, Allah’a âşık olmayı, O’na sığınmayı ve O’nunla yol almayı anlatıyor. Bazı satırlarda yüreğim burkuldu, çünkü o saflıkta sevmenin ne kadar zor olduğunu düşündüm. ‘Ben acaba bu kadar içten sevebilir miyim?’ diye kendime sorular sordum.
Bazen yazıların dili bana fazla romantik, fazla süslü geldi; özellikle modern okuyucular için biraz ağır kaçabilir. Ama bir yandan da içimde bir huzur bıraktı. Okurken bir dua gibi, bir iç çekiş gibi hissettirdi bazı yerler. Özellikle yazarın doğrudan kalbimize seslendiğini düşündüğüm bölümler çok dokunaklıydı.
Kitabı kapattığımda elimde kocaman bir ‘şükür’ hissi kaldı. Hem aşk için hem de elimde olan, çoğu zaman farkına varmadığım güzellikler için. Eğer kalbin yorgunsa, biraz dinlenmek, biraz maneviyat solumak istiyorsan bu kitap seni sarıp sarmalıyor. Çok derin, çok temiz bir sevgi anlatılıyor içinde.”