·517 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Mayıs 2025 20:46 Bir Jack London kitabının daha sonuna gelindi. Sürekli öneri olarak karşıma çıkan ve mutlaka okunması gerektiği söylenen bir eser Martin Eden...
Nereden nasıl başlayacağımı bilmeden yazıyorum aslında. Kitaptan biraz bahsedecek olursak; hiç öğrenim görmemiş bir gencin sevdiği kadın için çok okuyup kendini geliştirerek yazar olma sürecini anlatır. Kahramanımız Martin kavgadan kurtardığı bir gencin evine, yemeğe davet edilir ve aşkı Ruth ile burada karşılaşır. Tabi ikisi arasındaki sınıf farkından çok bahsedilir. Ruth kendini geliştirmiş, okumuş, nezaket sahibi bir kişiyken Martin ona kıyasla okumayan, kitapta da sıkca bahsedildiği üzere daha yabani bir karakter olarak işlenmiştir. Ta ki Martin'in içindeki hisler kendisini değiştirene kadar. Burjuva sınıfında olan Ruth'a ulaşmak için kendini çok geliştirmiş, çok okumaya başlamıştır. Edebiyat, fen, biyoloji, felsefe vb. alanlarda birçok okuma yapmıştır. Kendi çapında hikayeler, şiirler yazarak burdan geçimini sağlamak istemiştir. Zamanla Ruth Martin'e aşık olmuş ondaki bu değişimi görmezden gelememiştir. Onunla bir gelecek düşünse de bazı şüpheleri vardır. Martin'in yazarlık gibi kazancı olmayan işlerle uğraşmamasını istemiş ,yazdıklarını yeterli bulmamıştır. Bir mevki sahibi olmasını düzenli bir geliri olmasını istemiştir, tüm çevresinin istediği gibi. Martin hiç yılmadan sürekli hikayeler yazmış, yayınevlerine tekrar tekrar gönderdiği her postası red yiyerek geri gelmiştir. Tabi bu süreçte yaşadığı maddi zorluklar ve imkansızlıklar onu yazmaktan alıkoymamış, hikayelerinin birgün hakettiği değeri alacağı inancını asla kaybetmemiştir. Hikayenin gidişatına göre başta her ne kadar aşk hikayesi, sevdiği kadın için değişmeye karar vermesi olarak düşünsemde aslında gerçek başkaydı. Martin başardı, başardı ama sonrasında kendini hiçbir yere ait hissedemedi. Ne geldiği alt sınıf insanlardandı ne de burjuvadakiler gibiydi.
Martin Eden muzip bir gencin aşk hikayesini değil, büyük bir başarı öyküsünü anlatır.
Peki kitabın sonuna ne demeli. Spoiler vermeyeceğim tabi. Ters köşe sonları hep sevmişimdir. Kitabın sadece sonu değil okuyanı da bitmiştir...