Albert Camus’nün Düşüş adlı romanı, varoluşçuluk ve insanın içsel sorgulaması üzerine derin bir felsefi metindir. Kitap, eski bir avukat olan Jean-Baptiste Clamence’in, Amsterdam’daki bir barda bir yabancıya hitaben yaptığı tek taraflı uzun konuşması şeklinde yazılmıştır.
Tek kişilik iç monolog tarzında yazılmıştır.
İnsan doğasının ikiyüzlülüğü, suçluluk duygusu ve özgür irade sorgulanır.
Camus’nün “saçma” felsefesi bu kitapta da güçlü şekilde hissedilir.
Kısa ama yoğun felsefi bir yapıtaş niteliğindedir.