Victor Hugo ve Notre Dame'ın Kamburu
19. yüzyılın başlarında Paris şehir planlamacıları, Notre Dame Katedrali'nin bakımsızlığından ötürü katedrali yıkmak istemiştir. Victor Hugo, halkın ilgisini katedrale çekmek ve yıkılmasını önlemek için yaklaşık altı ay gibi bir süre içinde bu romanı yazmıştır. Roman, 15. yüzyıl Fransası'nda geçmektedir. Kitap, 11 ana bölüme ayrılmış ve her bölüm ayrı bir kitap olarak isimlendirilmiştir.
!Spoiler Uyarısı! "İlk olarak Üçüncü Kitap bölümünü değerlendirmemin sebebi, bu bölümün kitabın en zor bölümü olduğunu düşünmem. Kitabı okumadan önce incelemeyi okuma fırsatı bulan okuyucuların, bu bölümdeki tavsiyelere uyması halinde kitaptan daha fazla keyif alacağını düşünüyorum."
Üçüncü Kitap bölümünden sonrası spoiler içermektedir.
Katedralin duvarında yer alan ve kitabın kaleme alınmasını sağlayan bir kelime:
ANAΓKH – "Kader"
Gelelim romandaki önemli karakterlerin Victor Hugo tarafından yazılmış kaderlerine…
Üçüncü Kitap (113-148. sayfa)
Notre Dame ve Kuşbakışı Paris kısımlarını barındıran bu bölüm, yazarın kaleminin ne kadar kuvvetli olduğunu gösterse de okuyucuyu hikayeden koparıyor.
Uzun uzadıya tasvir edilen katedral ve dönemin Paris’i zaman zaman sıkıcı olabiliyor. Mimarinin ve katedralin şehir için önemi çok güzel anlatılsa da günümüz okuyucusuna pek hitap edeceğini sanmıyorum.
Naçizane tavsiyem, bu bölümü okumakta zorlanıp kitaptan kopmaktansa, Notre Dame Katedrali’ni sanal tur ile ziyaret edebilir, Notre Dame ve Paris hakkında kısa bir belgesel veya video izleyerek bu bölümü okumamış olmanın getirdiği eksikliği telafi edebilir ve kitaba keyifle devam edebilirsiniz.
Kitabı yarım bırakan çoğu okurun bu bölümde bırakmış olduğuna eminim, ama bunu ispatlayamam.
Bölümde altını çizdiğim tek cümle:
“Halk söküp almadıkça, kral ayrıcalıklarından vazgeçmez.”
Birinci Kitap (3-55. sayfa)
"Krallar Günü ve Deliler Bayramı" için yazılmış, Adalet Sarayı'nda sergilenen Meryem Ana’nın Adaleti adlı oyun ve oyun yazarı Pierre Gringoire ile tanışıyoruz.
Tiyatro oyunu, ilk olarak bir dilencinin rol çalmasıyla sabote ediliyor. Ardından gelen aksilikler, Bourbon Kardinali ve heyetinin salona girişi ve takdim edilmeleri oyunun defalarca kesilmesine neden oluyor.
Son olarak, Jacques Coppenole’un dini temsili beğenmemesi ve önerisiyle Deliler Papası 'nın Gent’te uygulanan yöntemle seçilmesi için oyun yarım kalıyor.
Yönteme göre yarışmaya katılan herkes sırayla başını bir delikten çıkartıp yüzünü elinden geldiğince çirkinleştirecek numaralar yapacak ve en çirkin olan kişi alkışlarla Deliler Papası olarak seçilecektir.
Hilkat garibesi olan Quasimodo, yüzünü çirkinleştirmek için herhangi bir numaraya ihtiyaç duymadan Deliler Papası olarak seçilir. Halk, kendisine aradığı eğlenceyi, uygun oyuncağı ve papasını bulmuştur.
Coppenole’un “Hayatımda gördüğüm en muhteşem çirkinsin” ( s. 51) dediği Quasimodo’nun bir de çan çalmaktan dolayı sağır olduğunu öğreniriz.
Bütün bu olanlardan sonra, oyunun en azından kalan seyirciler tarafından izleneceğini düşünen Pierre Gringoire, penceredeki seyircilerden birinin “Esmeralda meydanda!” sözleriyle bir kez daha hayal kırıklığına uğrar.
İkinci Kitap (57-111. sayfa)
Tiyatro gösterisi başarısızlığa uğramış olan Gringoire, ev sahibine olan borcundan dolayı evine gidememiştir. Şenlik ateşinden faydalanmak ve birkaç lokma bir şeyler yiyebilmek umuduyla Grève Meydanı'nın yolunu tutmuştur.
Meydanda, kalabalığın arasında İnsan mı? Peri mi? Yoksa bir melek mi? olduğuna karar veremediği güzeller güzeli Esmeralda’yı görür. Ancak Esmeralda’nın bir çingene olduğunu fark edince hayalleri suya düşer…
Esmeralda dans gösterisini tamamlamış, sahne sırası sevimli dostu, keçisi Djali'ye gelmiştir. Djali, sahibinin öğrettiği numaralarla saat, gün, ay gibi sorulara doğru cevaplar vermiş, taklit konusundaki hünerlerini de sergileyince büyük bir coşkuyla alkışlanmıştır.
Esmeralda vakit kaybetmeyip tefiyle kalabalığın bu coşkusunu nakite çevirmiş, bahşişleri toplamıştır. Bütün bu olup bitenlerin “büyücü işi” olduğunu düşünen bir rahip ve çingeneleri görmekten hiç hazzetmeyen Tour-Roland münzevisinin çatlak sesleri de duyulmaktadır elbette.
Adalet Sarayı’ndan ayrılan Deliler Papası kortejinin yolu Grève Meydanı'na düşmüş, korteje dilenciler, sokak çocukları, yetimler, muhbirler ve hırsızlar da katılmış, eğlence doruk noktasına ulaşmıştır. Tüm gözler Deliler Papası 'nın üzerindedir. Quasimodo’nun elinden yaldızlı asayı alıp bu eğlenceye son veren ise Başdiyakoz olmuştur.
Kalabalık, Quasimodo’nun bu adamı parçalamasından veya ona zarar vermesinden endişe ederken, kamburun bu adam karşısında güçsüz kalışına ve ona olan bağlılığına, sadakatine şahit olmuştur.
Eğlencenin sona ermesiyle Gringoire, tesadüfen Çingene Kızı ile aynı caddeye girmiş ve onu takip etmeye başlamıştır. Açlık ve çaresizlik, çingeneler hakkındaki düşüncelerini değiştirmiştir.
Daha önce “Bu bir çingene kızı” ( s. 64) diyerek gözünden düşen Esmeralda’dan bu kez medet umuyor, “Çingenelerin iyi yürekli insanlar olduğunu” ( s. 74) düşünüyordur.
Sokağın dönemecinde Esmeralda’yı gözden kaybeden Gringoire, genç kızın çığlıklarını bastırmaya çalışan iki adamın kolları arasında kıvrandığını görür. Quasimodo’nun gücüne karşı koyamayan Gringoire, aldığı darbeyle sersemleyip yere yığılmıştır.
Genç kızın imdadına yetişen “Sefiller, olduğunuz yerde kalın ve o 'yosmayı' serbest bırakın!” diye bağıran ses, kralın okçular birliğinin yüzbaşısı Phoebus de Châteaupers’e aittir.
Bu kargaşada Gringoire bir köşeye savrulmuş, Başdiyakoz ortadan kaybolmuş, Esmeralda kurtarılmış, Quasimodo ise tutuklanmıştır.
Gringoire kendine geldikten sonra sığınacak bir yer aramış ve dolaştığı caddeler ile sokaklar onu, kötürümlerin, dilencilerin, tek gözlülerin ve cüzzamlıların hükümranlık sürdüğü Mucizeler Sarayı'na çıkarmıştır.
Çapulcular Krallığı 'nın sınırlarını ihlal etmenin cezası idam edilmektir.
Bu cezadan kurtulmanın tek yolu vardır:
"Geleneklerimize göre, bir erkeği asmadan önce onu isteyen bir kadın olup olmadığını sormamız gerekir. Arkadaş, bu senin son şansın! Bir çapulcu kadınla evleneceksin ya da asılmayı tercih edeceksin." ( s. 98)
Pierre Gringoire’un imdadına yetişen ve onu koca olarak kabul eden kişi Çingene Kızı olmuştur.
Ne var ki bu evlilik, bir formaliteden ibarettir; sevginin değil, merhamet duygusunun sonucudur.
Esmeralda, Pierre Gringoire ile sohbet ederken, sevebileceği erkeğin "kendisini koruyabilecek olmasından, başında miğferi ve elinde kılıcı olması gerektiğinden" bahseder.
Bu nitelikleri taşıyan kişi ise Phoebus de Châteaupers’ten başkası değildir.
Dördüncü Kitap (149-174. sayfa)
Kaderin, küçük bir canavara, sakat bir maymuna benzetilen terk edilmiş bir çocuk ile çocukluğundan beri ailesi tarafından din adamı olmaya teşvik edilmiş bir adamı buluşturması…
Annesi ve babasını veba salgınında kaybeden ve “küçük bir kardeşi sevmenin kişinin tüm benliğini doldurabileceğini düşünen” ( s. 156) bir ağabey…
Claude Frollo, ölmesi halinde kardeşinin de böyle bir duruma düşebileceği düşüncesiyle terk edilmiş olan küçük canavarı evlat edinir ve ona Quasimodo ( Paskalya'dan sonraki ilk pazar - sözde insan görünümlü) adını verir.
Ona konuşmayı, okumayı ve yazmayı öğretir ve nihayetinde kiliseye zangoç yapar.
Quasimodo ise efendisine derin bir bağlılık duymakta ve başdiyakozu “bir köpeğin sahibini sevebileceğinden daha çok sevmektedir” ( s. 167)
Beşinci Kitap (175-201. sayfa)
I. Abbas Beati Matini:
Bu kısımda genel olarak Claude Frollo’nun simyaya olan tutkusundan ve merakından bahsediliyor.
II. Bu Şunu Öldürecek:
Mimari, Gutenberg’e kadar temel ve evrensel yazıyı temsil ederken, Gutenberg’in matbaayı icat etmesiyle insan düşüncesinin varlığını sürdürmek için daha kalıcı ve dayanıklı olmasının yanı sıra, aynı zamanda daha sade ve kolay bir yöntem bulunmuş olduğu anlatılmaktadır.
Bu bölümün kendine ait bir tadı, ayrı bir lezzeti var.
Altıncı Kitap (203-251. sayfa)
Elbette, bir genç kızı kaçırmaya çalışma girişimi cezasız kalmayacaktır.
Bir sağır, başka bir sağır tarafından yargılanır. Mahkeme, zangoça teşhir direğinde bir saat boyunca kamçılanma ve çark cezası verir. Ayrıca, bir saat de teşhir meydanında bekleme cezası uygulanır.
Fare Deliği:
Bu bölümde Paris sokaklarında dolaşan üç kadını ve onların sohbetleri aracılığıyla Fare Deliği olarak adlandırılan hücrenin şimdiki sakini Paquette-la-Chantefleurie ile tanışıyoruz.
Çingeneler, yıllar önce Paquette-la-Chantefleurie’nin küçük kızı Agnes’i kaçırmış ve onun yerine canavarı andıran küçük bir çocuk bırakmışlardır. Agnes’ten geriye kalan tek şey bir patik olmuştur.
Küçük canavar ise Notre Dame Katedrali’nin önündeki Terk Edilmiş Çocuklar Yatağı'na gönderilmiştir. Münzevinin çingenelerden bu kadar nefret etmesinin sebebi, çingenelerin çocuğunu kaçırmış olması kadar, onların çocuğunu yediğine inanmasıdır.
Teşhir direğinde kamçılanan Quasimodo bitkin düşmüş ve cezasının ikinci kısmını, bekleme cezasını çekmeye başlamıştır. Halk ona küfürler savuruyor, hakaretler ediyor ve taş yağmuruna tutuyordur.
Claude Frollo bile Quasimodo’yu bu halde görmesine rağmen kayıtsız kalmış, başını önüne eğip yolunu değiştirmiştir ( s. 248).
Quasimodo’nun kalabalıktan çaresizce "su" istemesi alaylarla ve hakaretlerle karşılık bulmuştur.
Kalabalığın arasında dün kaçırmaya çalıştığı 'Çingene Kızı'nı görmesi, çektiği fiziksel acının ve susuzluğun üzerine bir de utanç duygusunu eklemiştir.
Çingene kızının intikamını almasını beklerken, kurumuş dudaklarına uzatılan bir matara ile susuzluğu son bulmuştur.
Yedinci Kitap (253-326. sayfa)
Prensesin evliliği nedeniyle kendisine eşlik edecek heyete katılmak için can atan kızların olduğu bir ev… Güvenlikleri için görevlendirilen kralın okçular birliğinin yüzbaşısı Phoebus de Châteaupers.
Phoebus ile kuzeni Fleur-de-Lis arasında bir nişan planlanmaktadır.
Evdeki bu neşeli heyet, kaldırımda dans eden genç kızın büyüsüne kapılır. Fleur-de-Lis, kuzeninin iki ay önce gece nöbetinde bir çingene kızını kurtardığını hatırlamaktadır. Avluda dans eden kızın o kız olabileceğini düşünür.
Phoebus’un Esmeralda’yı keçisi sayesinde tanıması üzerine, Fleur-de-Lis kendilerini eğlendirmeleri için Phoebus’tan çingene kızını çağırmasını ister.
Esmeralda, Phoebus’un çağrısına karşılık vererek keçisi Djali ile birlikte eve gider. Küçük dostu Djali’nin oyuncak harflerle PHOEBUS yazmasıyla Esmeralda’nın sırrı açığa çıkmıştır.
Claude Frollo, Pierre Gringoire’u Esmeralda’nın yanında görmüş, çingene kızı hakkında konuşmuş, kızın iki ay içinde keçisine PHOEBUS yazmayı öğrettiğini öğrenmiş ve bu ismin ardındaki gizemi araştırmaya koyulmuştur.
Bu ismi tesadüfen kardeşi Jehan’ın yanında bulur. İkiliyi takip eder ve Phoebus’un kardeşiyle olan konuşmalarından Esmeralda ile buluşacağını öğrenir.
Jehan ve Phoebus, randevu saatine kadar içerler ve eğlenirler. Sarhoş olan Jehan bir köşede sızarken, Frollo ise Phoebus’u takip etmeye devam eder.
Phoebus takip edildiğini fark eder. Claude Frollo, düşüncelerinde yanılıp yanılmadığını görmek ve olayların nereye varacağını anlamak için Phoebus’u durdurmaz, hatta ona oda tutması için para bile verir.
Aralarında anlaşırlar. Başdiyakoz, Phoebus’un yardımıyla gizlenir ve olan biteni izlemeye başlar.
Esmeralda, masum duygularıyla Phoebus’un davetine karşılık verir. Ancak Esmeralda, Phoebus’un şehvet peşinde olduğunu, kendisini değil de anlık hazlarını önemsediğini fark edemez.
Buna rağmen, Phoebus’un “metresi, eğlencesi, keyfi olmaya, ona ait bir kız olmaya hevesli ve razıdır” ( s. 325).
Frollo, Phoebus’un Esmeralda’nın masumiyetine el uzatmaya kalkıştığını görünce gizlendiği yerden çıkar, bir hançer ile Phoebus’u yaralayıp ortadan kaybolur.
Sekizinci Kitap (327-383. sayfa)
Frollo’nun kaçmasıyla birlikte bütün suç Esmeralda’nın üzerine kalmıştır.
Gringoire, tesadüfen Esmeralda’nın yargılanmasına tanık olur.
Mahkeme heyeti, bütün bu olup bitenin “büyücülük işi” olduğuna inanmaya meyillidir. Onların bu inancını, Djali’nin meydanlarda sevimli bulunan numaraları güçlendirir. Saati bilmesi, taklit yapması ve son olarak oyuncak harflerle PHOEBUS yazması, yeterli kanıt olarak kabul edilir.
Ancak Esmeralda, suçlamaları reddetmektedir. Suçlamaları ısrarla reddettiği için mahkeme, işkenceye alınmasına karar verir.
Esmeralda işkenceye dayanamaz ve tüm suçlamaları kabul eder. Cezası verilir:
Notre Dame’ın cümle kapısının önünde kefaret sunacak ve ardından Grève Meydanı’nda, keçisiyle birlikte asılacaktır.
Frollo, idamdan önce Esmeralda’yı zindanda ziyaret edip aşkını itiraf eder. Ancak karşılık bulamayan rahip, Esmeralda’yı zindanda bir başına bırakır.
Kefaret için Notre Dame’ın cümle kapısına getirilen Esmeralda’yı idam edilmekten kurtaran,“Sığınak hakkı”nı (s. 396) kullanmasını sağlayan kahraman bir matara su verdiği Quasimodo olmuştur.
Quasimodo birden ortaya çıkmış, Esmeralda’nın yanındaki iki celladı etkisiz hale getirmiş ve Esmeralda’yı kaçırarak “Sığınak!” diye zafer nidaları atmıştır.
Dokuzuncu Kitap (385-420. sayfa)
Esmeralda, Quasimodo’nun şimdilik güvenli olan sığınağında saklanmaktadır. Quasimodo, ona kendi yemeklerini ve şiltesini vermiştir.
Frollo, Esmeralda’nın asılmadığını öğrenmiş ve ondan merhamet ile sevgi dilenmek için katedraldeki sığınağına gitmiştir. Ancak merhamet ve sevgi istekleri karşılık bulmayınca ona zorla sahip olmaya çalışır.
Quasimodo, Esmeralda’ya ihtiyacı olduğunda çalması için verdiği düdüğün sesini duyarak harekete geçer. Esmeralda’nın üzerindeki gölgeyi “Kızın üzerine kan sıçramasın” (s. 419) diyerek dışarı çıkartır.
Karanlıkta fark edemediği gölgenin, ay ışığıyla efendisine ait olduğunu gören Quasimodo, sevgi ile sadakat arasında kalır.
Artık roller değişmiş; Frollo güçlü, Quasimodo ise güçsüz durumdadır.
Quasimodo, başdiyakoza zarar vermez ancak Esmeralda’ya dokunabilmesi için önce kendisini öldürmesi gerektiğini söyleyerek hayatını ortaya koyar.
Onuncu Kitap (421-500. sayfa)
Başdiyakoz, Pierre Gringoire ile karşılaşır.
Esmeralda’nın idam cezasından kurtulabilmesi için Gringoire’a, Esmeralda ile yer değiştirmesi gerektiğini anlatır. Esmeralda’nın daha önce onun hayatını kurtardığını, şimdi ise Gringoire’un Esmeralda’nın hayatını kurtarması gerektiğini, bunu ona borçlu olduğunu söyler. Ancak Gringoire’un yaşama isteği ağır basar. Esmeralda ile yer değiştirmek yerine pazarlığı başkalarının hayatı üzerinden yapar ve Mucizeler Sarayı sakinlerinin hayatını ortaya koyacağı bir planı Frollo’ya anlatır.
Abisinden para koparabilmek için sürekli abisini "serseri" olmakla tehdit eden Jehan, sonunda muradına ermiş ve Mucizeler Sarayı’nın bir ferdi olmuştur.
Gringoire, Mucizeler Sarayı sakinlerini Esmeralda’yı kurtarmak için ayaklanmaya ikna eder.
Çingeneler ordusu, Notre Dame Katedrali'nde tutsak hayatı yaşayan kardeşlerini kurtarmayı hedefler. Bu esnada katedrali yağmalama fırsatını da değerlendirmek isterler.
Quasimodo, bu kalabalığın çingene kızına karşı bir saldırı olduğunu düşünür.
Çingeneler kapıyı kırmaya çalışırken Quasimodo karşı saldırıya geçmiştir.
- Fırlattığı kalas ile on kadar dilenciyi ezmiş,
- Yaktığı ateşle çatının kurşun tabakalarını eritmiş, oluklarla akıtarak bir lav şelalesi oluşturmuştur.
Merdiven dayayıp katedralin içine girmeyi başaran ilk kişi olan Jehan, içeride Quasimodo’nun korkunç yüzüyle karşılaşır. Cansız bedeninin dışarıya savrulması çok zaman almamıştır.
Fransa Kralı XI. Louis, Notre Dame’a yapılan bu ayaklanmayı kendisine karşı bir tehdit olarak algılamış ve emrindeki birlikleri ayaklanmayı bastırmaları için görevlendirmiştir.
Kral, bu ayaklanmanın etkisiyle “Sığınak Hakkı”’nı da yok saymış ve bunun için Meryem Ana’dan bağışlanmayı dilemiştir.
Quasimodo, kralın askerlerinin yardımına gelmesiyle zafer sevinci yaşayıp Esmeralda’nın hücresine girdiğinde içeride kimsenin olmadığını görmüştür.
On Birinci Kitap (501-547. sayfa)
Gringoire’un planı işe yaramış, bu kargaşadan faydalanarak arkadaşı ile birlikte Esmeralda’yı kaçırmıştır. Esmeralda’yı tepeden tırnağa siyahlara bürünmüş olan arkadaşı ile bırakmış, kendisi Djali ile birlikte gözden kaybolmuştur.
Frollo, Esmeralda’yı çekiştire çekiştire Grève Meydanı'na götürdükten sonra genç kızdan bir tercih yapmasını ister:
Ya kendisiyle olacaktır ya da darağacına gidecektir.
Esmeralda’nın yanıtı:
"Darağacı beni sizin kadar korkutmuyor."olmuştur.
Bu yanıttan sonra Frollo, Esmeralda’yı intikamını alsın diye Tour Roland münzevisi - Madam Gudule’ye teslim eder.
Madam Gudule’nin güçlü pençelerinden kurtulamayan Esmeralda çareyi konuşmakta bulur.
"Ben size ne yaptım?"
Münzevi, bu soru üzerine yıllar önce başından geçenleri anlatır.
Esmeralda’nın yalvarmalarına rağmen onu bırakmaz. Esmeralda kendini yere bırakır ve:
"Ne yazık! Siz çocuğunuzu arıyorsunuz, bense anne ve babamı."
Münzevi, çingene kızına küçük yavrusundan kalan patiği gösterir.
Patiğin diğer eşinin Esmeralda’nın muskasından çıkmasıyla anne-kız kavuşur.
Kralın askerleri, münzevinin çingene kızını sakladığını fark eder.
Münzevi, kızını vermemek için elinden geleni yapsa da, askerlerin sertçe itmesi sonucu başını çarpıp ölür.
---
Quasimodo, kilisenin her yerini arasa da genç kızdan bir iz bulamaz.
Katedrale giren Claude Frollo’yu takip eder.
Frollo’nun çan kulesinin korkuluğundan Grève Meydanı’nı izlediğini görür.
Quasimodo, Grève Meydanı’nda Esmeralda’nın asıldığını görür.
Claude Frollo’nun şeytani gülüşünü fark eden Quasimodo, efendisini uçuruma iter.
O günden sonra Quasimodo ortadan kaybolur.
Onu son olarak bir mezarlıkta, başka bir iskelete sarılmış olarak bulurlar. Bu iki iskeleti birbirinden ayırmaya çalıştıklarında ise iki iskelette toz olur.
-------------------------------------------------------------------
Yazarın "sevgili okuyucum, okuyucularımız bilirler ki,phoebus'tan daha zeki olduğunu düşündüğümüz okuyucumuzun" gibi okuyucuya hitap ettiği, dördüncü duvarı yıktığı yerler hikaye ile bütünleşmemi, romandaki dünyaya dahil olmamı zorlaştırdı.
Gringoire'un Mucizeler Sarayında yaşadıkları,Djalinin gösterileri ( Taklit yapmaları ve özellikte oyuncak harflerle PHOEBUS yazması), Madem Gudule ile Esmeralda'nın Anne-Kız çıkması,patik hikayesi..
Bütün bu olanlar bana abartılı ve yeterli inandırıcılıkta gelmedi.
Bu bölümleri okuduktan sonra "kandırılmış" hissettim. Sanki Vıctor Hugo
"Romanın asıl amacının katedrali kurtarmak"düşüncesini olduğunu okurlara da hissettirmek istemiş gibi..
Bazı bağlantılar,detaylar,olay örgüleri geçiştirmek için yazılmış gibi...
-------------------------------------------------------------------
Sevmek sahip olmak mıdır?
Frollo Esmeralda'yı elde etmek istemiş hatta bunu o kadar çok istemiştir ki :
Esmeralda'ya kendisi ya da darağacını seçmesi için iki seçenek sunmuş, onu bir başkasıyla görmektense ölmesini istemişti...
onu yüzbaşının kolları arasında görmektense celladın elleri arasında can vermesini tercih ederdi. (387.s.)
Phoebus Esmeralda'yı ilk gördüğünde,kurtarırken "-Sefiller, olduğunuz yerde kalın
ve o yosmayı serbest bırakın!"diye seslenmiştir. Phoebus için Esmeralda her zaman hafifmeşrep bir kız,bir yosma olarak kalmıştır. Sokakta yanına yaklaşmasını istemez.
"Bu kızın sokakta yanıma yaklaşmasını istemiyorum (307.s.)" hatta Esmeralda'nın kitap boyunca adını bile bir kere doğru söyleyemez. "Beni dinleyin sevgili Similar'ım...
Esmenarda'm... (321.s.) Buna rağmen Esmeralda, Phoebus'un niyetini hiçbir zaman anlayamaz hatta “metresi, eğlencesi, keyfi olmaya, ona ait bir kız olmaya hevesli ve razıdır” ( s. 325), kendisine "bana Goton diye hitap edebilirsiniz"diyecek kadar gururunu ayaklar altına almıştır.
Bir tarafta kendisini hastalıklı bir sevgiyle seven bir rahip diğer tarafta ise kendisinin hastalıklı bir sevgi ile sevdiği okçular birliğinin yüzbaşısı...
Peki Quasimodo?
Quasimodo ise çirkinliğinin onu korkutmaması,rahatsız etmemesi için dikkatli davranır. "Sizi korkutuyorum.Çok çirkinim,öyle değil mi? (399.s.) , "Bakın,duvarın arkasına geçtim.Gözlerinizi yeniden açabilirsiniz.(401.s.)"
Frollo ve Phoebus, Esmeralda'yı elde etmek,ona sahip olmak istemiştir.
Quasimodo,Esmeralda'nın kendisini sevemeyeceğini bilerek onu sever.
Ama sevgisi zehirli değildir, onu elde etmek için hırsla yanıp tutuşmaz.
Onun mutluluğu için yüzbaşını çağırmayı bile dener. "-Onu çağırmamı ister misiniz? (408.s.)" Buna rağmen yaranamaz. Esmeralda üzülmesin diye Phoebus'un gelmediğini söylemez de "Onu bulamadım.(413.s.) "der.
Esmeralda ise bu kalbi cüretkarca "Defol git! (413.s.)"diyerek kırar.
Ne demiş Freud "Sevildiğinden emin olunca, insan ne kadar da cüretkar oluyor."
O sözden sonra Quasimodo , Esmeralda'nın yanına bile yaklaşmaz. Çünkü Esmeralda ölürse yaşayamayacak kadar sevmektedir. "Sizi öldürürler, o zaman ben de ölürüm.(399.s.)" Ne var ki öyle de olur. Esmeralda ölünce ona kavuşabilir. Aynı zamanda ölmeseler bile Esmeralda öldükten sonra Quasimodo'da aslında ölmüş,Esmeralda'nın iskeletine sarılarak ölümü beklemiştir.
Sevmenin sahip olmak olmadığını,sevginin gerektiğinde vazgeçebilmek olduğunu ispatlar.
Quasimodo'yu diğerlerinden ayıran şey "sevgisinin güzelliği"dir.
İncelemenin adı " Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? " Victor Hugo'nun "AĞLAMAK İÇİN GÖZDEN YAŞ MI AKMALI?" şiirinden bir alıntıdır.
Şiiri incelemenin sonuna ekliyorum.
Düşünülmesi Gereken Sorular
-Sevmek sahip olmak mıdır?
-Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
-Quasimodo,Esmeralda'yı korumak için onlarca insan öldürür.. Quasimodo'ya "iyi"diyebilir miyiz? (Sonuçta Quasimodo,Esmeralda'nın suçlu olup olmadığını bilmez. Neden asılacağını bilmemektedir. Esmeralda'nın suçlu olma ihtimali de vardır buna rağmen suçlu olup olmamasına dikkat etmeksizin ona zarar gelmesin diye onlarca insana zarar verir.)
Amacım şeytanın avukatlığı değil ama;
-Esmeralda'yı kendisine bir matara su verdi diye bu kadar çok sevebilen Quasimodo, kendisine okumayı,yazmayı öğreten ve sahip çıkan efendisini hatta onun kardeşi Jehan'ı canice öldürebilmiştir. Quasimodo vefasızlık mı etmiştir?
Frollo, Quasimodo'yu evlatlık edinmekle iyilik mi yapmıştır?
Yoksa çıkarları için mi evlat edinmiştir?
"bu iyiliğin gelecekte küçük Jehan'ın işleyeceği günahları bağışlayacağını düşündü. Bu kardeşi günün birinde cennete ayakbastı parası bulma sıkıntısı çekmesi halinde onun adına yapılmış bir hayır işleri yatırımıydı (158.s.)"
Benim için bunlar üzerine düşündüğüm ama net cevaplar veremediğim sorular oldu.
Galiba "İyiyi,kötüyü,doğruyu ve yanlışı olayların hangi tarafında olduğumuz belirliyor."
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
VICTOR HUGO