Puan vermedi·352 syf.··
2025 3. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2025 19:51
Dokunmadan, “Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan” diye başlayan ve “…dönen yok seferinden“ diye biten sessiz bir geminin hikayesi. Bu iki alıntı arasında yaşamaya çalışan biz insanoğlundan herhangi biri Adalet. O kadar istiyor ki bir hikayesi olsun; “garantili zaferler değil, küçük bir ihtimalin serinliği uğruna yola çıkıyor”. Birbirini sevmeyen bir ebeveynin çocuğu olarak büyüyor, öyle ki ne sevildiğine inanıyor ne de sevilebileceğine. Dünyanın sancılı ağrılarıyla kulağını dolduran rüzgardan da kaçamıyor. Her şeyi görüyor, duyuyor ve susuyor. Dokunamıyor, dokunmayı bilmiyor. Sanıyor ki ilk günahın affını dilerse bir yerden başlamış olacak. Bütün bu seyrüsefer içinde neyse ki Hülya var diyorum. Ne kadar sadık ne kadar vefakar bir dost. Fakat sonradan öğreniyorum ki Adalet’in Hülya’sı hem gerçek değil hem de onun değil. Sonra Sadi Seber geliyor, nihayet diyorum artık biri var Adalet’in yanında. “İnsan bazı bedelleri ömür boyu ödemek istemiyor. Tek başına bir şey değil, kendisinden büyük bir şeyin parçası olmak istiyor bazen. Ummanın damlası, başağın buğdayı, ağacın dalı, hatta dalın çıtırtısı…” Sonra içimi bir korku alıyor ya o da bir yanılsamaysa… Meğer Adalet de benimle aynı hisleri paylaşıyormuş. Derken Sadi Seber de hisleri de en sahicisinden çıkıyor, dokunuyor kalbine. Artık daha cesur bir Adalet görüyoruz, sessiz kalmayan, dokunabilen. Biraz daha zamanı olsaydı Sadi Seber de bundan nasibini alacaktı. Fakat son sözü söyleyen Hülya oluyor: “İşte bu da senin hikayendi. Artık üzülme, geçti.”
Edebiyat & Roman
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,5bin okunma
·
162 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.