Herkes adaleti arar. Kimi mahkemelerde, kimi dualarda... Ama Leah onu kanla yazıyor.
Kurbanların çığlıklarının duyulmadığı bir dünyada, Leah onların sesi değil bizzat intikamı. O bir piyanist değil yalnızca, o adaletsizliğin notalarını kanla çalan bir virtüöz.
Parmaklarıyla hayat verirken müziğe, aynı parmaklarla ölüm imzası atıyor sapıklara, katillere, canilere. O, karanlığın içinde doğmuş ama onu dizginlemeyi başarmış bir güç. O, yargıcın olmadığı yerde ceza kesen bir melek, ama kanatları yok. Sadece parmakları ve vicdanı var, ve onlar her zaman ölümcül.
Liam, kurallara sadık bir FBI ajanı, ama bir ceset ve geriye kalan gizemle karşılaştığında, olayların sadece görünen yüzü olmadığını fark ediyor. Ceset ve ben buradayım diye bağıran deliller... Ve o, tek başına, olayın peşini bırakmamaya kararlı. Bu, sadece katili bulma meselesi değil; aynı zamanda doğruyu ve yanlışı bulma mücadelesi.
Bir tarafta intikam için her şeyi riske atan bir kadın, diğer tarafta doğru bildiğini yapmaya çalışan bir adam var.
Okurken, adaletin ne olduğuna dair düşündüren bir savaş...
Kurgusu hızlı, dili keskin, karakterleri baştan çıkarıcı. Leah’a hayran kalmamak mümkün değil. Karanlıkta bile dimdik duran bir figür gibi. Tek kelime ile bayıldım. Seri katilleri avlayan bir katili kim sevmez ki! Bu kişi bir de melekler kadar güzel bir kadınsa. Ve polisle işbirliği mi? Yok daha neler diye diye okudum. Yazar gerçekten şaşırtmayı başardı. Ama işbirliği yaptığı kişinin hiç olmayacak biri çıkmasına baya şok oldum.
Bu kitap, adaletin alternatif bir tanımı.
Sıradışı bir kurgu arayanlara, gönülden TAVSİYE...
Erica ile okunan bir güzellik daha...
•
Katillere ÖlümS.T. Ashman · Panama Yayınları · 202556 okunma