·256 syf.····Okunma: 02 Mayıs 2025 09:59 2010 Nobel Edebiyat Ödüllü Mario Vargas Llosa dan okuduğum dokuzuncu eser Masalcı.
Yazarımız bizi yazdıklarıyla Amazon ormanlarında soyu tükenmekte olan yerli kabilelerin yaşamına ortak olmaya götürmüştür.En dikkati çeken karakter elbette masalcı Mascarita yani Saul.Papağanı Gregor Samsa’yı da eklemek istiyorum çünkü kitabı okurken sürekli Saul’u yüzündeki o leke,kızıl saçları ve omuzunda papağanı ile hayal ettim.
Anlatıcımız Saul’u yıllar öncesinde tanır,sonrasında izini kaybettiren Saul baştan sona gizemli biri,okurken Fransa’ya gitme bursu kazanmasına rağmen babasını yalnız koymama bahanesine sığınarak reddeder ve yıllar sonra Filistin’e gittiğini söyleyerek ortadan kaybolur.
Saul ile olan konuşmalarını,onun yerliler hakkındaki fikirlerini,ilgisini merakını anlatır.Saul yerlilerin kendi haline bırakılması ve onların yaşadığı bölgeye dokunulmaması gerektiğini düşünür.Beyazlar tarafından batılılaştırılmaya çalışılan yerlilerin yeniden geleneksel yaşama dönmesini öngörür.Yerlilerin Amazondaki egemenlik hakkını tanımak,davetsiz gelen beyaz konukları kovmak tarih ve ahlak adına gereklidir der.
Kitabın ortalarına doğru masallar (gerçekler) dinlemeye başlarız.Ağaçların kanadığı günlerden,kendi özgürlüğünü kazanmak ya da duyabilmek için insana insan avlattırılan zamanlardan bahsedilir.
Anlatıcımız yıllar sonra işi gereği Machiguenga ‘lar üzerine bir yayın düzenlemek ister.Bu yıllarca kafasını meşgul eden bir durumdur zaten.Machiguenga’larla iletişim kurabilmek için dil bilimcisi Schneil den yardım ister.Araya giren zaman içerisinde fark eder ki Machiguengalar hakkaten değişim geçirmiştir.Eskiden kaderciliği seçen,yaralandıklarında tedaviyi reddeten ,yabancılara karşı çekingenlik ve güvensizlikleri aşırılık boyutunda olan bu insanlar,yerleşik hayata geçmiş ,toprağı işlemeyi ve hayvan yetiştirmeyi öğrenmişlerdir.Dillerine çevrilen İncil ve yerlilerin Kitabı Mukaddes Okuluna gönderilip rahip yapılması ile kültürlerinin yok edilme süreci içerisindeydiler.Katolik misyonerlerin,antropologların ve etnologların bunda payını fazlasıyla hissederiz.Batılılaşma ve hristiyanlaştırmanın hızla ilerlemekte olduğu bu durum yerli halk için gerçekten iyi bir durum mudur, sorgulama başlarız bizlerde de okudukça.
Değişime uğrayan Machiguengalarda yine de inançlara bağlılık ve vazgeçemedikleri kültürlerinin ortak noktası görülür bu bir sır gibi sakladıkları masalcılardır.İzini kaybettiren Saul bu noktada karşımıza çıkacak mı okuyup kararı siz verin.Kitapla ve sevgiyle kalınız.