Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 15 dk.
Sayfa Sayısı:
256
Basım Tarihi:
Haziran 2024
İlk Yayın Tarihi:
1987
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
El Hablador
ISBN:
9789750751851
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2025 14:16
Bu yol nereye gider bilmem ama yürüyorum işte. Eski inanışta kötü bir durum oluyorsa bu yürümekten vazgeçilmesinden, durulmasındanmış. Burada yazar büyük bir mülkiyet eleştirisi yapıyor. Bir yerde uzun kalmak insanı yozlaştırıyor. Modern insanın yozlaştırmak için elinden geleni yaptığı Amazon ormanlarındaki soyu tükenmekte olan kabilelere uzanıyor hikaye. Moderniteyle beraber çok tanrılı inanışlardan, doğanın kutsallığından tek tanrılı inanışa geçilmiş. Tek tanrı iyiyse bunca kötülük neden var?’ sorusuyla yüzleşen insan Tanrıyı öldürmüş, ya da insanlığı terk etmekle suçlamıştır. Uygarlık ve monoteist dinler “var olanı yok etmek” ve “kendini dayatmak” üzerine kuruludur ve umut getirdiğini, iyileştirdiğini varsayarak tektipleştirme, sömürme yolundadır. Bu kitaptaki iyilik ve kötülüğün sırları, masalları, öyküleri,varoluşu mistik kökenlidir. Doğa her zaman öcünü alır, kendini korur üzerine temellendirilmiştir masalcının anlattıkları. Kaybolan bilgeliğin izindedir. Dönüşüm sıkça kullanılmış. Çok severek okudum, yazarla tanışma kitabım olmasına rağmen diliyle bağ kurabildim. Yazarın kitabı okuyanları Peru’yu araştırmaya ittiğinden eminim.
MasalcıMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2024211 okunma
İnsanın Tanrı’yı henüz göğe hapsetmediği bir dönemden
8/10
·256 syf.··
2025 72. kitabı
Mario Vargas Llosa’nın Masalcısı, insanın anlam arayışını en kadim haliyle hatırlatan bir roman. Okudukça modern bilincin sınırlarından uzaklaşıyor, ilkel sezginin içine çekiliyorsun. Llosa, bir halkın hikayesini değil, insanın dünyayı kavrama biçimini anlatıyor aslında: doğayı açıklamadan önce onu hissedebilen insanın hikayesini. Roman boyunca, bilmenin öncesindeki o saf döneme tanıklık ediyoruz. Machiguenga halkı için her şey canlı, her şey bir sese sahip. Rüzgar konuşuyor, nehir dinliyor, güneş onlar yürümeye devam ettikçe doğuyor. Biz bugün nedenini biliyoruz ama anlamını kaybediyoruz; onlar bilmiyor ama hissediyorlar. Belki de asıl bilgelik buydu. O dönemlerde insan henüz Tanrı’yı bir göğe hapsetmemiş, doğada her şeyi hissediyordu. Llosa bu halk aracılığıyla bize kaybettiğimiz sezgisel bilinci, kutsalı duyma yetimizi hatırlatıyor. “Yürüyen insanlar” kavramı, romanın merkezindeki felsefe. Machiguengalar kendilerine böyle diyorlar; çünkü yürümek onlar için yaşamın ritmi. Durağanlık ölüm, hareket varoluşun ta kendisi. Sürekli hareket eden bu halk, anlamı sabitlikte değil, yolda buluyor. Bizse kök saldıkça ruhumuzu sabitledik, yürümeyi bıraktık. Llosa bu farkı göstererek, insanın doğadan kopuşunu sorguluyor. Belki de “medeniyet” dediğimiz şey, yürümeyi unutmanın diğer adıdır. Romanın ruhu Saul Zuratas. Modern dünyanın içinden çıkıp Amazon’un kalbine yürüyen bir adam. Onun gidişi bir kaçış kadar bir aydınlanma da. Kaçıyor çünkü ait olduğu dünyanın ikiyüzlülüğünden yorulmuş; aydınlanıyor çünkü anlamı başka bir bilinç düzeyinde buluyor. Saul kimliğini bırakarak Masalcı’ya dönüşüyor, birey olmaktan çıkıp hikayenin kendisi oluyor. Orman onu yutuyor ama aynı anda özgürleştiriyor. Çünkü orman, insanın kendine karıştığı yer; doğadan değil, doğa olarak var
Duygu ve Düşünce
MasalcıMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2024211 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Çok tatlı bir kitaptı,Llosa yine yapmış yapacağını,keyifli,zengin ve nasıl anlatacağını tam bilemediğim bir okuma yolculuğu. İki anlatıcı var. Perulu bir aydın,Floransa 'da gittiği fotoğraf sergisinde önüne çıkan bir eserde ilkel kabile ile onların kültüründe özel bir yeri olan "Masalcı"yı fark eder. Masalcı ile eski bir arkadaşının peşine düşmesini yine onun ağzından dinliyoruz.Yüzünde kocaman bir doğum lekesi olan, toplumdan dışlanmış, İspanya'da okuma şansını elinin tersiyle itmiş,Yahudi asıllı Saûl Amazon'da Machiguenga kabilesinin gizemli "Masalcı"sı olabilir miydi? Öte taraftan Masalcı 'nın anlattıklarını dinliyoruz yine kendi ağzından. Çok renkli,oradan oraya,mitlerden hikayelere,masallara,kadim,egzotik,gizemli..Metnin omurgası felsefi olarak insanın hayata baktığı açı,kendini algılama ve anlamlandırma çabası, dünyayı algılama şekli üzerine kurulmuş. İlkel ve saf kabile kültürü, doğal yaşamın büyüsü, masalların, efsanelerin, hikayelerin coşkusu kitabı katman katman sarıyor.Kabile hep yürüyor,arınıyor.Yürümek kutsal bir döngü, ölüm ise ayrı bir varoluş ve kadim bir döngü onlar için .Saûl'un köklerinden kopup Amazon 'a giymesi,orada tekrar kök salması, özünü bulurken yaptığı efsunlu yolculuk, yaşadığı dönüşüm çok etkileyici idi.Ötekileştirildiği dünyadan kopup,sihrine kapıldığı doğal yaşama,saf kültüre doğru yaptığı yolculuklar, dönüştüğü kimlik çok cesurca,zaten hepimiz hayatta kendimizi aramıyor muyuz? Masalcı karakteri kabile kültürünün değerli bir parçası, kültürün taşıyıcısı ve aktarıcısı o yüzden çok değerli ve saygıdeğer bir parça onlar için.Peulu anlatıcının arkadaşının izini sürüşü ve anlattığı diğer hikâye de madalyonun diğer yüzü, yaşamın modern hali. İki koldan birbirini çok güzel tamamlamış hikâye. Kitabı sevdim, farklı ve özgün bir Llosa ile
MasalcıMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2024211 okunma
7/10
·256 syf.··
2025 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2025 09:59
2010 Nobel Edebiyat Ödüllü Mario Vargas Llosa dan okuduğum dokuzuncu eser Masalcı. Yazarımız bizi yazdıklarıyla Amazon ormanlarında soyu tükenmekte olan yerli kabilelerin yaşamına ortak olmaya götürmüştür.En dikkati çeken karakter elbette masalcı Mascarita yani Saul.Papağanı Gregor Samsa’yı da eklemek istiyorum çünkü kitabı okurken sürekli Saul’u yüzündeki o leke,kızıl saçları ve omuzunda papağanı ile hayal ettim. Anlatıcımız Saul’u yıllar öncesinde tanır,sonrasında izini kaybettiren Saul baştan sona gizemli biri,okurken Fransa’ya gitme bursu kazanmasına rağmen babasını yalnız koymama bahanesine sığınarak reddeder ve yıllar sonra Filistin’e gittiğini söyleyerek ortadan kaybolur. Saul ile olan konuşmalarını,onun yerliler hakkındaki fikirlerini,ilgisini merakını anlatır.Saul yerlilerin kendi haline bırakılması ve onların yaşadığı bölgeye dokunulmaması gerektiğini düşünür.Beyazlar tarafından batılılaştırılmaya çalışılan yerlilerin yeniden geleneksel yaşama dönmesini öngörür.Yerlilerin Amazondaki egemenlik hakkını tanımak,davetsiz gelen beyaz konukları kovmak tarih ve ahlak adına gereklidir der. Kitabın ortalarına doğru masallar (gerçekler) dinlemeye başlarız.Ağaçların kanadığı günlerden,kendi özgürlüğünü kazanmak ya da duyabilmek için insana insan avlattırılan zamanlardan bahsedilir. Anlatıcımız yıllar sonra işi gereği Machiguenga ‘lar üzerine bir yayın düzenlemek ister.Bu yıllarca kafasını meşgul eden bir durumdur zaten.Machiguenga’larla iletişim kurabilmek için dil bilimcisi Schneil den yardım ister.Araya giren zaman içerisinde fark eder ki Machiguengalar hakkaten değişim geçirmiştir.Eskiden kaderciliği seçen,yaralandıklarında tedaviyi reddeten ,yabancılara karşı çekingenlik ve güvensizlikleri aşırılık boyutunda olan bu insanlar,yerleşik hayata geçmiş ,toprağı
Edebiyat & Roman
MasalcıMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2024211 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2024 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2024 00:00
Kitabı anlamak için büyük çaba sarf ettiğimi söylemem gerekiyor. Masalcı deyince içinde masal anlatan birini bekledim ama daha çok bir kabilenin tuhaf inanışlarını ve siyonistlerin, dil bilimcilerin onları nasıl bozduğunu anlatmış. Ha bir de içinde yüzünün yarısında doğum lekesi olan bir adam vardı ki anlatıcı bu adamı arıyordu. Akıcı bir kitap olduğunu beni heyecanlandırdığını söyleyemeceğim. Okuyucularına keyifli okumalar diliyorum.
1000k
MasalcıMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2024211 okunma
5/10
·256 syf.··
2024 14. kitabı
Yazarın başka kitaplarını da okuduğum için büyük bir hevesle alıp başladım fakat umduğumun çok altında kaldı. Öncelikle bana göre okuması hiç kolay değildi, kendimi kitabın içine bırakamadım ve aylarca elimde süründü. Bütün kabilelerle alakalı aktarılanlar ve anlatılan hikayeler bir yandan ilgi çekici de olsa kendimi Amazon’da okuduklarımı hayal ederken pek bulamadım. Farklı bir konuydu ama ilgisini çekene…
MasalcıMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2024211 okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2023 46. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2023 14:06
Perulu bir Yahudi olan Saul Zuratas yüzünün bir tarafında büyük bir doğum lekesiyle dünyaya gelmiş biri. 1956’da San Marcos’ta üniversitede Hukuk eğitiminin yanında bir yandan etnoloji de okurken birden Amazon ormanlarında yaşayan Machiguengalar’a merak salıyor. Onlar hakkında araştırma yapmaya veriyor kendini ve günümüz kültürü ve yaşayışıyla birlikte kilise tarafından yürütülen misyonerlik faaliyetleri sonucu özlerini tamamen kaybedip yozlaşacakları endişesini taşımaya başlıyor. Perulu bir aydın olan arkadaşı bir süre sonra Saul’un izini kaybediyor. Yıllar sonra karşısına çıkan Schneiller bu kabiliyle Amazon’da yaşamış, dillerini ve kültürlerini öğrenmiş bir aile. Schneillerin anlattığı Machiguengaların masalcı dedikleri kişinin Saul’le aynı kişi olup olmadığından şüpheleniyor. Masalcılar veya Habladorlar Machiguengaların tek eğlencesi, radyosu, televizyonu gibi. Çok gizli tutmayı tercih ediyorlar. Her şeylerini paylaşmalarına rağmen masalcı hakkında konuşmuyorlar bile. Kitapta sırasıyla bir bölümde masalcının ağzından Amazonlarda yok olmaya yüz tutmuş kabilelerin inançları, mitleri, yaşayışlarıyla ilgili anlatılagelen öyküleri okurken, bir bölüm de Saul’ü arayan ve kendi yaşantısını sürdüren arkadaşının hayatını okuyoruz. Masalcının anlattıkları arasında ateşböceklerinin, gecenin nasıl oluştuğu, güneşin, Meshiareni denen kuyruklu yıldızın nasıl var olduğu, neden beraberinde felaketler getirdiği, neden geyik etinin yenmediği, ölülerin ruhlarını yeraltına taşıyan nehir Kamabiria, Gökgürültüsü Tanrısı Morenanchiite ve Pumasının kükremesiyle oluşan gökgürültülerinin kaynağı, yaradılış efsanesini Güney Amerika mitolojisinden aktarımı var. Llosa anlatısında Kafka’nın Gregor Samsa’sına atıfta bulunuyor, hatta kitabın sonlarında yeniden anlatmış Kafka’nın hikayesini.
2023 Okuma Raporları
MasalcıMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2019211 okunma
#MarioVargasLlosaKülliyatı~~~
8/10
·256 syf.··
2020 591. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2020 07:05
"Fotoğraftaki 1 masalcıydı..." Kendini Floransa ya, Dante nin, Leonardo nun, Botticelli nin dünyasına atan Perulu 1 aydın 1sanat galerisinde rastladığı 1fotograftan yola çıkarak, eski arkadaşı Saul un izini sürecektir... Saul Zuratas yüzünün sağ yanı tümüyle kaplı şarap tortusu renginde 1dogum lekesi vardı, kızıl saçlı belki de dünyanın en çirkin delikanlısıydi ama çok hoş, iyi 1yuregi vardı, "Bana Mascarita derler, yani Maske Surat" derdi kendini tanıtırken ve babasını gücendirmemek adına da her cumartesi sinagogda saatlerce otururdu babası Yahudi, annesi 1Hristiyan olup din degistirip Yahudi cemaatinden hiç1zaman kabul görünmeyen, Saul genç yaştayken ölen 1kadindir ve annesinin ölümünden sonra da babası kendisini toplayamaz... "Yüzümdeki leke eskiden beni çok rahatsız ederdi. Ama kimselere anlatmazdım. Kendimle, ruhlarımla paylaşırdım derdimi. Sırrını çözemediğim bu leke yiyip bitirirdi beni. Çok üzülürdüm. Ama artık aldırmıyorum. ... 1kaç dolunay önce, Koshireni kıyısında yanlarında kaldı­ğım 1aileye sordum ilk kez. ''Yüzümün böyle olması­nın sizin için 1önemi var mı?" En yaşlı Tasurinchi, "Önemli olan, insanların ne yaptıkları ve ne yapmadıklarıdır," diye karşılık verdi. Dedi ki: "Önemli olan, insanların yürümeleri, alınlarına yazılı olanı yerine getirmeleridir. Önemli olan, avcının avladığı hayvana, balıkçının tuttuğu balığa dokunmaması, tabulara saygı gösterilmesidir. İnsanların yürüyebilmeleri önemlidir; güneşin batmaması, dünyanın düzeninin bozulmaması, karanlığın ve şeytanların geri gelmemesi için. Önemli olan budur. İnsanın yüzündeki lekenin ne önemi olabilir ki?" Bilgelik buydu işte... Kendisi aile bakkalında çalışmak isteyip, müşteriler kaçıp ürkeceği düşüncesinden Hukuk Fakültesi ne gitmiştir ki babası onun Zaturas adını bakanlar kurulunda görmek ister
MasalcıMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2019211 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2022 166. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2022 22:20
Masalcı’yı epey aradım sonunda @pia.kitabevi ‘nde bulunca o ikinci el kitap almayan ben kitabın raftan inmesini beklerken sabırsızlandım… Mustafa Okumuş ile buluşmuş yayın dünyasının zorlukları üzerine konuştuk , konuştuk dedikodu yok sonra vapura binip Karşıyaka’ya yola çıktığımda ilk sayfaları çevirdim ve aman dedim… Çarptı fakat geçmedi… okuyayım ama bitmesin derken, abartalım da bu kadar da olmaz demesin demiş okurlar için Llosa… Bazen öyle olmuş ki of ki of… Aynı zamanda müthiş bir sorgulama, sâfi hayatı karmaşaya sürüklerken modern (!) insanın kötücülüğü… aman ne anlattım şimdi siz merak edip okumayın da göreyim
MasalcıMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2019211 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2021 21. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mart 2021 02:28
Llosa, daha önce Palomino Molero'yu Kim Öldürdü? eseriyle tanıdığım, kitabının müthiş kötü redaksiyonuna rağmen enerjisini çok sevdiğim bir yazar. Masalcı da yine aynı siparişin elemanıydı. Arada dört sene var zannediyorum. . İlk önce gayet güzel bir redaksiyonu olduğunu söylemeliyim çünkü ilk kaygım buydu. İkinci olaraksa, yazım kuralları pek de önemli değil bu kitapta.Okuyunca, beni daha iyi anlayacaksınız. . Yüzünde kocaman,şarap rengi bir doğum lekesi olan Saul Zuratas bir bakkal olabilirdi, eğer kaderinde Masalcı olmak olmasaydı. Gerçi, olabilir miydi? İnsanlar tarafından bu kadar çirkin bulunurken. Dış görünüşüne tezat kalbi ile etrafa umut verirken. Bunları, kaderin koynuna bırakmak gerek. "Yüzümdeki leke eskiden beni çok rahatsız ederdi. Ama kimselere anlatmazdım. Kendimle, ruhlarımla paylaşırdım derdimi. Sırrını çözemediğim bu leke yiyip bitirirdi beni. Çok üzülürdüm. Ama artık aldırmıyorum." . Hikâyeye tersten başlıyoruz ;belki de, eskiye gitmenin bizi götüreceği nokta her zaman ilkellik değildir de yeni bir başlangıçtır demek içindir bu. Masalcı bütün zamanlardan arınmış, kendini yalnızca kabilesine adamış, ölmesi gereken bir tanrı. Onun hikâyesi her sayfada daha da derine iniyor. Perulu bir Yahudi’nin bütün imkânları yok sayarak Amazonlarda bir kabileye inmesi. Yüzyıllık Yalnızlık ilmekleri. Bir yerden sonrası yok, bir başlıyoruz ve bir bitiriyoruz. . Okuması gayet ZOR. Çünkü gerçek hayalle iç içe, yazar kendi benliği ile. Okuyucuyu içine alması hayli zaman alan, yabancı kelimeler yüzünden ilk yarısında ağladığım, okuduğum için değil de bitirdiğim için kendimle gurur duyduğum bir kitap oldu benim için. . "Modern dünya çığlığı" tanımını kullanmamız gerekiyorsa illâ, işte orası burası. Bütün gün getirileri, ödüllü yazar Llosa ile hayat bulmuş; dil, din,
MasalcıMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2019211 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Mario Vargas LlosaYazar · 25 kitap
Mario Vargas Llosa, ("Yosa" şeklinde okunur) (d. 28 Mart 1936 Arequipa, Peru; ö. 13 Nisan 2025, Lima, Peru) Perulu roman, öykü ve oyun yazarı, eleştirmen, 2010 yılında Nobel Ödülü kazanmıştır. Dedesinin konsolos olarak görev yaptığı Cochabamba'da yetişti. Lima'daki askeri bir okuldan mezun oldu. Lima San Marcos Üniversitesi'nde edebiyat eğitimi gördü. İspanya'da Madrid Üniversitesi'nde doktora yaptı. Yayınlanan ilk eseri 1952'de basılan İnkanın Kaçışı adlı oyundu. Ardından çeşitli dergilerde öyküleri yayınlandı. Gazetecilik ve televizyonculuk yaptı. Cuadernos de Composiction ile Literatura dergilerinin yayın kadrosunda yer aldı. 1959-1966 arasında Paris'te yaşadı. İlk romanı Kent ve Köpekler 1963'de yayınlandığında büyük ilgi gördü. Birçok dile çevrildi. 3 yıl Londra'da yaşadı. 1969'da ABD'de Washington Üniversitesi'nde ders verdi. 1970'te Barselona'ya yerleşti. 1974'te Lima'ya döndü. 1990'da Demokratik Cephe'nin adayı olarak katıldığı Peru başkanlık seçimlerinde başarılı olamadı. Latin Amerikalı yazarların en tanınmış ustalarındandır. Latin Amerika'nın kır ve kent yaşamını, değişik insanlarını anlatan romanlarında kendine özgü bir üslup kullandı. Gerçekçiliği ve anlatımdaki ustalığıyla başarı kazandı. 2010 Nobel Edebiyat Ödülü'nü almıştır.