Puan vermedi·210 syf.····Okunma: 15 Mayıs 2025 00:00 bilmiyorum bu kitapla alakalı çok aradayım. iki farklı yönden değerlendirmek istiyorum.
öncelikle yazarın kalemi, hikayenin gidişatı ve olayların işleyişi bakımından bence 10/10. Çünkü gereksiz uzatmaların aksine olayların ekstra kısa cümlelerle geçiş yapması kitabı 210 sayfa yapan en büyük etmen. Yazarın uzatmadan kısa kesmek istemezi bu kitabı eşsiz yapan özelliklerden. Bir diğer orijinal özelliği de her kötü olaydan, her birinin ölümünden hemen önce “Tabii x kişisinin başına çok kötü şeylerin geleceğini nereden bilebilirdim?” gibi bir giriş cümlesi yerleştiriliyor. Yaşamak isminin aksine “ölüm” temasıyla yazılmış bu kitapta inanın her ölümden önce yazar bu tarz bir cümleyle size spoilerı çok erkenden kendisi veriyor. Bu aslında hem gereksiz gerilimi önlüyor hem de hikayenin sonrası için merak uyandırıyor. Her ne kadar okurken bu durum sinirime dokunsa da “yazarın orijinalliği” diye düşünüp kitabı unutulmaz kılacağına da inanıyorum.
Değineceğim diğer yön de duygusal olarak hissettiklerim. Olayların hız treni şeklinde bize bir an mutluluk bir an acı vermesi beni çok rahatsız etti. Neden her şey bu kadar acıklı olmak zorundaydı anlamadım. Kitaptan çıkarılacak bir ders olduğunu da düşünmüyorum, o yüzden herkes hayatında en az bir kere okumalı gibi bir savunma da yapmayacağım. Okuduğum için pişman değilim ama okura sebepsizce zalim bir hamle yapılmak istenmiş gibi hissediyorum. Bu kadar acıklı hikayeler benim hoşuma gitmiyor.
Tüm bu sebeplerden dolayı biraz arada kaldım. Yine de iki günde bitirip rafa kaldırdığım bir kitap oldu.