sıfır noktansındaki kadın
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
*"cezaevinde geçirdiğim üç ay süresince, adam öldüren çok sayıda kadınla karşılaştım, kimileri bana Firdevs'i anımsattı. Gene de hiçbiri onun gibi değildi. O benzersizdi. Sırf çehresi, tavırları, cesareti ya da derin bakışları değildi onu öbür kadınlardan ayıran, yaşamayı toptan reddedişi, ölümden zerre kadar korkmayışıydı."* yazar önsözünde Firdevs'i böyle tanımlıyor. kitap beni oldukça etkileyen bir kitap oldu (ayrıca kitap kadar firdevs'te beni oldukça etkiledi ve yazarın önsözü de) özellikle Firdevs karakterini okumak ve onu anlamaya çalışmak bana apayrı bir zevk verdi tabii Firdevs'i anlamak oldukça zordu. yazar bile Firdevs'i tam olarak anlayamamışken bir okur olarak Firdevs'i ve Firdevs'in o psikolojik durumunu anlamakta zorluk çektim. Firdevs anlaması zor, karışık bir karakter olduğu için bir süre sonra anlamaya çalışmayı da bıraktım. ama yine de Firdevs benim gözümde bağımsızlığını korumaya çalışan bir kadın olarak yer edindi. bu kitabı okumak erkekler için birazcık zorlayıcı olabilir çünkü kitap boyunca ataerkil bir toplumda yaşayan bir kadın ve o kadının düşüncelerini okuyoruz ve çoğu da doğru olmasına rağmen bu doğrular bir erkeğin kabul etmesinin zor olacağı doğrular. kitabın konusunu basitçe bahsedecek olursam fahişe olan bir kadının (Firdevs'in) çocukluktan itibaren hayatını karakterin kendi gözünden okuyoruz. Firdevs'e fahişe dedim ama onu fahişe olarak adlandırmak istemiyorum evet hayatının yarısında bu mesleği yapıyor ama sormamız gereken soru şu Firdevs bu mesleği isteyerek mi yapıyor? hayır. Firdevs sadece mısırda "güvenli" bir ortam ararken kendini kadınları kendi zevkleri için kullanan erkeklerin ve sonu gelmeyen, mısırın her yerini sarmış bir tarikatın elinde buluyor. kendisine şiddet uygulayan kocasından kaçarken bir başka fırtınaya tutulan bir kadını okuyoruz. Firdevs bir süre sonra bu halini ve mesleğini kabul etmeye başlıyor ama bunlara rağmen ondaki bağımsızlık ve özgürlüğe olan tutkusunu ve kendi içinde yaşadığı savaşı okuyoruz. mesela kendisini bir hayat kadını olarak diğer evli mısırlı kadınlar ile kıyaslıyor ve kendisinin o kadınlardan daha özgür olduğunu hatta daha iyi bir durumda olduğunu savunuyor, öyle ki Firdevs mesleğini öyle bir anlatıyor ki gerçekten de bu mesleği yapan kadınların iyi bir durumda olduğunu düşündürüyor okura. aslında burada da Firdevs'in kendi içindeki o durumunu yetiremiyor oluşuna da tanık oluyoruz. tabii Firdevs ve mısırlı evli kadınlar veya o ortamda yaşayan herhangi bir kadın ile kıyasladığımız da belki de gerçekten daha iyi bir durumda olabilir ama Firdevs de hemen hemen onlar ile aynı konumda. Firdevs mesleğini iyi bir şekilde anlatmaya çalışsa bile bu mesleği onun ellerinin kirlenmesine sebep oluyor yani bir adamı öldürmeye itiyor. bu öldürme olayın da dahi onun bağımsızlığını ve özgürlüğünü korumaya çalışmasını okuyoruz. bir konuya daha değinmek istiyorum Firdevs daha küçük bir çocuk iken ona sünnet yaptırılıyor. bu kadın sünneti çok fazla karşılaştığımız bir şey değil. genellikle kabilelerde kadınların cinsellik sırasında acı hariç hiçbir duygu(zevk gibi) hissetmemeleri için yapılan bir sünnet ve oldukça zararlı. buradan ataerkil bir dünya da kadın olarak yaşamanın ne kadar zor olduğunu yine ve yine maalesef şahit oluyoruz. sünnet erkekler için sağlık adı altında yapılırken kadınlar için sadece onları acı çektirmek ve kadınların kendi cinsel tatmin duygusunu hor görüp, yok saymak adı altında yapılıyor. dünyanın her yerinde kadın olmak cidden zor. kitabı okuyun, okutturun.
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,3bin okunma
·
79 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.