"Dalken devrilesin de dünya şerrinden kurtula!"
Puan vermedi·312 syf.··
2025 30. kitabı
Bugünün Saraylısı ile bir Karay romanının daha sonunu getirdim ve Refik Halid'in her dönemin muhalifi oluşundaki toplumsal dertlerine bir nebze daha vakıf olabildim. Fark ettim ki Karay amca; öncelikle, değişime düşman! Peki ama hangi değişime? Yozlaşmaya düşman demek, biraz basit kalır. Toplumsal çürüme tabiri ise anlatmak istediğimi biraz daha iyi açıklar sanırım. Okuduğum Karay metinlerinde; ya sonradan zenginler, ya sonradan siyasette mevki kazananlar ya da mevki yahut para elde edemeseler dahi ait olmadıkları bir üst muhitin havasını bir şekilde teneffüs etme şansını yakalayanlar özne kimliği ile karşımıza çıkıyorlar. Evet, bu saydığım üç grubu 'sonradan görme' deyimiyle anlatmak mümkün ama ben üç tipin de hakkını ayrı ayrı teslim etmek istedim ve deyimi birazcık açtım. Karay'ın yaşadığı ve yazdığı dönemleri incelediğimizde gücün, paranın ve itibarın sürekli el değiştirdiğini fark ederiz. Cemil Meriç; sanırım Bu Ülke'sinde, "Her iktidar, kendi zenginini ve muhitini yaratmak zorundadır." minvalinde bir laf ediyordu. Evet, iktidar kalabilmekteki esrarlardan biri bu tip bahşişler dağıtmak olsa gerek. Hadi, burayı bir hışımla geçip ikinci adıma gelelim. Bu bahşişler; makamlar, zenginlikler ve itibarlar kimlere pay edilirse toplumun menfaatine olur? Anadolu irfanının parmak kaldırdığını görür gibiyim: Alışmadık ... 'te don durmaz! Evet efendim, kimlere kararından fazla ihsanda bulunulmaması gerektiğinin cevabı gördüğünüz gibi Anadolu insanının belleğinde gizli. Bu arada; sakın ceberut bir devlet anlayışına sahip olduğumu düşünmeyin. Sebepsiz zenginleşmenin, kadrolaşmanın vs önüne geçmek her devletin görevi zaten. Bu görev hakkıyla yerine getirildiğinde, halk cahil bile olsa, kime ne don giydirileceğini kendiliğinden bilir. Ortalığa kaos hakim olduğunda ise yeni yeni menfaatler belirir halkın zihninde. Kimin elinin kimin cebinde olduğunu seçemediğimiz bu gibi dönemlerde, ellerle birlikte donlar da karışır. Herkes kendisine beden beden büyük gelecek donların peşine düşer. Yazarımız Refik Halid'in ömrünün büyük kısmı böyle kapkaç yıllarında geçti. Bazen hızlı olanın, bazen ise sesi çok çıkanın turnaya kavuştuğu fetret dönemleri... Hak etmeyenlerin, hakkı elde ettiği dönemler sonradan görmelere gebedir. Refik Halid'in derdi budur dersem, eksik söylemiş olurum. Zira; onun derdi burada başlar ve bununla yetinemeyip, daha büyük bir felakete doğru yelken açar. Bu sonradan görme tek başına olsa toplum için bir felaket söz konusu olamaz. Hatta, zamanla kalabalıkta yitip gider. Fakaaaaat, o sonradan görme menfaat aşıkları için bir yol gösterici, bir rol model haline gelir ki felaketin temelleri bu noktada atılır. Bu kadar laf ettikten sonra dönelim Bugünün Saraylısı'na. Edebiyat tarihçilerine sorarsanız bu roman için yanlış batılılaşma, yanlış modernleşme, yozlaşma gibi tabirlerden söz edebilirler. Söyleyecekleri sonuna kadar doğrudur elbette. Ben ise; bu karalamamda, sürekli işite geldiğimiz bu terimlerin asıl mahiyetini kendimce açığa çıkarmaya çalıştım. Yanlış batılılaşma o ilk sonradan görmenin, o ilk yanlış yoldan zengileşenin takipçilerinin çoğalması ile ortaya çıkan hayat tarzının ifadesi değil midir? Karay romanının zenginleri; ya savaş dönemlerinin fırsatçıları ya da kaçakçılıkla mal mülk edinenler olarak karşımıza çıkıyor. Bir anda parayı bulan bu fırsatçılar ise anlayamadıkları bir meclise merhaba diyorlar ve saygı görüyorlar. Onlar gibi olmaya çalışanlar da bu saygı mükafatına heveslenerek hem bahsettiğim sonradan görmelerin yaşam tarzını, hem de zenginlik sebeplerini taklide başlıyorlar. Taklitlerinde başarılı oldukları nispette de sosyal çürüme ilerliyor. Bugünün Saraylısı da bu sosyal çürümenin karikatürize edilmiş bir hali yalnızca. Diğer Karay romanlarında olduğu gibi sosyal çürümenin kaynağını eşelemiş yazarımız. Refik Halid'in her dönemin muhalifi olmasının sebebini ben bu pencereden görüyorum: Romanlarındaki herkes olamayacaklarının peşinde, gülünç halde koşuyor. Kitapla ve özünüzdeki iyiyle kalın... A. Kadir UYSAL - 14.12.2024
Bugünün SaraylısıRefik Halid Karay · İnkılap Yayınevi · 32024835 okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.