A. Kadir UYSAL

A. Kadir UYSAL
@AKadirUYSAL
"Biz, dedi, konuştuk... Bizim memlekette en rahat yapılan iş de budur, konuşmak." Böyle diyordu Tanpınar'ın Mümtaz'ı... Ne mutlu kitaplarla konuşanlara!
İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı
İstanbul
54 okur puanı
Mart 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Necati Demir - Bozkurt ve Ergenekon Destanı
Puan vermedi·244 syf.··
2025 51. kitabı
Kitabının giriş bölümünde "Destanlar olağanüstü hareket ve olayların ifadesidir. Hareketsiz toplumların ve milletlerin destanları olmaz." diyor Necati Demir Hoca. Türk toplumu olarak birçok destanımız ve küçümsenemeyecek hacimdeki mitolojik birikimimiz olduğu için şanslıyız. Lakin, bu engin birikimimizin hakkını ne kadar verebiliyoruz? Toplumumuzun üyelerinden ne kadarı milli varlığımızın mührünü taşıyan mitoslarımıza hakim? Sanırım konu üzerine düşünen hiç kimse bu sorulara olumlu cevaplar veremez. Destanlar; bilindiği ve hocamızın da söylediği gibi olağan dışı, büyük olayların neticesinde oluşur. Yakın tarihimizden misalle Mehmet Akif'in Çanakkale Şehitleri ve İstiklâl Marşı şiirleri ile Nazım Hikmet'in Kuvayi Milliye Destanı şiirini aklımıza getirebiliriz. Saydığım şiirler, bildiğiniz üzere milletinizin verdiği ölüm kalım savaşının, varolma mücadelesinin neticesinde filizlenmiş destansı şiirlerdir. Her ne kadar bu şiirleri tür olarak destan kategorisine sokamasak da mana yönünden yapay destan olarak değerlendirebiliriz. Zira; olağan dışı bir dayanışma ve kahramanlığın hikayesidirler. Bozkurt ve Ergenekon Destanı da benzer şekilde bir toplumun var olma mücadesi ve kahramanlık hikayesini konu edinir. Geçen yüzyıllar boyunca da araya mitolojik unsurlar karışarak bugünkü şekillerini alırlar. Bozkurt Destanı'ndaki kurttan türeme bahsi hakkında Çin kaynaklarında bu kurtun aslında kurt başlı kadın bir şaman olduğu ve Göktürk Devleti' nin kurucuları olan Aşina Kabilesi'nin Li Devleti tarafından ortadan kaldırıldıktan sonra 104 yıl boyunca ortadan kayboldukları belirtiliyor. 104 yıl sonra ise saklandıkları Ergenekon'dan, demir dağları eriterek çıktıkları ve Juan Juan'ların himayesinde demirci ustaları olarak yaşamaya başladıkları bilgisiyle karşılaşıyoruz. Bu
Bozkurt ve Ergenekon DestanıNecati Demir · Ötüken Neşriyat · 202185 okunma
Reklam

A. Kadir UYSAL

, bir kitap okudu
Puan vermedi·244 syf.··
2025 51. kitabı
Necati Demir
9.1/10 · 85 okunma
Orhun Yazıtları
Puan vermedi·144 syf.··
2025 50. kitabı
Kitap arkası yazısında "Denilebilir ki Türkçe bu metinle başlar..." diyen bir cümle geçiyor. Lise bilgilerimizden aklımızda kalan da bu bilgidir sanırım. Türkçe'nin ilk yazılı metinleri... Sadece bu bilgi bile bozkırın ortasına dikilmiş olan kitabelerimizin önemini belirtir, fakat yeterli gelir mi? Sanmıyorum! Bilge Kağan'ın nutku, bozkır rüzgarlarının sesine karışarak günümüze kadar gelir ve der ki: "Türk beyleri, milleti bunu işitin! Türk milletinin bir araya gelip devlet kuracağını burada yazdım. Yanılıp öleceğini de burada yazdım. Her ne sözüm varsa ebedi taşa yazdım. Ona bakarak idrak edin." Kitabelerimizi irdeleyerek, idrak etmeye çalışarak okuduğumuzda; taşlara kazınmış bu cümlelerin tarihimizin ilk siyasetnamesi olarak değerlendirilebileceğini açıkça görürüz. Bilge Kağan milletimizin kendinden önceki tarihi ile başlar nutkuna ve sonra kendi dönemine gelir, yapılan doğruları ve yanlışları sıralar. Ardından da geleceğe gönderir öğütlerini. Onun öğütleri; mazinin tekrarlanmaması tarihin tekerrür etmemesi içindir. Birçok yerde "Türk milleti işitin! Yanılacak mısınız? Ölecek misiniz?" diye sorar. "Üstte gök basmadıkça, altta yer delinmedikçe, Türk milleti, devletini, yasalarını kim bozabilecekti? Türk milleti, vazgeç, pişman ol!" diye öğütler. Evet, biliyorsunuz ki; kurduğumuz devletleri düşmanlarımızdan ziyade özümüzden uzaklaşmak suretiyle hep biz kendimiz yıktık. Bilge Kağan da bunu söyler ve söylerken de Türk'ün tabiatını, unutkanlığını, belki de artık DNA'sına işlenmiş olan hatalarını sayar durur... Aynı hataları yapmamamız için nasihatlerde bulunur. Bu yönüyle; Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nin köklerini de bünyesinde barındırır kanaatimce. İkisi de yapacağımız hataları, karşımıza çıkacak engelleri ve aklımızı çelecek tuzakları sayarak
Orhun YazıtlarıKolektif · Kapı Yayınları · 202099 okunma
Ahmet Taşağıl - Türk Kağanlığı
Puan vermedi·144 syf.··
2025 49. kitabı
Oğuz Kağan Destanı'nın çeşitli varyantlarını okuduktan sonra bir tarih kitabı okumanın cazibesine kapılarak Ahmet Taşağıl Hoca'nın kapısını çaldım. Ahmet Hoca; Orhun Abideleri ve Çin ile Bizans kaynaklarından derlediği bilgileri kendi kültür süzgecinden geçirdikten sonra 1.ve 2.Göktürk Devletlerinin kısa ama teferruatlı bir tarihçesi yazmış, diyebiliriz Türk Kağanlığı kitabı için. Aslında malum dönem hakkında Ahmet Hoca'nın daha detaylı bir sürü kitabı var fakat maalesef benim kütüphanemde yalnızca bu vardı. Göktürk Tarihi için iyi bir başlangıç kitabı olduğunu düşünüyorum. En azından bitirince böyle düşündüm. Taşağıl Hoca iki Göktürk Devleti'nin de kuruluşları, yaptıkları savaşlar neticelerinde büyümeleri ve yıkılış süreçlerini ayrıntılarıyla anlatırken, Türklerin ilişkide oldukları diğer devletler hakkında da birçok bilgiye yer veriyor. Kitabın verdiği bilgiler, bozkırda yaşayan Türk atalarımızın kültür dünyasına ışık tuttuğu ve insanda geçmişe ışınlanarak bozkır hayatı yaşama isteği uyandırdığı için pek ilgi çekici. Bunun yanı sıra; Göktürk Devleti'nin neden Osmanlı gibi uzun ömürlü olamayarak yalnızca iki asırlık bir dönemde varlığını koruyabildiği sorusunun cevabını da veriyor kitabımız. Ve elbette Göktürk'lerin kendilerinden sonraki bütün Türk Devletleri'ne yaptığı tesirleri de görüyoruz. Yer yer farklı başlıklar altında tekrara düşülerek aynı olayların anlatıldığına şahit olmama rağmen, okuması çok eğlenceliydi. Bende bu dönem hakkında daha kapsamlı okulamalar yapma arzusu uyandırdı. Bakalım... Masamın üzerinde okunmayı bekleyen kitapların sırasını değiştireceğim sanırım. Kitapla ve sağlıcakla kalın... A. Kadir UYSAL - 22.05.2025
Türk KağanlığıAhmet Taşağıl · Bilge Kültür Sanat · 202298 okunma