Bugünün Saraylısı

Refik Halid Karay
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2025 58. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 18:20
Bitti. Bugünün Saraylısı ben çocukken 1985 TRTde TV dizisi olarak oynadığında aklımda kalmıştı. Ahmet Mekin ve Sema Yunak baş oynculardı. O zaman tek kanal trt siyah beyaz televizyon ama inanın şimdinin bin kanalına ve en teknolojik LCD lerine değişmem.. Bugünün Saraylısı etkileyici, sürükleyici, anlaşılır akıcı bir Edebiyat diliyle yazılmış bir roman. Okuyucusunu yormuyor.. Refik Halid Karay olunca tabiikide… Aynı zamanda bence psikolojik bir roman. Bu benim fikrim. İnsan aklının, ruhunun, hislerinin, zaafının, ahlakın nasıl içimizde çatışacağını, toplumda ayıp, günah, yakışıksız, ahlaksız gördüğümüz şeylerin nasıl aklımızın biryerlerinden geçiverdiğini anlatan bir roman. Kadın-Erkek ilişkisi konulu. Aşırı derecede güzel bir kız olan Ayşen’in bir Anadolu kasabasından uzak akrabası olan ve dayı dediği Ata efendinin yanına gelmesi, İstanbuldaki bütün nüfuzlu ve zengin işadamlarını, diplomatlarını, subaylarını güzelliğiyle büyülemesi, hepsine ayrı ayrı umut verip dalga geçmesi en sonunda Mısırlı çok zengin bir paşayla evlenip Mısıra gitmesi konu ediliyor. Bugünün Saraylısı na kendimce tüm romanı kapsayacak anafikir alıntıyla veda ediyorum. “Hani, ilk günü otomobilin kapı tarafına büzülerek dimdik, acemi ve ürkek, yarı ayakta duran Ayşen nerede? “İsterseniz “Ayşe” olurum diyen gözleri dolan Düzceli kız gitmiş, yerine bu gelmiş . Bu? Rüştü’yü, Faruk Senai’yi, Mister Thomas’ı milyonerleri emir kulu vaziyetine sokan şu durgun, duygusuz fettan… Bugünün Saraylısı Refik Halid Karay sayfa 142, İnkılâp Kitabevi.
Bugünün SaraylısıRefik Halid Karay · İnkılap Yayınevi · 32024835 okunma
"Dalken devrilesin de dünya şerrinden kurtula!"
Puan vermedi·312 syf.··
2025 30. kitabı
Bugünün Saraylısı ile bir Karay romanının daha sonunu getirdim ve Refik Halid'in her dönemin muhalifi oluşundaki toplumsal dertlerine bir nebze daha vakıf olabildim. Fark ettim ki Karay amca; öncelikle, değişime düşman! Peki ama hangi değişime? Yozlaşmaya düşman demek, biraz basit kalır. Toplumsal çürüme tabiri ise anlatmak istediğimi biraz daha iyi açıklar sanırım. Okuduğum Karay metinlerinde; ya sonradan zenginler, ya sonradan siyasette mevki kazananlar ya da mevki yahut para elde edemeseler dahi ait olmadıkları bir üst muhitin havasını bir şekilde teneffüs etme şansını yakalayanlar özne kimliği ile karşımıza çıkıyorlar. Evet, bu saydığım üç grubu 'sonradan görme' deyimiyle anlatmak mümkün ama ben üç tipin de hakkını ayrı ayrı teslim etmek istedim ve deyimi birazcık açtım. Karay'ın yaşadığı ve yazdığı dönemleri incelediğimizde gücün, paranın ve itibarın sürekli el değiştirdiğini fark ederiz. Cemil Meriç; sanırım Bu Ülke'sinde, "Her iktidar, kendi zenginini ve muhitini yaratmak zorundadır." minvalinde bir laf ediyordu. Evet, iktidar kalabilmekteki esrarlardan biri bu tip bahşişler dağıtmak olsa gerek. Hadi, burayı bir hışımla geçip ikinci adıma gelelim. Bu bahşişler; makamlar, zenginlikler ve itibarlar kimlere pay edilirse toplumun menfaatine olur? Anadolu irfanının parmak kaldırdığını görür gibiyim: Alışmadık ... 'te don durmaz! Evet efendim, kimlere kararından fazla ihsanda bulunulmaması gerektiğinin cevabı gördüğünüz gibi Anadolu insanının belleğinde gizli. Bu arada; sakın ceberut bir devlet anlayışına sahip olduğumu düşünmeyin. Sebepsiz zenginleşmenin, kadrolaşmanın vs önüne geçmek her devletin görevi zaten. Bu görev hakkıyla yerine getirildiğinde, halk cahil bile olsa, kime ne don giydirileceğini kendiliğinden bilir. Ortalığa kaos hakim
Bugünün SaraylısıRefik Halid Karay · İnkılap Yayınevi · 32024835 okunma
6/10
·%27 (85/312 syf.)·
Memleket Hikâyeleri veya Gurbet Hikâyeleri gibi başyapıtları, okumadığım Nilgün adlı oldukça hacimli eserini de düşünürsek, Refik Halit Karay'ın bizim için ne kadar kıymetli bir yazar olduğunu kabul ederiz herhalde hepimiz, hatta hangi kitabın arka kapağında yazıyordu, hatırlamıyorum; ama Karay için ressam yazar gibi bir ifade kullanılıyordu, Memleket Hikâyeleri'ndeki rengârenk öyküler -meselâ 'Şeftali Bahçeleri'- düşünülerek söylenmiş de olabilir... ancak Bugünün Saraylısı saman tadını bir türlü aşamayan bir kitap oldu ve yüzüncü sayfalarda artık pes ettim. Cumhuriyet kurulduktan sonra insanların değerlerini kaybetmesi, Batı hayranlığı, paraya olan düşkünlük, güce tapınma, yüzeysel değerlerin yüceltilmesi gibi orta sınıfa ait bütün eleştiri konularını yazar bütün karakterlerini tek tipli, derinliksiz vererek ortaya koyuyor, öyle ki kitapta, en azından okuduğum sayfalara dek herkesin karakteri birbiriyle aynı. Herkes aynı olamaz mı? Olabilir ama keşke bu kadar insanı kullanmak yerine tek bir kişi üzerinden anlatsaydı hikâyeyi; çünkü insanların eleştirilecek tek bir yönüne odaklanıp sadece onu anlatınca geri kalan yönleri yok sayılmış oluyor ve o zaman gerçekçiliği zedelenmiş oluyor. Eğer yazar gerçekçi bir üslûp yerine daha farklı tarzda öyküsünü anlatsaydı bu karikatür tipler dikkat çekebilirdi, meselâ bir hikâyede daha dikkat çekici olabilirdi, ama bir romanda bu kadar kasıtlı bir karikatürleştirme rahatsız edici oluyor...belki romanın ikinci yarısında bir derinlik kazanarak bu yönlerini törpülüyordur, ama bende de okuma isteği kalmadı. Herkesin paraya düşkün, zenginlik peşinde koşan, birbirini kullanan karakterler değil de tiplere dönüştüğü, bu hissi veren bir roman Bugünün Saraylısı. 80'li yıllardaki dizisi çok güzeldi, diye hatırlıyorum...
Bugünün SaraylısıRefik Halid Karay · İnkilâp Kitabevi · 2010835 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
Beğendi
·
2021 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2021 14:29
Refik Halid Karay'ın 'Bugünün Saraylısı', İstanbul’da karısı, kızı, oğlu ve damadı ile birlikte yaşayan Ata Efendi’nin evine teyzesinin oğlunun kızının geçici süreliğine gelmesi ve Ayşen'in gelişiyle tüm ailenin hayatlarının değişmesi üzerine bir romandır. Cumhuriyet kurulduktan sonra insanların değerlerini kaybetmesi, Batı hayranlığı, paraya olan düşkünlük, gibi yüzeysel değerlerin yüceltilmesi kitapta çok iyi işlenmiş. Özellikle Dolmabahçe Sarayı'ndaki davette yaşananlar bir parodi niteliğinde bunu çok güzel özetlemiştir. 80'li yıllarda dizisini izlemiştik. Tatlı bir dizi olarak hatırlıyorum. Eee ne de olsa tek kanallı -TRT- zamanlar daha mülayimdi. 1985 yılında TRT 1'de yayımlanan dizinin yönetmeni Ziya Öztan, oyuncuları Sema Yunak Ahmet Mekin, Yaman Okay, Ahmet Sezerel, Gülsen Tuncer ve Fatoş Sezer'di. Veeee sadece dört bölümdü. Şimdi ise sezonlarca süren Türk dizileri, hem konularıyla hem de reklamlarla birlikte iki saatten az sürmeyen, resmen baygınlık ve bıkkınlık geçirten saçma sapan işler. O yüzden en güzeli bol bol kitap okuyun, ufkunuz açılsın.
Bugünün SaraylısıRefik Halid Karay · İnkilâp Kitabevi · 2010835 okunma
Bugünün Saraylısı
10/10
·312 syf.··
2023 194. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2023 09:28
Herkese merhaba, Harika bir kitap okudum ve bu kitaptan sizlere de bahsetmek istedim. ••• Ata Bey'in evine uzak akrabası olan Yaşar'dan bir mektup gelir. Yaşar bu mektupta Ata Bey'in evine kızını göndereceğinden bahsedip, ondan kızını yanına almasını ve kendisinin bakımıyla ilgilenmesini ister. Bu mektup üzerine Ata Bey'in çoluk çocuk, kız-damat hep beraber yaşadığı evinde ortalık biraz karışmaya başlar. Ata Bey'in eşi Üftade Hanım bu kızın yaşından, bakımından, sorumluluğundan oldukça endişelidir. Zaten hali hazırda kıt kanaat geçinen aile bir de çocuk sorumluluğu alacaktır. ••• Ata Bey evin bu durumunu gerisinde bırakarak Yaşar'ın kızını, Ayşen'i trenden almaya gider. Tren durup, Ata'yla Ayşen karşılaşınca Ata'nın morali bozulur çünkü Ayşen sandıkları gibi küçük bir kız değildir. Oldukça yetişkin olan bu kızın bir de bakanı kendine hayran bırakacak bir güzelliği vardır. Bu vaziyet Ata'yı iyiden iyiye strese sokar çünkü Ata'nın evinde damadı da ikâmet ediyordur. Aynı zamanda çapkınlıktan ve arsızlıktan adı çıkmış olan bu damatla bu saf kızın aynı evde kalmak 'zorunda' oluşu Ata'yı çaresiz bırakmıştır. ••• Zaman bu evde, bu kocaman aileyle akıp giderken Ayşen'de bazı değişmeler görülmeye başlar. Trenden elinde bavulu, köylü güzeli olarak inen kız İstanbul'da oldukça farklı giyinmeye ve yüksek meblağlarda paralar harcamaya başlamıştır. Özünde güzel olan kızın üstüne bir de bakım yapılıp, takıp takıştırılınca iyice ortaya çıkan güzelliği tüm sosyeteyi sarar. Kıza gelen taliplerin hepsi de zengin ve tanınan simalardır. Oysa Ayşen bir türlü evlenmeye yanaşmaz. Yaşadığı hayatın yanlışlığıysa ilerleyen zamanda onda çok büyük etkiler yaratacaktır. Oldukça akıcı, dili çok güzel ve merak uyandırıcı bir kitaptı. Ata Bey'e tahammül edemediğim yerler de oldu fakat bu
Bugünün SaraylısıRefik Halid Karay · İnkilâp Kitabevi · 2010835 okunma
4/10
·312 syf.··
2022 3. kitabı
Bugünün Saraylısı romanının ana karakteri olan Ata Efendi İstanbul’da yaşayan sıradan bir insandır. Geçimini ucu ucuna sağlamasına rağmen ailesi ile huzurlu bir şekilde yaşamaktadır. Bir gün aldığı mektup ile hayatı tamamen değişir. Ata Efendi’nin zengin olan teyze oğlu Yaşar kızını İstanbul’a, Ata Efendi’nin yanına yollayacaktır. Ata Efendi buna pek sıcak bakmaz fakat başka seçeneği de yoktur. Hem kız ile birlikte gelecek olan paranın da hayatlarını rahatlatacağını düşünür. Ayşen’in İstanbul’a gelişi, Ata Efendi’nin onun sayesinde kazandığı itibar ile Ayşen’in yaşadığı maceralar romanın konusudur. Ben diziyi izleyip beğenmiştim ama kitap çok farklı. Dizi daha iyiydi. Kitapda karakterlere ısınamadım. Puanım: 4/10
1000Kitap
Bugünün SaraylısıRefik Halid Karay · İnkilâp Kitabevi · 2010835 okunma
9/10
·312 syf.··
2022 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2022 01:52
Bugünün Saraylısı, İkinci Dünya savaşında geçmektedir. Toplumda olan değişikliğin sosyete çevresindeki etkisini Ayşen üzerinden konu alır. Yazar bu değişikliğe karşı muhafazakar diyebileceğimiz bir tutum sergiler. Ayrıca sosyete çevresinde yabancılara verilen aşırı değeri ve hayranlığı da ortaya koyar. Romanda “Bovarizm” izleri görmek mümkündür. Dört bölümden oluşan romanın Birinci bölümü “Düzce’den Gelen Kız”dır. Bu bölümde olan olaylar Ata Efendi’nin evine mektupla beraber Ayşen’in gelmesidir. İkinci bölüm “Pavyona Giden Kız”, üçüncü bölüm “Modern Hayat Saraylısı” ve dördüncü bölüm ise “Beklenen Kadın” başlıklarını taşır. Yazarın dili Sade Türkçe ve akıcı bir dildir. Okunması çok kolay ve çok güzel bir eser. Ben çok beğendim. Dönem özelliklerini de yansıttığı için okumanızı tavsiye ederim. Kitapla kalın
Bugünün SaraylısıRefik Halid Karay · İnkilâp Kitabevi · 2010835 okunma
KOMPLEKSLİ HAYATLAR...
6/10
·340 syf.·
Beğendi
·
2025 31. kitabı
Refik Halid Karay bu eseri 4 kısımdan ibaret; 1. kısmın başlığı "Düzce'den Gelen Kız", 2. kısım "Pavyona Giden kız", 3. kısım Modern Hayat Saraylısı, son kısım "Beklenen Kadın" başlığı altında kaleme alınmış. Eser, II. Cihân harbi yıllarında Gedikpaşa'da hayatlarına güçlükle devam eden "Ata Efendi" ve ailesi tanıtılarak başlanmış; ev reisi Ata Efendi'nin mâzisine ve akrabaları Yaşar Efendi ile alâkalarına dikkat edilerek hikâye edilmiş. Önce Yaşar'ın Ata Efendi'ye gönderdiği mektubun sonra da Ayşen ile ilk karşılaşmanın aile fertleri üzerindeki tesir nakledilerek, ailenin maddî ve manevî yapısı ortaya konuyor... II. Cihan Harbi'nde kaçakçılık sayesinde çok zengin olan Yaşar anlatılmış ama romanın asıl kahramanı Yaşar'ın kızı Ayşen'dir. Ayşen gösteriş meraklısı, gözü hep süste, kürk ve ziynet meraklısı bir kız olduğu; kenar semtlerde ikâmet eden eğlence meraklısı kadın hayatından, yüksek sosyete çevresinde erkeklerin peşinden koştuğu "modern hayat saraylısı" Ayşen Hanımefendi oluşu ve akıbeti hikaye edilmiş. Müellif bu eserinde, II. Meşrutiyet öncesi İstanbul'u ile yaşadığı devri muhtelif yönleri ile mukayese, tahlil, tesbit ve teşhis etmeye çalışmış, Neticede de, umumiyetle eski devri daha her açıdan daha üstün görmüş... İki arada, bir derede kalmış cemiyetin, Avrupa ve Batıya karşı duyduğu aşağılık duygusu-kompleksi, ve modern(!) kadın erkek ilişkileri hicvedilmiş... Vakur Çayseven
Roman-Edebiyat
BUGÜNÜN SARAYLISIRefik Halid Karay · İnkılap Yayınevi · 2002835 okunma
10/10
·312 syf.··
2024 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2024 23:13
52 yaşındaki Ata efendi'nin belki öngörü de yanlış ama temiz sevdası. Bir yandan sevdasının yanında hayat bulması, en ufak bir sözden umuda kapılması, onunla yaşadığını hissedip, nefes alması, bir yandan da evdeki eşi, çocukları ve süregiden hayat akışı.. Karşısındaki ne kadar bencil ve somut olsa da bunu asla sevdiği yiğeni Ayşen'e konduramaması. Her şeyin sonunda ise tüm umutlarının ölmesiyle dayanamayıp yıkılması.. Uzun zaman sonra tam olarak dimağımda ve yüreğimde Türk edebiyatı tadı bırakan bir eser.
Bugünün SaraylısıRefik Halid Karay · İnkilâp Kitabevi · 2010835 okunma
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 22:03
REFİK HALİT KARAY BUGÜNÜN SARAYLISI Bitireli bir hafta oldu ama ancak paylaşabildim. Lise zamanlarında okuduğum bir eserdi Bugünün Saraylısı. Yazarımızdan okuduğum tek eser. Ama kalemini beğeniyorum. Kolay anlaşılır bir dili var ve bazı kelimelerin Türkçe karşılığı da dipnot olarak verilmişti. Kitapta İstanbulda yaşayan Ata Efendi isimli bir adam var. Bir gün akrabası Yaşar'dan bir mektup alır. Yaşar kızını Ata efendinin yanına gönderecektir bir miktar parayla beraber. Tabi Ata ve eşi Üftade bu durumdan hazetmez. Kızı görmeden çirkin şişko sivilceli işe yaramaz bir tip olarak karşılarına çıkacağını düşünür. Ama yanında göndereceği 300 lira için katlanmayı düşünürler. Kızın adı Ayşendir. Kızı almaya otogara Ata gider ve gördüğü kız karşısında nutku tutulur. Kız çok güzeldir ve 17 yaşındadır. Ayşen, ilk başlarda sessiz utangaç cahil bir köylü kızı gibi görünüyor fakat İstanbul'un ortamına ayak uydurmaya alıştığı vakit köyden geldiği halden modern bir Ayşen'e dönüşür. Normalde ismi Ayşedir ama sosyetik olması için Ayşeni kullanır. Tabi gel git zaman Ayşen değişir bu değişimi gören Ata Bey'de kıza aşık olur. Kızın güzelliği sebebiyle aşık olup kapısında dizilir erkekler. Ata da bu sevdalı erkekleri Ayşenden kıskanır sürekli evlenip gitmesini ister ama bir yandan da ayrılmak istemez ondan. Roman sonunda ise bir Arap paşası ile evlenip yurt dışına yerleşir ve buna dayanamayan Ata ölür. Genel olarak roman cumhuriyetin ilanından sonra yazılmış modernizmin halk üzerindeki etkisini anlatıyor. Ayşenin köyden çıkışı ve geldiği evdeki düzeni geleneği bozması ve Atanın gelenekçi bir adam olmasına rağmen Ayşenle inandığı tüm değerleri altüst edip kendinden küçük bir kıza aşık olmasını anlatıyor. 1985 yılında Ziya Öztan yönetmenliğinde Trt1 de dizisi çekilmiş ve 2013 yılında
1000Kitap
Bugünün SaraylısıRefik Halid Karay · İnkilâp Kitabevi · 2010835 okunma

Yazar Hakkında

Refik Halid KarayYazar · 67 kitap
Bolu Mudurnu'dan İstanbul'a göçen Karakayış ailesinden Maliye Başveznedarı Mehmed Halid Bey'in oğlu olarak 15 Mart 1888’de İstanbul’da doğdu. Galatasaray Sultanisi'nde ve Hukuk Mektebi'nde okudu. Maliye Nezareti'nde (Hazine ve Maliye Bakanlığı) memur olarak çalıştı. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra gazetecilik ile uğraşmaya başladı. 1909 yılında girdiği Tercüman-ı Hakikat gazetesinde mütercimlik ve muhabirlik yaptı. Fecriâtî topluluğuna katıldı ve "Kirpi" imzasıyla mizah dergisi Kalem'e yazılar yazmaya başladı. Yazıları yüzünden 1913'te önce Sinop'a sürüldü. Daha sonra Çorum, Ankara, ve Bilecik'e gönderildi. İstanbul'a dönünce bir süre Robert Kolej'de Türkçe öğretmenliği yaptı. Posta-Telgraf Umum Müdürlüğü'ne atandı. Bu sırada Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na üye oldu, Aydede adlı siyasi mizah dergisini çıkarmaya başladı. İstiklal Savaşı aleyhine yazdığı yazılardan ötürü vatan hainliğiyle suçlandı, Yüzellilikler listesine alındı. Uzun süre yurt dışında, Beyrut ve Halep'te sürgün yaşadı. Mustafa Kemal Atatürk'e yazdığı şiir ve mektuplarla, Yüzellilikler listesindekilerin affedilmesinde önemli rol oynadı. 16 senelik sürgün hayatının ardından 1938 yılının Temmuz ayında yurda döndü. 1948 yılında, Aydede dergisini tekrar yayımlamaya başladı. 18 Temmuz 1965’te İstanbul’da vefat eden Karay, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Türk Edebiyatındaki Yeri Refik Halid, Türk edebiyatında ilk defa Anadolu'yu tanıtan eserleri ile ismini duyurmuş, yergi ve mizah türündeki yazıları ile de üne kavuşmuştur. Gözleme dayanan eserlerinde, tasvirler, portreler ve benzetmeler kullanarak sade, akıcı dili ve güçlü tekniği ile 20. yüzyıl romancıları arasında seçkin bir yere sahip olmuştur. İstanbul'u bütün renk ve çizgileriyle yansıtarak Türkçeyi ustalıkla kullanan Refik Halid, Türk edebiyatına birçok eser kazandırmıştır. Seyit Kemal Karaalioğlu onu şöyle tarif eder: Refik Halit Karay; «Yeni Lisan» akımının tutunmasında önemli payı bulu­nan, konuşma dilini yazılarında büyük bir ustalıkla uygulayan bir yazardır. Hikâyeleriyle romanlarında renkli bir görgü ve gözlem zenginliği göze çarpar. Ro­manlarında, çoğunlukla aile üstünde durur. Hiçbir belli teze bağlanmaksızın, sağlam bir teknikle, başarılı çevre tasvirleri içerisinde nefis bir üslupla olayları anlatır. Ağır fikre, derin çözümlemelere, tezli saplantılara girmeden, «ak rea­lizm» diyebileceğimiz bir görüşle yazardır. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Refik_Hali...