SerenglDrmşTrsn...

SerenglDrmşTrsn...
@Muvahideokuyor6129
SADECE GERÇEK KİTAP SAYFALARINA DÖNÜŞ YAPIYORUM İNSTAGRAM KİTAP HESABIM : instagram.com/muvahideokuyor?...
Diplomalı işsiz edebiyatçı
Türkiye de herhangi bir şehir
52 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
Sizce biz de Sodom ve Gomore de mi yaşıyoruz?
8/10
·311 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 00:39
YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU SODOM VE GOMORE Mayısta başlayıp Haziranda bitirdiğim bir eser ile karşınızdayım. Yakup Kadri'nin ikinci kez okuduğum eseri. Eserde Yakup Kadri bize işgal yıllarındaki İstanbul'un potresini çiziyor. İstanbul'un o yıllardaki durumu, Tevrat, İncil ve Kur'anı Kerimde geçen Hz Lut'un sapkın kavmi Sodom ve Gomore'ye benzetmiş Yakup Kadri. İşgal altındaki İstanbul itilaf askerleri tarafından türlü pisliklere bulanmış üzerine bir de batı taraftarı ve yozlaşmış Türk halkı da üzerine tuzu biberi ekmiştir. Roman, Leyla ve Necdet ana karakteri üzerinden anlatılıyor. Leyla; tam bir batı özentisi yabancı erkekler ile içli dışlı olan içinde milliyet sevgisi vatan değeri bilmeyen bir kızdır. Tek işi yemek içmek yabancı askerlerle gezmek gün geçirmektir. Necdet ise milliyetçi ve vatanına düşkün bir Türk gencidir. Lâkin aşkın gözü kör kulağı sağır, Necdet, Leylânın her türlü özentiliğine, yozluğuna rağmen onu delicesine seviyor. Tabi yan karakterlerinde ne kadar batı sevici yozlaşmış ahlaksız olduğunu okudukça göreceksiniz. Yakup Kadri İstanbulun bu hâlini helâk olmuş bu kavme benzettiği için her bölüm başına da eski ahitten parçalar koymuş. Yazı dili sade ama aralarda o yozluğu, asimilasyonu anlatmak için yabancı kelimeleri de kullanmıştır(açıklamasıyla) Şimdilik diyeceğim bu kadar. Kitapla kalın sevgiyle kalın efenim️ Sodom ve GomoreSodom ve Gomore Yakup Kadri KaraosmanoğluYakup Kadri Karaosmanoğlu
Duygu ve Düşünce
Sodom ve GomoreYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20246,7bin okunma
Reklam
8/10
·311 syf.··
Beğendi
·
20 günde okudu
·
2026 11. kitabı
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
7.8/10 · 6,7bin okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 18:16
STEFAN ZWEIG MARY STUART KİTAP YORUMU Okuması uzun sürse de etkisi de büyük olan bir kitap ile geldim. Birçok okur Zweig'i belki sadece kısa ince kitaplarıyla tanıyor olabilir( bende öyle sanardım) ama kendisi profesyonel bir biyografi yazarıdır ayrıca. Daha önce biyografik eserler okumayanlar sıkılabilir ama Zweig'in kaleminden mutlaka okumalısınız diye düşünüyorum. Tarihi tüm detaylarıyla anlatıyor. Bir ara popüler olan Boleyn Kızları'nın kitabı ya da filmini izlediyseniz bu kitapta o ailenin devam eden siyasi çatışması diyebiliriz. Fakat işe sadece çatışma değil batı toplumunun ortaçağ tutumunu ve siyasetin kaotik ve yalancı çıkarcılığınında kadınlar üzerinde özellikle hanedan takımının kadınlarıysa nasıl bir tutumun olduğunu okuyorsunuz. Yorum uzun olsa da lütfen okuyun. Mary Stuart aslında Anne Boleyn'in kızı I. Elizabeth'in kuzenidir. Elizabeth İngiltere'nin kraliçesi ve koyu protestandır. Mary Stuart ise koyu Katolik İskoçya Kraliçesidir. Bu İskoçya ve İngiltere arasında Hristiyanlığın iki mezhebi bu iki kadının üzerine çöken karanlık bir kabus olmuştu. Mary babasının ölümü üzerine daha 6 günlükken İskoçya tahtına geçmişti. İngiltere kralının baskıları sebebiyle daha küçükken Fransa kralı ile evlendirilip Fransa kraliçesi oldu. (Kocası II. François hastalıklıydı ve erken öldü) Bunun üzerine ülkesine döndü ve İskoçya yönetimine geçti. Sonra kuzeni Lord Darnley ile evlendi. Bu arada tüm hayatı boyunca kadınlığının pek farkına varamadı sürekli tahttan tahta geçtiği için bu kısımda tutkularının kurbanı oldu denilebilir. Darnley ile evliyken Bothwell kontuna aşık oldu. Bu kont kocasının katili oldu. Mary'de bu suikast girişiminin suçlusu olarak sayıldı. Bu sebeple Protestan İskoçlar tarafından suçlu sayıldı ve tahttan indirmek istediler. Mary daha önce kuzeni
1000Kitap
Mary StuartStefan Zweig · Can Yayınları · 2019940 okunma
5/10
·205 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 10:47
JEAN PAUL SARTRE BULANTI Bugün varoluşçuluk akımının filozoflarından olan Sartre'nin kitabını inceliyorum. Öncelikle Srtre kimdir ondan bahsedeyim. Sartre, 20.yy en etkili Fransız filozoflarından varoluşçuluk( egiztansyalizm yani insan varoluşunun önceden belirlenmediğini, insanın özgürce yaptığı seçimlerle kendi özünü yarattığını savunan akım) akımının öncüsüdür. Kitaba gelecek olursak benim için sıkıcı bir kitaptı. Bana filozof kitapları sarmıyor pek. Aklımda kalan bir şey olmadı. Antoni Roquentin adlı bir karakter üzerinden biyografik tarzda yazılmış günlük tarzında bir roman. Karaktere göre hayat ve insanın varoluşu saçmadır. Bir gün Roquentin yolda yürürken yerden bir taş almaya çalışır ama alamaz. Bunun üzerine bir bulantı hisseder. Bu bulantı hayatın ne kadar gereksiz ve boş olduğunu anlamasıdır. İnsan neden yaşar. Her şey kendiliğinden oluşmuştur ve insan kendi seçimleriyle bu yaşamı yaratır. Karakter normal hayatı yaşamaya devam etse de yaptıklarının boş ve anlamsız olduğunu düşünüyor. Kısacası ağır ve karamsar bir kitap. Psikoloji ve feslefenin karışımı. Yani bir nevi yazar kendi biyografisini başka bir karakterle anlatmış denilebilir. İçeriğine göre de tartışmalara ve farklı incelemelere tabi tutulmuş bir eser. Şahsen bu dünyada neden varolduğunu ne için yaratıldığını fark edememiş kişilere tavsiye etmem. Ama herhangi bir inanca sahip olmayanlara belki daha çok hitap edebilecek bir eser. Belki ileride tekrar okurum ya da okumam. Filozofluk deliliktir benim için Kitapla kalın sevgiyle kalın efenim BulantıBulantı Jean-Paul SartreJean-Paul Sartre
1000Kitap
BulantıJean-Paul Sartre · Sentez Yayıncılık · 200828bin okunma