YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU
SODOM VE GOMORE
Mayısta başlayıp Haziranda bitirdiğim bir eser ile karşınızdayım.
Yakup Kadri'nin ikinci kez okuduğum eseri.
Eserde Yakup Kadri bize işgal yıllarındaki İstanbul'un potresini çiziyor. İstanbul'un o yıllardaki durumu, Tevrat, İncil ve Kur'anı Kerimde geçen Hz Lut'un sapkın kavmi Sodom ve Gomore'ye benzetmiş Yakup Kadri. İşgal altındaki İstanbul itilaf askerleri tarafından türlü pisliklere bulanmış üzerine bir de batı taraftarı ve yozlaşmış Türk halkı da üzerine tuzu biberi ekmiştir.
Roman, Leyla ve Necdet ana karakteri üzerinden anlatılıyor. Leyla; tam bir batı özentisi yabancı erkekler ile içli dışlı olan içinde milliyet sevgisi vatan değeri bilmeyen bir kızdır. Tek işi yemek içmek yabancı askerlerle gezmek gün geçirmektir. Necdet ise milliyetçi ve vatanına düşkün bir Türk gencidir. Lâkin aşkın gözü kör kulağı sağır, Necdet, Leylânın her türlü özentiliğine, yozluğuna rağmen onu delicesine seviyor. Tabi yan karakterlerinde ne kadar batı sevici yozlaşmış ahlaksız olduğunu okudukça göreceksiniz. Yakup Kadri İstanbulun bu hâlini helâk olmuş bu kavme benzettiği için her bölüm başına da eski ahitten parçalar koymuş. Yazı dili sade ama aralarda o yozluğu, asimilasyonu anlatmak için yabancı kelimeleri de kullanmıştır(açıklamasıyla) Şimdilik diyeceğim bu kadar. Kitapla kalın sevgiyle kalın efenim️ Sodom ve GomoreYakup Kadri Karaosmanoğlu