Puan vermedi·154 syf.··
Beğendi
·
2022 119. kitabı
İhsan Oktay Anar’ın 1996 yılında yayımlanan ikinci romanı Kitab-ül Hiyel, Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihsel atmosferinde geçen, hayal gücüyle bezeli bir anlatıdır. Eserde, "hiyel" yani mekanik sanatına tutkuyla bağlanmış üç mucidin Yafes Çelebi, Kara Calud ve Üzeyir Bey hikâyeleri anlatılır. Kitab-ül Hiyel, üç bölümden oluşur ve her bölüm, bir mucidin hayatını ve icatlarını merkezine alır. Yafes Çelebi, hikâyenin başlangıcında yer alır ve mekanik aletler üzerine çalışmalarıyla tanınır. Onun öğrencisi Kara Calud, ustasının izinden giderek kendi icatlarını geliştirir. Son olarak, Kara Calud'un evlat edindiği Üzeyir Bey, devridaim makinesiyle sonsuz enerji üretme hayalini gerçekleştirmeye çalışır. Bu üç karakterin hikâyeleri, usta-çırak ilişkisiyle birbirine bağlanır ve Osmanlı döneminin III. Selim'den II. Meşrutiyet'e kadar uzanan zaman diliminde geçer. Anar, romanında geleneksel Doğu anlatı tekniklerinden "çerçeve hikâye" yöntemini kullanır. Anlatıcı, meddah tarzında, "Râviyân-ı ahbâr ve nâkılân-ı âsâr..." gibi ifadelerle hikâyeleri sunar. Bu anlatım tarzı, Dede Korkut Hikâyeleri ve Binbir Gece Masalları'na benzerlik gösterir. Roman, mekanik biliminin sınırlarını zorlayan icatları ve bu icatların mucitleri aracılığıyla insanın doğaya hükmetme arzusunu, hırslarını ve hayal gücünü işler. Ayrıca, tarihsel gerçeklik ile kurgu arasındaki ince çizgide, alternatif tarih ve steampunk unsurlarını barındırır. Kitab-ül Hiyel, sadece metinle değil, aynı zamanda çizimlerle de zenginleştirilmiştir. Bu çizimler, mucitlerin tasarladığı mekanik aletleri ve makineleri görselleştirerek okuyucunun hayal gücünü destekler. Kitap, bu yönüyle sadece edebi bir eser değil, aynı zamanda görsel bir şölen sunar.
Kitab-ül Hiyelİhsan Oktay Anar · İletişim Yayıncılık · 20205,8bin okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.