Gönderi

8/10
·139 syf.··
2025 28. kitabı
Selammm Kimi anılar vardır, unutulmaz. Kimi anılar ise, bilinç onları hatrlamasa da, bedenin ve ruhun bir yerine saplanır, orada büyür, sessizce çürütür insanı. Kutay'ın hikâyesi, işte böyle bir çürümenin izini sürüyor. Altı yıldır aynı dergide fotoğrafçılık yapan, kalabalığı içinde kendi yalnızİığına alışmış bir adam Kutay. Gündelik hayatı disiplinli ve rutine bağlı görünse de, içinde bir şeylerin eksikliği onu sessizce kemiriyor. Annesi başka şehirde, babasını hiç tanımamış. Küçük yaşta kaybettiği kız kardeşiyle ilgili ise belleği, kesintili bir film gibi. Bazı sahneler var, bazıları ise tamamen silinmiş. Kazayla ilgili hiçbir şey hatırlamıyor; ne ses, ne görüntü, ne his. Sanki o an, hayatından değil, ruhunun en karanlık odasından silinmiş. Kutay'ı hayata bağlayan birkaç şeyden biri, üç yıllık sevgilisi Meral. Diğeri ise, dergideki en yakın arkadaşı Soner. Ama hayatın bazen hazırladığı trajediler, en büyük kırılmalarını en güvendiğin iki insan üzerinden yaşatır. Kutay, bir gün Meral'e sürpriz yapmak için evine gittiğinde, ikisini birlikte yakalar. Ne yaşadığını tam hatırlayamaz ama öfkesinin ardindan gelen sessizlikte Soner'i dövdüğünü, Meral"le ilişiğini bir çırpıda kestiğini öğrenir. Ne var ki bunların hiçbiri belleğinde yoktur. Soner'le konuştuğunda, ona karşı "Ben ne yaptım ki?" demesi boşuna değildir; çünkü gerçekten de hatırlamıyordur. Bir zaman dilimi, Kutay'ın zihninden adeta çalınmıştır. Kutay'ın yaşadıkları, çoklu kişilik bozukluğunun (Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu) tüm belirtilerini taşır. Bilinç dışında bastırılmış travmalar, özellikle çocukluğunda yaşadığı kayıplar, onun kişiliğini ikiye bölmüştür. Öfke, şiddet ve bastırılmış anılar, ikinci bir benlik tarafından yönetilmektedir. Kutay kendisiyle çatışır, hatırlamakla unutmak arasında kalır, bir tür
KargaşaMetehan Asaf Çabuk · Patara Kitap · 202521 okunma
·
55 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.