9/10
·159 syf.··
2025 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2025 12:51
Acımak, adı kadar yalın, ama etkisi çok derin bir roman. Reşat Nuri bu eserinde bize bir insanın ne kadar değişebileceğini, önyargının nasıl en büyük yanılgı olabileceğini ve “acıma” duygusunun aslında ne kadar insani, ne kadar onarıcı olduğunu gösteriyor. Romanı okurken, en başta gözünde canlandırdığın karakter ile sonunda yüzleştiğin karakter arasındaki fark seni şaşırtıyor. Ama en çok da şu etki kalıyor geride: “Ben de bazı insanlara çok acele yargılarla bakıyor olabilir miyim?” Ana Karakter: Zehra Zehra, Cumhuriyet döneminin başlarında görev yapan, disiplinli ve duygusuz biri olarak tanıtılıyor bize. Öğretmenlik mesleğini bir görev değil, neredeyse kutsal bir mücadele gibi görüyor. Kimseye boyun eğmeyen, insanlara karşı biraz mesafeli, biraz da soğuk biri. Ama bu soğukluk, aslında içindeki kapanmamış bir yaranın, yıllar önce yaşanmış bir kırgınlığın katılaşmış hali. Zehra, babasını zalim, sorumsuz ve annesini perişan etmiş biri olarak tanımış hayatı boyunca. O yüzden ona karşı içinde en ufak bir sevgi kalmamış. Kırılma Noktası: Babasının Ölümü ve Günlük Bir gün, Zehra’ya bir haber gelir: Babası ölmüştür. Hiçbir duygu hissetmeden, görev bilinciyle cenaze için yola çıkar. Ama asıl değişim, orada başlar. Babasının bıraktığı bir günlük bulur. Ve o günlükte, yıllarca nefret ettiği babasını bambaşka bir açıdan tanır. Onun da acılar yaşadığını, pişmanlıklar içinde kıvrandığını, Zehra’yı düşündüğünü, fakat imkânların ve şartların içinde ezilmiş biri olduğunu fark eder. Aslında babası, düşündüğü gibi kötü biri değil; ama susturulmuş, anlaşılmamış, hatta yok sayılmış biridir. Bu farkındalık, Zehra’nın içinde buz gibi duran kalıpları çatlatır. Duyguların Sessiz İsyanı Zehra’nın değişimi sessiz ama sarsıcıdır. O güne kadar “acımanın zayıflık olduğunu” düşünen Zehra, o gün ilk kez gerçekten acır. Ama bu acıma, tepeden bakmak değil; derinden anlamak, kalben bağ kurmak anlamındadır artık. Reşat Nuri, Zehra üzerinden bize şunu anlatır: “Birini yargılamadan önce, onun hikâyesini gerçekten dinledin mi?” Anlatımın Gücü Romanın dili çok sade. Abartı yok, süs yok. Reşat Nuri zaten gözlem gücüyle çok etkileyici yazan bir yazar. Karakterleri günlük hayattan, çok tanıdık. O yüzden kitap bittiğinde, Zehra sana artık uzak bir karakter gibi gelmiyor. Sanki bir öğretmenin, bir tanıdığın, belki de senin geçmiş bir hâlin gibi hissettiriyor. Kitap Ne Söylüyor Bize? • İnsan, bazen en yakını hakkında bile ne kadar yanılabileceğini çok geç anlayabiliyor. • Yargılamak kolay, ama anlamak zaman istiyor. • Ve acımak, zayıflık değil; kalbin gözüyle bakabilmektir. Sonuç Acımak, kalbiyle değil sadece aklıyla yaşayan bir insanın, bir gün kalbinin sesini duymasıyla baştan sona değişmesini anlatıyor. Kısa bir roman ama etkisi uzun sürüyor. Bitirdiğinde, içinden şöyle bir şey geçiyor: “Ben de biraz daha anlamaya çalışsam insanları… Belki her şey başka olurdu.”
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,6bin okunma
··
1.846 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bende okumuştum bu kitabı. Gerçekten de önyargılarımız bazen duygularımızın önüne geçebiliyor. Buna dikkat etmemiz lazım gelir.