Yağmur, Edebiyat ve Sessizlik
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2025 16:24
“Hiçbir şey söylemek zorunda değilsin,” diyor, “bunu sakın unutma! İnsan çoğu zaman bir şey söylememek için bulunmaz bir fırsatı kaçırır ve tam da bu yüzden mahvolur.” İrlanda Defteri, huzur veren, düşündüren bir kitap. Okuma süresini bilerek uzatırken, neredeyse her bölümün sonunda kitabın kapağını kapatıp bir şeyler düşünürken buldum kendimi. Kitapta otuzdan fazla yazar bize eşlik ediyor. Bazı yazarlar bölümlerin ana konusu olurken bazıları ise satır aralarında karşımıza çıkıyor. Çevirisi yapılmış olsun ya da olmasın, bu kitaplar hakkında hem bilgi ediniyoruz hem de Meltem Gürle’nin anlatımıyla mest oluyoruz. Bu kitabı okuyan biri, James Joyce okumak için sabırsızlanacaktır. Joyce’u daha önce okumuş olanlarsa bilmedikleri belki de çok fazla şeyle karşılaşacaktır. Elbette Ulysses ve Finnegan Uyanması kolay okunması beklenmeyen kitaplar, ancak yine de okurun içinde okuma hevesi oluşacaktır. Bu kitaplara Dublinliler'de ekleniyor ve kitabın herhangi bir sayfasında bu eserlere konuk oluyoruz. Bazen roman karakterlerinin izini sürerken buluyoruz kendimizi. Kitapta geçen yerlere konuk oluyoruz, bitmeyen bir seyahat gibi. İrlanda hakkında birçok şey öğreniyoruz; bu tarz kitapların etkisini seviyorum. Yaşanmışlıklar üzerinden konuk olduğumuz onlarca hikâye bize sunuluyor. Hep söylerim ama çoğu insan bunun farkında değildir: çoğu insan günlük yaşamında sadece koşmaya programlanmış gibi yaşıyor. Belki ülkenin üzerimize çöken havası, belki dertler, belki de başka şeyler buna neden oluyordur. Ama insanlar birbiriyle konuşurken bile koşuyor; birbirlerini dinlemiyorlar. Bu kitap onlara da iyi gelecektir. Koşturmayı bırakıp biraz yavaş yürüdüklerinde, hayattan bir şey kaçırmadıklarını, hatta koştukları için birçok detayı kaçırdıklarını fark edeceklerdir. İrlanda edebiyatı hakkında da derinlemesine bilgiler ediniyoruz. Okuduğumuz onlarca yazar hakkında bilmediğimiz detayları bize aktarıyor Gürle. İrlanda’ya gitmeden kırlarda, şehirlerde, pub’larda dolaşıyor; kahve içiyor, yürüyor, temiz havayı soluyor, o hiç bitmeyen yağmurun ve gri havanın keyfini çıkarıyoruz. Hayat belirtisi olmayan topraklarda bir seyyah gibi gezerken, kendimizi bir anda bir sanat galerisinde ya da tiyatro oyununda buluyoruz. Ve elbette kitabın tamamında bize eşlik eden, Gürle’nin ev sahibi ve sonrasında arkadaşı olan Mary’yi keyifle okuyoruz. Kitap, kısa bir İrlanda tarihi de sunuyor bize. Geçmişte yaşanan acılardan bugüne nasıl gelindiğini kısaca aktarıyor. Eğer istersek, daha fazlasını okumak için not alıyoruz. İrlanda insanı hakkında da bize detaylı bilgiler veriyor Gürle. Aynı zamanda biz bunu zaten hem Joyce’tan hem de Heinrich Böll’den okuyoruz, kitap içerisinde alıntılanan onlarca alıntı eşliğinde. Anlatıyorlar bize sabah uyandıklarında pek konuşkan olmadıklarını… Kitapta birçok yerin altını çizdim, daha sonra araştırmak için notlar aldım. İlgili duymadığım ya da merak etmediğim birçok yazarın kitabını araştırırken buldum kendimi. Kısa olmasına rağmen dolu bir kitap. Kitapta adı geçen birçok yazarın kitabı kitaplıkta okunmayı bekliyordu. Joyce’tan Dublinliler’i okumaya karar verdim. İletişim’in klasiklere gösterdiği özeni her zaman sevmişimdir. Kitabı okumadan önce birçok bilgiyi ediniriz. Yazılmış bir önsöz, yazar hakkında detaylı bilgi bulunur. Dublinliler’in ilk baskısından tutun, kitaba ret veren yayınevinin ret cevabının olduğu mektubun görseline kadar verilmiş, ayrıca kitapta geçen yerlerin o döneme ait fotoğrafları da mevcut. İlk üç öyküyü okuduktan sonra biraz ara verdim, aceleyle okumaktansa hem o dönemi hem de Joyce’u anlayarak okumak istedim. Bir öykü derlemesi gibi gözükse de kitap aslında bir bütün. Sonrasında yine okumak için kenara ayırdığım Claire Keegan’ın Böyle Küçük Şeyler kitabına başladım. Başrolünde Cillian Murphy’nin oynadığı uyarlama film son dönemde çok izlendi, üzerine çok konuşuldu, bilerek izlememiştim, kitabı okumayı bekliyordum. Kitabı bitirdim, incelemesini de yapacağım, yine filmi de izleyip bir karşılaştırma yaparım. Kısacası, bazı kitaplar okunmak için bekler ve doğru zamanda karşımıza çıkarlar. Dublinliler’i 2017’de, Böyle Küçük Şeyler kitabını ise 2022’de almışım, tekrar baskısında kitap kapağı da değişmiş. Böyle okuyunca daha anlamlı oluyor, özellikle İrlandalı yazarların kitaplarını okuyacaksanız “İrlanda Defteri” sizin için iyi bir rehber olacaktır. Kitabı sadece ne anlattığıyla değil, ne anlatmadığıyla da değerlendirebilirsiniz. İncelemeyi sonlandıracak olursam; samimi bir yolculuktu, bol kahve ve müzik eşliğinde okudum bu kitabı. İki gündür hava kapalı ve yağmurlu, sevdiğim havalar. İrlanda’nın çoğunlukla yağmurlu olan iklimine de ayak uydurdum, okumayı daha keyifli hale getirdi. Yer yer melankolik duygulara kapılmak mümkün, bu halleri seven okur bu kitaptan çıkmak istemeyecektir. Severek okudum, bitmese iyi olurdu dediğim kitaplardan. Okuru bir seyahate çıkarıyor bu kitap, bir bakıma edebiyat şöleni. Okuyunuz, öneridir. Kitapta adı geçen yazarların listesi: James Joyce, William Butler Yeats, Anne Enright, Brian O'Nolan (Flann O'Brien), Anam Cara: A Book of Celtic Wisdom (Kitap), John O'Donohue, Molly Keane, Elizabeth Bowen, Heinrich Böll, Jonathan Swift, Lucinda Jacob, Brendan Behan, John McGahern, Edna O'Brien, Maeve Binchy, Sebastian Barry, Max Porter, Seán O'Casey, Paul Murray, Alan McMonagle, Oscar Wilde, J.R.R. Tolkien, Samuel Beckett, Günther Anders, Goethe, Walter Benjamin, Claire Keegen, William Trevor, Bernard O'Donoghue, Patrick Kavanagh
Edebiyat
İrlanda DefteriMeltem Gürle · Can Yayınları · 2025199 okunma
·
1.276 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.