·132 syf.····Okunma: 22 Mayıs 2025 22:18 Oldukça tartışmalı bir kitabın savunmasını yapmaya geldim, açılın!
Çoğu insanın sevmediği ama benim bayıldığım bir eser oldu. Kitabı sevmeyenlerin incelemelerine baktım ki bakmaz olaydım, kitabı sevmemelerinin elle tutulur hiç bir nedeni yok. Hepsinin incelemeleri üç dört cümleden ibaret ve hepsi aynı şeyi söylüyor;
-Kitap çok sıkıcıydı
-Hiç bir şey anlamadım
-Bomboş bir kitap
-Yazar bile ne yazdığını anlamamış
Vb.
Öncelikle güzel kardesim, sen kitabi anlamadın diye kitap bomboş olmuyor. Kitabın konusu Profesörümüzün sokaktan bir köpeği sahiplenmesi ve onun üzerinde bir deney yaparak onu insanlaştırmasıyla başlıyor. Sokaklarda yetişen köpeğin burjuvazi bir hayat yaşayan profesör ile görüş farklılıkları ile devam ediyor. Kitapta çok fazla iğneleme var ama o dönemin Sovyet birliği hakkında hiç bir fikrim olmadığı için çoğunu anlamadım. Sorun değil, yazar düşünüp de yazmış ve kitabı bu yüzden 40 yıl sonra anca basılma izni almış.
Kitabı doğru düzgün eleştiren tek bir kişi ile karşılaştım ve fikirlerini sordum. Şimdi de onları ele alacağım. Arkadaşım demiş ki;
"Her şey oldu bitti havası taşıyor" evet, kitabın ilk kısmını köpeğin ağzından okuyoruz. İkinci kısmında ise profesör'ün asistanının deney sonrası tuttuğu kesik kesik notları okuyoruz. Üçüncü ve son bölümde ise ilahi bakış açısı var, olayları objektif bir şekilde okuyoruz.
Arkadaşım köpek ile insanın (köpek kalbi/insan beyni/tek vücut) bakış açılarının vurgulanması gerektiğini savunmuştu ama bence ikisinin iç içe olması kitaba derinlik katmış. Sonuçta aynı vücutta çatışan iki organ sonucu düşünceleri allak bullak olacak, bir tarafı bir şeyi savunurken öbür tarafı başka bir şeyi savunacak. Sınırlar muğlak olacak. Ve yazarın bunu çok iyi yansıttığını düşünüyorum.
Ayrıca kitaptaki keskin sınıf farklarını eleştirenler de olmuş, dostum yazarın amacı bunu gözümüze sokmak, neyini eleştiriyorsun?? Yazar bundan şikayetçiymiş ki kitabında buna yer vermiş, yermiş konuyu.
Son olarak karakterlerin çok başarılı yazıldığını düşünüyorum, her biri farklı derinlikte ve farklı ideolojilere sadıkken bunların çatışmalarını okumak çok keyifliydi. Belki küçük bir şey olabilir ama buna da değinmek istiyorum, normalde Rus klasiklerinde alt tabakadaki kadınlar hep aşağılanır. Ama kitapta bu kadınları savunan çok güzel bir sahne vardı bayıldım resmen!!
Kitabın yazım dili de zor değil, Rus klasikleri okumaya alışıksanız basit bile gelir.
Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim (。•̀ᴗ-)✧