·724 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Mayıs 2025 21:08 Ülkemizde kitap okumaları içinde, bitirilmeden bırakılan 1., okunan 3. kitapmış. Bu bilgi kitap incelemesi için önemli bir kriter. Neden çok seviliyor, neden çok sevilmiyor. Herkes haklı bir bakıma. Anlamak, kavramak ya da bakış açısı, bu eser hakkında yargınıza yönveren.
Okumam ilerledikçe, önce kızdım, sinir oldum, sövdüm, saydım, sonra düşüncelere kapıldım, ürperdim, hadi be dedim, güldüm, hüzünlendim, üzüldüm ve anladım. Bunca duyguyu yaşatabilen bir eser, sizce mükemmel değil de nedir ?
Okumak isteyen ya da kitaptaki dağınıklığa kızan arkadaşlar için küçük bir bilgi: -Başlarken, gazeteci adam durumu anlatıyor zaten, sayfalar halinde ona gönderilen farklı kişilerin anıları, günlükleri, mektuplar ve göndericinin anlatısı dahil, bu kadar toparlayabildim diyor. Onun için farklı bölümlerden oluşmuş gibi vs. Noktalama işaretlerinin olmadığı bölümler, dalga geçerek yazılan bölümler, tuhaf karışık diyaloglar vs. Oğuz Atay'ın bilerek yaptığı yöntemler. Yazar sadece romanın içeriği ile değil, yazımı okuması ve anlatısıyla da kalıplara alışkanlıklara başkaldırıyor.
Her yönüyle kanıksanmış düzene ve bunun dışına çıkanlara dudak büzen topluma isyan niteliğinde usta işi bir eser.
Okuyan birçokları gibi, ben de bir tutunamayanım desem çok klişe kaçacak biliyorum.
Aslında "Tutunamayanlar" buradaki birçok insan; dayatılan öğretileri, basmakalıp söylemleri, uymazsan itilip kakılacağın düzeni, reddeden kimseler. Okuyan, araştıran, düşünen ve böylelikle yalnızlaşan kişiler.
Çağdaş Türkiye' nin ilk aydınlarının, bu sürece uyum sorununu da ele almış bir roman olması da ayrı bir yanı.
Ülkemizin ender yetiştirdiği aydınlardan olan Oğuz Atay' ın bu eserini bir kitapsever olarak okumanızı tavsiye ediyorum.
Esen Kalın. Kitapla kalın..