Gönderi

Film gibiydi...
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 63. kitabı
Denizin Gelini, çok katmanlı, derinlikli bir roman. Bireysel hikâyelerle politik tarihin kesiştiği yerde ortaya çıkan iç acıtıcı gerçekleri anlatıyor bize. Göç, aidiyet, aile, kadınlık, sevgi, gelenek ve inanç gibi pek çok tema etrafında dönerken hem kişisel hem de politik yaraları açık yüreklilikle gözler önüne seriyor. Teyze çocukları olan Münir ve Sada’nın evliliğiyle başlayan hikâyede çift, Amerika’ya yerleşse de geçmişin gölgesi peşlerini bırakmıyor. Kısa bir süre sonra boşanma kararı alıyorlar. Ancak Münir’in bağlı olduğu tarikata göre, kızları Hanadi yedi yaşına geldiğinde babaya verilerek Suudi Arabistan’a dönmeli ve evlilik için hazırlanmalıdır. Bu geleneksel yazgıyı kabul etmeyen anne Sada, kızını da alıp kaçıyor. Hanadi’ye babasının öldüğünü söylüyor. Ve sonra olanlar, alışıldık anlatıların tam tersi: Bu kez çocuğunun peşinden koşan anne değil, baba. Münir’in yıllar boyunca kızını aramaktan hiç vazgeçmemesi, romanın en çarpıcı yönlerinden biri. Gerçek sevgi ve bağlılık, kaçan değil; aramaktan vazgeçmeyen kişiyle hissediliyor. Bir de anne Sada’ya evini ve kalbini açan Veronika var. Roman boyunca, gerçek dostluk, arkadaşlık ve kardeşlik nedir, bunu derinden hissettiriyor bize. Hanadi’nin içine işleyen bu sevgi zamanla vefa duygusuna dönüşüyor. Ve o da hayatı boyunca bu sevgiyi taşıyor içinde. Ne babasını, ne de Veronika’yı asla bırakmıyor. Roman yalnızca bir kadın, yalnızca bir göç ya da yalnızca politik bir hikâye değil. Tüm bunların iç içe geçtiği, çok canlı, çok sahici bir ilk roman. Dinin, ailenin, akrabalığın ve kültürün insan hayatındaki ağırlığını; bazen bir babanın sessizliğinde, bazen bir annenin suskunluğunda, bazen ise küçük bir kız çocuğunun büyürken yaşadığı yalnızlıkta hissediyoruz. Diğer yandan Irak’ın Kuveyt’i işgali, ABD’nin müdahalesi ve Çöl Fırtınası gibi tarihî kırılmalar da fonda yankılanıyor. Baba karakteri Münir’in gazeteci ve yazar kimliğiyle düşüncelerini açıkça dile getirdiği için tutuklanması, ülkedeki ifade özgürlüğünün sınırlarını acı bir şekilde gözler önüne seriyor. Kadınların araba bile kullanamadığı bir toplumda nefes almak, hele de çocuk olmak, apayrı bir mücadele. Ve kitabın adı: Denizin Gelini. Bu isim, Havva’nın,yani ilk kadının, Kızıldeniz kıyısında, Cidde topraklarında defnedildiği inancına dayanıyor. Havva’nın hikâyesi tarih boyunca tekrar eder durur. Tıpkı Hanadi ve annesi Sada’nın yaşadıkları gibi. Roman, yazarı Eman Quotah’a 2022 yılında kurgu dalında Arap-Amerikan Kitap Ödülü kazandırıyor. Çevirmeni Ayşenur Bilgen’e ve bu kitabın bize ulaşmasında emeği geçen herkese yürekten teşekkür ederim.
Edebiyat
Denizin GeliniEman Quotah · Livera Yayınevi · 202516 okunma
·
212 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.